Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

SEVGİ

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Günümüzde kadın ve erkeğin birbirinden bekledikleri değişti. Dünyanın insana yönelik yabancılığı arttıkça, sevdiğimizden daha fazla bağlılık, romantik ve ölümsüz aşk beklemeye başladık. Kendimizi bir yerlere ait ve güvende hissetmemiz için; elimizdeki hiçbir şey yeterli değil. Sevilmek, sadakat görmek, birilerinin gözünde "en güzel, en iyi, en değerli" olmak ihtiyacı içindeyiz. Elimize geçtiğini düşündüğümüz mutlulukları daim hale getirmek için de akla gelmez yollara başvuruyoruz. Küçücük bir hayal kırıklığı ya da beklenmedik bir engel ise, yüreğimizde acı bir çığlığa neden olabiliyor.

Sevgiye yüklenilen anlam da değişti artık. Kendimizi olduğumuz gibi yansıtma cesareti bulduğumuz kişileri sevmek istiyoruz. En güzeli, en yakışıklıyı yada zengini değil. Aklımızın dibini korkmadan açıkladığımız ve kusurlarımızı bize ait zenginlikler olarak gören sevdalar yaşamak istiyoruz.

Sevgi her zaman, yürekteki, akıldaki ve dünyadaki yalnızlığın bittiği müjdesiyle gelir. Bu nedenle çok sıcak karşılanır ve başlara taç yapılır. İçerisinde söze dökülmemiş pek çok özlem barındırır. Bu özlemler; geleceğin müjdecisidirler aynı zamanda.

Kadın ve erkeğin birbirlerine yönelik elde ettikleri sevgi; başka sevgilerden farklıdır. Örneğin kadın ve erkeğin ana ya da baba olarak kazandıkları sevgi; cesurdur, sarsıntılara ve hayal kırıklığına dayanıklıdır. Hatta ölüme karşı bir zaferdir. Ana babanın sevgisi test edilmez, koşul taşımaz ve tek başına kalsa bile yaşamaya devam eder.

Kadın ve erkeğin sevgisi ise korunmaya muhtaçtır. Küçük bir çocuğun ana babadan beklediği gibi; kadın ve erkeğin paylaştıkları sevgi de birbirlerinden ilgi, güven, duygusal dışa vurum, kabul bekler. Böylelikle "sevilen" ve "seven" iki kişi doğayla kaynaşır ve yaşamla olan buluşmasına özel bir iz bırakır. Sevginin devamını sağlamak çok da kolay olmaz çiftler için. Çünkü kadın ve erkeğin sevgileri tek taraflı yaşama şansı bulmaz. Korunmaya ve beslenmeye her an ihtiyaç duyan bu çeşit sevgi; insanı değiştirme kuvvetini de elinde taşır. Severken değişiriz ve sevgi sadece sevdiğimize yönelik bir ilerleme değildir. Kendimize, çevremize yönelik bir gelişme oluşturur sevgi. Örneğin, kendimizi daha çok sevmeye başlarız. Diğer insanları daha net görürüz. Kadın ve erkeğin eşit sevgisi; özlenen barış umudunu da canlandırır. Kadın ve erkek sevgiyi büyütmeye başladıklarında kavgalar çekiciliklerini yitirmeye başlar.

Bunca özlemi ve gereksinimi bize armağan olarak sunan sevgi; yalana, dolana, yanlış anlaşılmaya acımasızlıkla cevap verir. Örneğin "bağlılık" ve "bağımlılık" böyle bir şeydir. Bağlılık sevginin doğal bir uzantısıdır. Bu bağa dayanarak, kendimizden sevdiğimize köprü kurarız. Bizden beklediklerini gönülden iletiriz. Bağımlılık ise her zaman bir yüktür ve bahanesi de sevgi olunca, ilişkinin çıkmazı çabuk gelir. Ya da güven, rahatlık ihtiyacını sevgi paketine sarmak; ciddi bir tehlikedir çiftler için. Sanıldığının aksine sevginin affediciliği yoktur. Çekip gittiği zaman, bütün köprüleri yıkarak gider.

Sevgi pek çok koşul ister yaşamak için. Çiftler arasında eşit ilişki düzeyi gibi. Kadının asırlardır süren varoluş savaşı; sevginin egemen olduğu ikili dünyada geçerli değildir. Belki de bundan, gelecekte barış ve eşitlik umudunun mimarı da kadın ve erkeğin sevgisi olacaktır.

   624 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR
25 Nisan 2008, Cuma   BENLİK SAYGISI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital