Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Genç kız sebep oldu 6 erkek darp etti"
Umut ve inançla başlıyorlar
Sahte doktora 5 ay hapislik
Kırmızı çizgiler ortaya kondu
"Hastalara yeterli ilgi gösterilmiyor"
Cumhurbaşkanı Talat bugün, Soyer ve Ertuğruloğlu yarın KIBRIS TV'de
Görüşme bir başlangıç, geliştirmek hepimizin görevi
Tuğçe'den havalandıran pozlar
Kıbrıs'ta barış var, ihtiyacımız çözümdür
KIBRIS TV, görüşmeleri canlı verdi
MTG ve Çetinkaya tam gaz
Sveta Eremen'in yükselişi
Bağcıl'dan Paluze Gecesi
Dagi markası Girne'de
Kaymaklı'da Ankara havası
4 yıl aradan sonra kapsamlı müzakereler yeniden

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Alaturka tuvalet ideolojisi

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bireysel olarak kullandığımız ve kanıksadığımız nesneler sandığımızdan daha geniş bir kültürel anlama, bir toplumsal etkiye sahiptirler. Sloven filozof Zizek, en "masum görünen" nesnelerin kabullenişinin ardında yatan anlamlılık boyutuna ve dünya görüşlerine "gündelik yaşamın ideolojisi" diyor.

Örneğin, "Anadolu" sigarası içmek, "Efes" yerine "Miller" tercih etmek, mini etek giymek, türban takmak; bunların hepsi bireyin nesneler vasıtasıyla sosyalleşmesini (öznenin nesneleşmesini) sağlayan ve bireyin ister istemez çevresine karşı takındığı politik tavırlar içermektedirler.

Zizek'in gündelik yaşamın ideolojisini anlamak için ele aldığı en kaba ama en somut örnek, "büyük abdesti gelen şahsın dışkısını vücudundan atması", yani amiyane tabiriyle "sıçma" eylemidir. Çılgın filozof, Batı'da üç tip tuvaletin bulunduğunu ve her tip tuvaletin "insan ve insanın dışkısı/kazuratı arasındaki ilişkiye" binaen belli başlı ideolojilere işaret ettiğini söyler.

(Laf aramızda, "dışkı" yerine "bok" diyesim var, ama teknik-bilimsel, yani soğuk-donuk kelimelerle anlatayım ki ne kadar "kaka" bir çocuk olduğum ayyuka çıkmasın. Ayrıca "sıçma" eylemine "büyük abdest" diyor olsam da, bu tercihimin ardında "dini bütün" bir ideolojik tutum bulunmadığını saygıdeğer okura arz ederim.)

Geleneksel Alman tuvaletinde hazneye düşen dışkı, çok ortada ve görünür bir haldedir, herhangi bir hastalık belirtisi için hemen incelenmeye müsaittir. Tipik Fransız tuvaletinde ise hazne öyle bir yapıya sahiptir ki dışkı düştüğü anda haznenin arkasına doğru kayar ve gözden kaybolur. Anglo-Amerikan tuvaleti ise bu ikisinin bir sentezi gibidir; hazne diğer tuvaletlere kıyasla daha fazla suyla doldurulmuştur, böylece hazneye düşen dışkı suyun içinde batmadan yüzer ama incelenmesi mümkün ve pratik değildir.

Zizek'e göre tuvaletlerin yapısındaki bu bariz farklılıklar tesadüfi değildir. Bireyin en itici biyolojik ürünü olan boku (oops!) ve kendisi arasındaki ilişki, bireyin içinde yaşadığı toplumun temel ideolojik yaklaşımına ışık tutmaktadır. Zizek, kendisine ve Lacan'a ilham kaynağı olan bir başka önemli filozoftan, Hegel'den yola çıkarak tuvaletlerin temsil ettikleri farklı yaklaşımları açıklar.

Zizek'e göre Hegel Almanya, Fransa ve İngiltere arasındaki varoluşsal farklılıkları ilk farkeden düşünürdü. Buna göre Almanlar "derin felsefi düşünceleriyle" ve dolayısıyla "ille derinlemesine düşünme kaygısından kaynaklanan tutuculuklarıyla", Fransızlar "devrimci acelecilikleriyle" ve dolayısıyla "radikal ve hırçın politik çıkışlarıyla" ve, İngilizler (ve Amerikanlar) ise "ılımlı, faydacı pragmatiklikleriyle" yani "daha liberal tutumlarıyla" bilinmektedirler.

İşte bu üç farklı varoluşsal yaklaşım o kadar güçlü ideolojilere işaret etmektedirler ki gündelik yaşamın en sıradan hatta en absürd mekanına, yani tuvalete bile yansımışlardır. Alman tuvaletinde ortada ve göz önünde olan dışkı, hakkında düşünülmesi için sabit durmaktadır. Fransız tuvaletinde dışkı hemen gözden kaybolmakta ve insan bu nahoş nesneden böylece hızla kurtulabilmektedir. Anglo-Amerikan tuvaletinde ise gözden kaybolsa da ortalık yerde dursa da sadece sıradan bir nesne olduğu düşünülen dışkının kendi halinde suda dolanıp, iş bittiğinde de üzerinde çok durulmadan, kanalizasyona aktarılması, yani ne derin düşünerek ne de aceleci davranarak, işin pratik yoldan halledilmesi söz konusudur.

Hemen bir soru: Türkiye için de gündelik yaşamın ideolojisini formüle etmeye çalışacak olursak, "alaturka tuvalet" bizlere nasıl bir varoluşsal yaklaşımı anlatacaktır? Elbette, 1- üzerimizdeki yükü boşaltırken oturup rahatlamanın gereksiz olduğunu (alafranga tabiriyle, "cool" olunamadığını), 2- daha önce başka kıçların temas ettiği bir oturağı reddedecek kadar titiz, fakat aynı zamanda oturaksız bir tuvaletin zemininin aşırı derecede kirlenmesine ses çıkarmayacak kadar murdar ve pis olunabileceğini ("100 numarada" bile "ikiyüzlü" olunabildiğini), 3- "biyolojik yük boşaltma" işleminin doğası gereği stres-yokedici ve rahatlatıcı işlevinin tamamen tersine döndürüldüğünü; ayak ve bacak kaslarına yüklenmekten ötürü, "kaka yapma" eyleminin bir "yük boşaltacağım derken kendi kendine yük olma" abukluğundan ibaret stresli bir eyleme dönüştüğünü, anlatacaktır.

Alaturka tuvalet, Türkiye'deki etkili politik ve felsefi yaklaşımın -yani "kaş yapacağım derken göz oymanın"; titizlik ve temizlikle gururlanıp en kirli işlere bulaşmanın; rahatlamanın, yükten kurtulmanın tabulaştırılmasının; bir ordunun yapamayacağını, bireyin kendi kendisine yapmasının- nesnel berraklığa kavuştuğu mekandır. KKTC'de (henüz) yaygınlaşmaması önemli bir politik göstergedir.

   868 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'den Mamas'a
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Bir cinayetin yıldönümü
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Sol'un "hasımsızlığı"
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Ölüm, sorumluluk, sır
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Kara Şövalye ve siyasetin trajedisi
26 Temmuz 2008, Cumartesi   Sendikal lakayıtlık: Ya kapitalizm gidecek, ya da biz...
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Olağanüstü hallerimiz
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Kılavuzu Kissinger olanın...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası" eksik bir adam
28 Haziran 2008, Cumartesi   Carlin vs. Ölüm



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2028 1.2112
1 STERLİN 2.1303 2.1461
1 EURO 1.7340 1.7462



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

STATÜKONUN YIKILDIĞININ İLANI

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Köstek olunmasın yeter...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

İlk günün mesajları ve 'örtülü istekle...

Ahmet Tolgay

Cumhurbaşkanımıza açık mektup...

Bilbay Eminoğlu

Duydunuz mu?...Hayat ucuzlamış!

Hüseyin EKMEKÇİ

Liderlere cesaret gerek

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

ONLAR BENİM İÇİN SADECE TALAT ve HRİSTOFİA...

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital