|
Avı sevmeyen ve avcılığı doğa katliamı olarak değerlendiren biri olarak tabii ki hiçbir zaman avın açılmasına sıcak bakmayan biriyim.
Avı sevenlerin olduğu gibi sevmeyenlerin de var olduğunu hiçe sayan ve herkesin avı sevmek zorunda olduğu, ayrıca avı dokunulmaz kılan zihniyetlerle yıllardır yaptığım tartışmalar sonrasında, bugün avı farklı bir noktada tartışıyoruz.
Bu yıl avın açılmamasını ben ve benim gibiler söylemedi. Avcıların kendileri tartışıyor... Bu alanda hizmet vermiş eski altı Avcılık Federasyonu başkanı bu yıl avın açılmamasının ülkemiz doğal yaşamı için gerekli olduğuna dikkat çekiyor.
Avın yok olmaması için bu yıl avın kapatılması gerektiğini vurguluyor, yıllarca bu camianın örgütüne başkanlık etmiş kişiler.
Bu yaşam felsefem üzerine tartıştığım her avcı arkadaşım, benim doğa katliamı dediğime, doğanın dengesi dedi. Ama bugün onların "avın açılmaması gerektiği" veya "kısa süreliğine açılsın" önerilerine tanıklık ettim. Fakat halen kendi camialarından birlerinin bile bu yönde yaptığı önerilere tahammül edemeyenlerin sayısı da az değil.
Avcılık Federasyonu'na daha önce başkanlık yapmış 6 kişi, çarpık yapılaşma, tüm ormanların yollarla bezenmesi, kontrolsüz tarımsal işletme ve ilaçlama, avcıların eğitimsizliği ile kaçak avcılık gibi konuların, avlakların daralması ve av hayvanlarının azalmasını, büyük avın bu yıl için açılmaması önerilerinin gerekçeleri olarak ortaya koydular.
Avcıların, avın azalmasının gerekçesi olarak gösterdiği yukarıda sıralanan olgular, doğanın dengesinin bozulmasının yansımasıdır. Bu da avcıların doğaya sahip çıkılması çağrısıdır...
Av malzemeleri ithalatçıları ve satıcıları dün yaptıkları açıklamayla ülkedeki av politikasının rant üzerine belirlendiğini gözler önüne serdi.
Avın bu yıl açılmamasını isteyen eski federasyon başkanlarını, çıkarlarına dönük açıklama yapmadığı için bir anda "başarısız" olarak ilan edip yapılan çağrıyı değersizleştirmeye girişen av malzemesi satıcıları dün yaptıkları açıklamayla, öneriyi "avcılık camiasına ve bu işten kazanç sağlayanlara zarar veriyor" diye yorumladı.
Doğanın dengesini koruma yerine, avdan rant sağlayanlar kendilerini düşünürken, doğal yapısı bozulan bu ülkede kendilerinin de yaşadığını görmekten kaçınıyorlar, kendileri dışındakilere haksızlık yapma yanında ailelerine, ve en önemlisi kendilerinin yaşamını da rantın gerisine ittiklerini anlamalıdırlar.
Avın bu yıl açılmaması tartışmasını, doğanın dengelersinin bozulması üzerinde yürütme önceliğimiz olması gerekir. Gelecek yıla daha fazla av olması için değil, yaşadığımız bu coğrafyada doğal bir ortamda sağlıklı yaşam sürmek için de çarpık yapılaşma, tüm ormanların yollarla bezenmesi, kontrolsüz tarımsal işletme ve ilaçlama olayına el atmak gerekir.
Yine de doğadaki hayvanları (avlayacak hayvan bulabilmeleri için) sahiplenme adına, devlet ve diğer sivil toplum örgütlerine nazaran avcı birliklerinin daha fazla sahiplendiğini de teslim etmek gerek. Ama bunu her av tartışmasında da "doğaya asıl biz sahip çıkıyoruz" diye lanse etmek de doğru değildir.
Avcılar, av kapanacaksa ödedikleri vergileri geri talep ediyor. 10 binin üzerinde av tüfeğinden alınan harçları geri istemesi de hükümeti, cebine giren parayı geri verme yerine avı açmaya itebilir. Muhtemelen bugün göreceğiz.
Bakanlar Kurulu'nun avla ilgili kararı ekonomik mi? Doğaya duyarlı mı olacak?
|