Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

İşlem gören sütler sağlığa zararlı mı?

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yeni bir iddia ve yeni bir tartışma konusu:

 

İşlem gören sütler sağlığa zararlı mı? 

 

Zaman zaman basında yer alan gıdalarla ilgili sağlık iddiaları yanında gıdaların zararlarından da sözeden iddialara da rastlamak mümkün...

Geçtiğimiz günlerde haber içerikli bazı internet sitelerinde ve Türkiye’deki yazılı basında yayınlanan ‘işlem gören sütlerin hastalık kaynağı olduğu’ iddiası tüketicilerin tepkisini çekerken konuyla ilgili uzmanlar arasında da büyük tartışmalara yol açtı.

 

Konunun birçok kesim tarafından tepkiyle karşılanmasının nedeni, sütle ilgili iddiayı ortaya atan kişinin önemli bir üniversitenin tıp fakültesinin çocuk sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalında görev yapan bir profesörün olması. İstanbul Üniversitesi’nden öğretim üyesi Profesör Dr Ahmet Aydın tarafından ortaya atılan iddia; sütü en besleyici gıdalardan biri olarak bilen tüketicinin de aklının karışmasına neden oldu. İddiada özetle şu ifadeler vardı : ‘ Sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT, bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken faydalı bakterileri de yok etmekte, sütteki vitamin ve minerallerin zenginleşmesini engellemektedir. Pastörize süt, sindirim enzimlerini tahrip ederken, homojenizasyon işlemi sırasında yapısı değişen süt proteinleri de çocuklarda ileri yaşlarda diyabet, astım, MS-multiple skleroz gibi hastalıklara neden olmaktadır. Kalsiyum – fosfor dengesi olmadığı için sütteki kalsiyum emilimi gerçekleşmez. Bu yüzden süt, kemikleri sanıldığı gibi sağlamlaştırmamaktadır.’

 

Sütle ilgili iddialara cevap

 

Bileşimindeki protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminler açısından dengeli beslenmede önemi tartışılmaz doğal bir gıdadır süt.  Isıl işlem dediğimiz, pastörizasyon ve UHT işlemi, çiğ  sütte bulunan 'patojen-hastalık yapıcı' bakterilerden kaynaklanacak muhtemel sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla uygulanır. Bu işlemlerdeki sıcaklık ve süre, sütün besin değerini en yüksek derecede koruyacak şekilde ayarlanmıştır. Homojenizasyon işlemi ise süt içerisindeki yağ damlacıklarının sütün her tarafına homojen bir şekilde dağılmasını sağlamak ve üst yüzeyde toplanmasını engellemek amacıyla uygulanır. Bu işlemden sonra daha küçük parçalara ayrılan süt yağının sindirimi de kolaylaşıyor. Sütteki kalsiyumun biyoyararlılığının (yani, vücudumuzun o mineralden yararlanma yüzdesi) diğer kalsiyum kaynağı gıdalara göre daha fazla olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Süt proteini ‘kazein’ ve süt şekeri ‘laktoz’ bu etkiyi daha da arttırır. Bu gerçek de, sütteki kalsiyum emiliminin gerçekleşmediği iddiasını çürütüyor.

 

Süte uygulanan ısıl işlemler

 

Pastörize süt, 80-84 derecede 15-120 saniye ısıtılıp ardından hemen soğutulmasıyla elde edilir. Uzun ömürlü dediğimiz UHT (Ultra High Temperature) sütler 135-140 derecede 2-4 saniye ısıtılarak ve ardından çok hızlı bir şekilde soğutularak üretilir. Pastörize sütlerin buzdolabı koşullarında saklanması ve açılmasa dahi 2 gün içerisinde tüketilmesi gerekirken UHT yani uzun ömürlü sütler açılmadığı taktirde oda sıcaklığında son kullanma tarihine kadar (yaklaşık 4 ay) bozulmadan kalabilir. Ancak açıldıktan sonra buzdolabında 2 gün kadar saklanabilir.

 

Bilinen faydalarıyla; süt 

 

Doğumundan itibaren insanoğlunun yaşamında vazgeçilmez bir besin kaynağı olarak yer tutan süt, içerdiği temel besin maddeleri olan protein, yağ, süt şekeri ve mineral maddelerle hem çocuk hem de yetişkinlerin kalsiyum ve protein ihtiyacına cevap veren değerli bir gıda. 1 litre sütün, çocuk ve yetişkinlerin günlük mineral madde ihtiyacının tamamını karşılayabildiğini vurguluyor uzmanlar.

 

Özellikle çocukluk döneminde kemik ve dişlerin oluşumunda rol oynayan kalsiyum, fosfor, ve magnezyum açısından zengin olan sütün, gelişme ve ergenlik döneminden sonra da yaşamın her döneminde tüketilmesi gerektiği kabul ediliyor. Çünkü, yetersiz kalsiyum alımının, 30-40 yıl sonra Osteoporosiz denilen kemik hacminin kaybına yol açtığı vurgulanıyor uzmanlar tarafından.

 

Vücudun tüm hücrelerinde enerji üretimine yardımcı olan riboflavinden zengin olan süt, besinlerin biyoyararlılığını da artırmaya yardımcı olur. Günde 2 Su bardağı sütün , yetişkin bir bireyin riboflavin gereksiniminin %70’ini karşılarken, kan basıncının düzenlenmesinde ve vücudun sıvı dengesinin sağlanmasında önemli rol üstlenen potasyumun %33’ünü, kalsiyumun ise %70’ini sağladığını kaydediyor araştırmacılar. Bu nedenle günde 2 bardak sütün tüketilmesi de vücut sağlığının korunması açısından önem taşıyor.

 

 

SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI  . . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . . SAĞLI

 

 

 

Kış aylarında kalp sağlığını korumak için nelere dikkat etmeli?

 

Dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr Mehmet Öz’ün bir dergide yayımlanan söyleşisinde bu soruya verdiği cevabı aynen aktarıyoruz:

 

•          Kalp hastalığından şikayetçi olan ya da kalp hastalığını engellemek isteyen kişiler, doymuş yağ (hayvansal yağ) ve şekerden mümkün olduğunca kaçınmalı, taze meyve ve sebzeyi ağırlıklı olarak tüketmelidir.

•          Her sene ocak-şubat aylarında kalp krizi oranının biraz daha arttığı gözlemleniyor. Soğuk hava tehlikeli olmasa da, arterleri gerdiğinden dolayı kalp sağlığı açısından risk yaratıyor.

•          Kış aylarında boyundaki arterler soğuğu hisseder ve bu, vücutta birçok değişime yol açar. Buyüzden boyunu sıcak tutmak gerekiyor.

•          Kış aylarında tükettiğimiz gıdalar da farklılık gösteriyor, meyve-sebze tüketimi azalırsa D, A, C ve E vitaminlerinin eksiklikleri artmaya başlıyor. Özellikle D vitamini eksikliğine karşı vitamin hapı ya da balık yağı (codliver oil) alınmalı. Balık yağındaki D vitamini yanında omega – 3 yağ asitleri de bulunuyor. Özellikle kış aylarında bundan bir kaşık almak çok faydalı. D vitamini kemikleri sağlam tutar, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, bağırsak kanserine karşı koruma sağlar.

•          Kış aylarında hareket miktarı azaldığı için kilo alınması kalp sağlığını olumsuz etkiler. Bunun önüne geçmek, gerekirse de evde spor yapmayı denemek gerekir.

 

   1253 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   Aflatoksinden korkmalı mıyız?
24 Ağustos 2008, Pazar   ENERJİ İÇECEKLERİ
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !
20 Temmuz 2008, Pazar   Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?
13 Temmuz 2008, Pazar   Çikolatalı Bitkiler
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar
29 Haziran 2008, Pazar   Ç İ N Tuzu Dedikleri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital