|
Renkler, yaşamdaki ayrıntıların sınırlarını kucaklar. Birçok obje ‘renk’le anlam kazanır. Gıdalar dahil. Domatesin en kırmızısı, marulun canlı yeşili, muzun parlak sarısı daha çok cazip gelir satın alırken. Peki renklerin de belli bir enerjiye sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Renkler ve etkileri
Bazı renkler bizi sakinleştirirken bazı renkler zihni keskinleştirir. Huzur veren renkler yanında, sezgileri uyaran, heyecanlandıran ve enerji veren renkler de var. Renklerin bu etkileri yıllar boyu birçok kültürde kullanıldı. Kadim bir sanat olan ancak günümüz toplumlarında yeni bir trend olarak algılanan Feng-Shui uygulamalarında da en önemli unsur olarak yer alır renkler. Yaşam alanlarının dekorasyonundaki etkilerle birlikte insan sağlığı üzerindeki psikolojik ve fiziksel etkileri araştırmacılar yanında şifacıların da üzerinde önemle durduğu konular arasında yer alıyor. Mekânlara yansıttığı enerji nedeniyle insan sağlığıyla ilişkilendirilen renkleri ve etkilerini bu haftadan başlayarak sizlerle paylaşıyoruz.
YEŞİL: dengeler ve kişisel gelişimi destekler
Yeşil, büyüme ve gelişmenin rengidir, içimizdeki büyüme potansiyelini de temsil eder. Aynı zamanda dinlendirici bir renk olan yeşilin yorgun insanlar üzerinde yatıştırıcı, sakinleştirici etkisi de biliniyor. Özellikle mavi ile karıştırılmış yeşil, pasif, sinirli ve tansiyonlu anları azaltır. Yeşil güven duygusunu anlatır. Bu yüzden bankaların en çok tercih ettiği renklerin başında gelir. Diğer yandan doğanın dinginliğini de çağrıştırır. Yeşil, kullanıldığı mekânlarda huzur ve dinginlik yanında gelişim ve genişleme enerjilerini getirir.
TURUNCU: yaşam heyecanını uyandırıyor
Büyük heyecan ve süpriz duygusu, sınırsız olanaklar vaadi turuncunun enerjisidir. Yaşama zevkini, tutuyu ve kişisel motivasyonu arttırır. Turuncu, iştahı harekete geçirmesi ve tat alma duygusunu tetiklemesi nedeniyle de özellikle yemek odalarında kullanılır. Başkalarına karşı nezaketi ve saygıyı vurguladığı gibi sosyal etkileşimleri de arttırır. Bu yönü de turuncunun oturma odalarında tercih edilmesinin nedenidir. Canlılığı, yaratıcılığı, güveni, cesareti ve iletişimi kuvvetlendirdiği ifade edilen turuncu, insanı yaşama karşı da motive eder.
SİYAH: gücün ve tutkunun rengi
Siyah her ne kadar gücün, yoğunluğun ve ağırbaşlılığın ifadesi olsa da toplumda daha çok üzüntünün ve yas tutmanın rengi olarak biliniyor. Hırslı, inatçı ve şartları zorlayan insanların siyah rengi çok sevdiği söylenir. Siyah, gücü ve tutkuyu da temsil eder. Makam arabaları veya güç simgesi olan araçların renginin siyah tercih edilmesinin nedeni budur. Siyahın yoğun kullanıldığı bir mekân gereğinden fazla etkili olabilir. Az ve ölçülü kullanıldığı zaman siyah bize öz-güven ve yaşamımız üzerinde bir kontrol duygusu verir. Renklerin yokluğundan oluşan siyah, algıyı dağıtan unsurların etkisini en aza indiren ve konsantrasyon sağlamakta kolaylığıyla da bilinen bir renktir.
SARI: zihni ve yetenekleri keskinleştirir
Hemen hemen her kültürde hükümdarlar tarafından sevilen renk; sarının daha yüksek bir oktavı olarak bilinen altın sarısıdır. Analiz yeteneğini, yargıyı, egoyu, mantığı ve entelekti tam anlamıyla uyaran sarı renk işte bu nedenlerle üst düzey yöneticilerin tercihi olmuş. İyileştirici gücü yüksek olan sarının, sinir sistemini harekete geçirerek enerjiyi kaslara taşımaya yardım ettiği düşünülüyor. Bilgeliğin ve duyguların da rengi olan sarı rengin enerjisi, stresi azaltmaya, hafızayı geliştirmeye ve sindirim sorunlarına yardımcı oluyor. Uygulandığı her yerde konsantrasyonu artırmaya yardımcı olduğu ve zihinsel berraklık sağladığı için en çok da ofis ya da çalışma alanlarında tercih ediliyor sarı renk.
PEMBE: olumlu düşünme ve romantizm
Olumlu düşünmeye teşvik eden ve yatıştıran renk pembe, sabah güneşinin rengi,dişi duyguların ifadesidir. Sağlıklı olmanın ve daima genç kalmanın ifadesi olarak tanımlanan pembe renk enerjisini kırmızıdan alır. Ancak kırmızı aşkın tutku yönünü yüceltirken pembe, romantik ve saf aşkın simgesi olmuştur.
************
ZAYIFLAMA TÜYOLARI . . . ZAYIFLAMA TÜYOLARI . . . ZAYIFLAMA TÜYOLARI . . . ZAYIFLAMA
İdeal bir beden, dengeli metabolizma
İdeal bir beden için dengeli bir metabolizma diyor uzmanlar. Dengeli bir metabolizma için ise beslenme ve yaşam tarzı gözden geçirilmeli...
Hızlı metabolizma için hızlanın
- Uzmanlar, egzersizin metabolizma için kalori yakmaktan çok daha fazla anlam taşıdığını söylüyor. Düzenli uygulanan egzersizle tiroidler desteklenir, kan şekerinin hücrelere taşıma hızı artar. Tüm bunlar da, vücudun daha fazla yağ yakması ve yağa dönüşecek daha az şekere sahip olmanız demek. Hangi egzersiz tipinin size uygun olduğuna yine siz karar verin. Tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet veya koşu. Siz seçin. Haftada 2 veya 3 kere düzenli egzersiz metabolizmanızı dengelemenizde yardımcı olacaktır.
- Yapılan egzersizle oluşan terleme, bedeninizin temizlenmesi de demek aynı zamanda. Nasıl mı? Gün içinde gıdalardan veya çevreden kaynaklanan zararlı kimyasallar ve havadan soluduğumuz toksinler vücutta yağ formunda depolanırlar ve metabolizmayı olumsuz yönde etkilerler. Kilo verirken de yağlarda bulunan bu toksinlerin kana karışmasını engellemek için uzmanlar ‘terleyin’ diyor.
Sakin ve dengede olun
- Sürekli gergin ve stresli misiniz? Gergin ve stresli ruh hali sizin sürekli haliniz olmuşsa bu hem metabolizma hem de sağlığınız için olumsuz bir durum demektir. Sakin ve dengede olun. Biraz rahatlayın. Yoga, tai-chi gibi rahatlatan egzersizleri ya da meditasyon yapmayı deneyin. Stresli olduğunuzda da nefesinize odaklanın sadece. Rahatladığınız ve sakinleştiğiniz zaman metabolizmanızın da rahatlayacağını ve dengesini daha kolay koruyacağını unutmayın.
***************
Gençlik vitaminleri
Yapılan araştırmalar bazı vitaminlerin yaşlanma sürecini yavaşlattığını ve yaşam kalitesini artırdığını gösteriyor. A, C ve E vitaminlerinin de sağladıkları antioksidan etki nedeniyle vücutta bulunan serbest radikallerin hücrelere zarar vermesine engel olarak yaşlanmayı yavaşlattığı biliniyor. A vitamininin kaynakları süt, koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, ıspanak. C vitamini, en çok turunçgiller, çilek, brokoli, lahana, maydonoz ve birçok meyve ve sebzede bulunuyor. E vitamini kaynakları ise bitkisel yağlar, ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler.
|