Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Utangaçlık

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Utangaçlık, yetişkin insanlar arasında giderek artan bir sorun ne yazık. Kişiyi sosyal yaşamdan uzaklaştıran, yalnızlığa iten bu durum, sadece sosyal ilişkiler kurmayı değil; özel ilişkilerin oluşmasını da engelleyebiliyor.

Bazı utangaç kişiler, bu sorunun üzerine gitmek için alkol ya da uyuşturuculardan medet umabilir. Bu zararlıların yarattığı geçici değişimler, belki bir süre, yaraya merhem gibi gözükse de oluşturdukları yıkım ne yazık ki uzun sürelidir. Bağımlı olmaktan başka bir işe yaramayan bu arayışlar, kişinin toplumdan daha çok kopmasıyla sonuçlanır. Bazı utangaçlar ise; durumlarını acı bir yenilgi duygusu ile kabul ederek, kendilerini insanlardan tecrit edebilirler. Depresyon, sosyal fobi gibi bozuklukların eşlik etme olasılığının yüksek olduğu bu kişiler, sorulmadan konuşmazlar, fikir beyan etmezler ve hep geri planda kalmalarını, göze çarpmamalarını sağlayan tercihlere yönelirler. Bu seçimin faturası ağırdır: Yalnızlık, başarısızlık, tatminsizlik.

Utangaçlık, çok erken yaşlarda ya da ergenlik öncesinde veya sonrasında kişinin yakasına yapışmış olabilir. Bu durum bireyin gelişimsel görevlerini zamanında ve gerektiği gibi yapmasını engeller. İlkokul sıralarında parmak kaldırıp soruya cevap vermek için cesaret toplayamaz. Arkadaşı kalemini aldıysa ya da ona bir zarar verdiyse şikâyet edemez. Ergenlik döneminde ise, sosyal yaşam sorunları o kadar artar ki; duygusal ya da sosyal bütün engeller onu çok fazla etkisi altına alır ve günlük yaşamını cehenneme çevirir. Grup üyesi olmakta zorlanır ve ikili dostluklar kurup geliştiremez. Bu durum yetişkinlik dönemlerine kadar çözülemezse; birey eş seçiminde, ikili bir ilişkiyi sürdürmede psikososyal pek çok sorun yaşar.

Utangaçlık günümüzde ciddi bir psikolojik sorun olarak kabul edilmektedir. Önleyici çalışmaların, çok küçük yaşta ailede başlaması gerekir. "Kusursuz" yetiştirilme gayretlerine maruz kalan ve sürekli uyarı alan, sorumluluk verilmeyen, toplum içinde hataları yüzüne vurulan ve utandırılan çocuklar risk altındadırlar. Yaşları büyüdükçe, başkalarının yanında hata yapma korkuları da büyür. Başkalarının onları yanlış anlayacağına ilişkin kaygıları; doğru davranmalarını engelleyen bir düşman haline gelir. Kişinin akılcı bir temele dayanmayan bu kaygıyı kontrol altına almayı öğrenmesi gerekir. Böylelikle kendini büyüteç altındaymış gibi hissetmekten ve yetersizlik duygularından kurtulur. Bunun yanında, utangaç kişilerin başkaları ile iletişim kurma becerileri zayıftır. Yeni durumlara uymada zorlandıkları gibi; başkaları tarafından tercih edilmenin sosyal inceliklerini de bilmezler. Hep başkalarının ilk adımı atmalarını beklerler.

Utangaç kişiler; sevildiklerinden, kabul göreceklerinden emin olmadan kendilerini oldukları gibi yansıtamazlar. Güven duygularını besleyen kendi benlik saygıları düşüktür ve başka insanların düşünceleri onlar için daha önemlidir. Güçlü ve zayıf yönlerinin ayırdında olmadıklarından, sosyal bir ortama yapacakları katkıların da farkında olmazlar. Her hangi bir nedenle, özel ya da sosyal yaşamda düşündükleri veya yaptıkları kabul görmezse kendilerini reddedilmiş sayarlar. Eleştiriye dayanamazlar. Sosyal yaşamdaki başarısızlıkları, onları içe dönüklüğe sürüklerken; yakın aile bireylerine öfke krizleri hatta şiddet yöneltebilirler.

Psikolojik destek ve gerektiğinde ilaç tedavisi; bu bozukluğun tedavisinde oldukça başarılı yaklaşımlardır. Bununla birlikte, erken fark edilen ve henüz ilerlememiş vakalarda çeşitli grup etkinliklerinin iyileştirici etkisi vardır. Futbol, basketbol gibi grup sporları; tiyatro, müzik gibi kültürel etkinlikler kişinin sosyal ortama yönelik endişelerini yavaş yavaş gidermesine, kendini göstermesine ve kendini grubun gerekli bir üyesi olarak görmesine yardımcı olur.

Hiçbir insan, utangaçlığı nedeni ile yaşamın sadece seyircisi olmak zorunda kalmamalıdır.

   911 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital