Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Nihayet Talat da 'sabır taşı' değildir!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, iyi sabretti, sonunda da patladı. Daha doğrusu içinden çıktı.

Rum lider Hristofyas konuştukça o, susmayı tercih etti. Dinlemeyi yeğledi.

Ama nereye kadar?..

Bir an geliverdi, sabır taşı da çatladı. Hristofyas'a "ortamı zehirlemekten vazgeç" çağrısı yapmak durumunda kaldı.

Talat, Kıbrıs Türk tarafının da, Türkiye'nin de, Kıbrıs sorununun çözümü için büyük gayret ortaya koyduğunu ve bunun ispata ihtiyacı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözüm isteğini ve politika değişikliğini ispat etmesi gereken tarafın Rumlar olduğunu vurgularken, Türkiye'nin Ada'da bir çözüme ulaşılmasını, dün olduğu gibi bugün de desteklediğine işaret ederek, Hristofyas'ın Türkiye'yi hedef alan sözlerinin ortamı zehirlemekten başka ise yaramadığını kaydetti.

Tabii ki Hristofyas'ı frenleyebilmek ne mümkün!..

Papadopulos'tan sonra iş başına gelmesiyle Kıbrıs'la ilgili başkentlerde esen hava 'balayı' dönemini andırıyordu. Artık o cicim ayları geride kaldı.

Kaldı kalmasına da, bayatlamış yemeklerin ısıtılıp masaya sürülmesine ne demeli?..

Daha da devam ederse, 'kabak tadı' verir...

Nitekim Hristofyas'ın her sözünde durduğu yerde Ankara'yı suçlaması, "Ankara'nın siyasetini değiştirmemesi durumunda çözüme yönelik yol açılamayacak" demesi ve dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesini istemesi, bayat olup da, yeniden ısıtılan yemekten farkı var mıdır?..

Üstelik Hristofyas bu çağrıyı BM, AB ve Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi 5 ülke ve uluslararası topluma yapıyor.

Bunun anlamı şu: "Bastırın Türkiye'yi, o zaman arzu ettiğimiz doğrultudaki çözümü elde edebiliriz."

Kimin veya hangi tarafın istediği doğrultuda?.. Herhalde bizim veya Türkiye'nin istediği doğrultuda değil.

Anlaşılamayan bir husus var. Niye Yunanistan, AB veya İngiltere değil de Türkiye?.. BM ve Türkiye olduğu kadar, Yunanistan, AB ve İngiltere de bu sorunla ilgili değil midir? Nedir onların ayrıcalıkları, AB üyesi oldukları için mi?

Farkındaysanız; Hristofyas, meseleyi BM zemininden çıkarıp da, AB zeminine taşıma sevdasında. Ancak gücünün buna yetmediğinin de bilincinde. Ne diyor Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan?: "Kıbrıs'ta BM parametreleri temelinde kapsamlı ve adil bir çözümü destekliyoruz."

Yani 'AB parametreleri', ya da 'AB kriterleri' demiyor.

Demiştik ki, "seçim havası da geçecek, ortalık durulacak. Sakın ola bu hava, adil ve kalıcı çözüme giden yolda 'vizyon değişikliği' olarak propaganda olarak kullanılmasın."

Bir başka deyişle "biz çözüm isteriz, ama..." ya dönüşmesin. Çünkü buradaki 'ama' kelimesi çok şeyler ifade etmektedir. Bunun aşılması halinde müzakere masasına ciddiyet kazandırılabilir.

Kıbrıs Türk tarafı en son 24 Nisan 2004 Annan Planı Referandumu'nda çözüm arzusunu dile getirmişti. Hem de oylarıyla...

İkide bir 'dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesi' veya 'Ankara'ya baskı yapılması' şeklindeki beyanlar, 'büyüklerin' Ankara nezdinde nüfuzlarını kullanmana yönelik çağrılar, bahane ve mazeretten başka bir şey değildir.

Oyuna isteksiz gelinin önce 'yerim dar' sonra da 'yenim dar' demesine benzer.

Hristofyas'ın iş başına geldikten ve Papadopulos dönemine nokta koyan 'barışçı vizyon' yaratma çabasıyla birlikte, otomatik tüfek misali 'iğneli mesajlar' iletme uğraşlarının başka amacı ne olabilir?..

Hristofyas, DİKO ve EDEK'i dışlayarak, ya da göz ardı ederek adım atamayacağına göre, daha müzakereler başlamadan bu tür eğilimler neyin nesi oluyor? Ya da 'derinlerden' mi geliyor?..

Uluslararası toplumda 'izlenim yaratma' konusunda gösterilen çabalar, inanın; adil ve kalıcı bir çözüm için harcanmış olsa, çok daha olumlu mesafeler kat edilebilirdi ve edilebilir de!

Halbuki 'Lokmacı Kapısı' olayı ile olumlu hava yaygınlaştırılmış ve barışçı girişimlere ivme kazandırılmış bulunuluyor. Bundan yararlanmak varken, dikine dikine giderek, Talat'ın deyimiyle 'ortamı zehirlemeye çalışmak' kendisine cevap vermeyen Türkiye'yi suçlamak çözüme yardımcı değildir.

"Üstelik göz göre göre, yanlış yalan olduğu biline biline bu tür yaklaşımlar tekrarlanırsa, hem Kıbrıs Türk halkında, hem de Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir aktör olduğu hiçbir zaman inkar edilemeyen Türkiye'nin kırılacağı, hatta öfkeleneceği dikkatten uzak tutulmamalıdır."

Farkındaysanız, Türkiye, Hristofyas'ı pek de dikkate almamakta, açıklamaları ve suçlamalarına yanıt vermemektedir. Çünkü Hristofyas'ın muhatabı Talat'tır.

Günün sonunda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Hristofyas'ın Türkiye ile ilgili sözlerini yanıtlaması ve "Bu sözler, ortamı zehirlemekten başka bir işe yaramaz" şeklinde vurgu yapması son derece önemlidir ve uyarı niteliğindedir.

"Yerli yersiz bu tür suçlamaları artık kes de, sadede gelelim" anlamında olan bu açıklamadan dersler çıkarılması ve yeni müzakere sürecini olumsuz şekilde etkileyecek davranışlardan şiddetle kaçınılması gerektiği inancındayız.

Nihayet Talat da 'sabır taşı' değildir!..

   664 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Aralık 2008, Cuma   İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda söyler!..
04 Aralık 2008, Perşembe   Kısır döngüde dolanırken çiftçilerden örnek alınız!..
03 Aralık 2008, Çarşamba   YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da burada kan ağlıyor!.. Çözüm ne?..
02 Aralık 2008, Salı   Dubai'den mesaj var: Oradaki Türklere sahip çıkınız!..
01 Aralık 2008, Pazartesi   UBP'de bundan sonrası...
29 Kasım 2008, Cumartesi   UBP Kurultayı ve Kıbrıs Türk halkının beklentileri
28 Kasım 2008, Cuma   UBP'de son kulvara girilirken...
27 Kasım 2008, Perşembe   Hristofyas'ın attığı taşlardan başımız, gözümüz yarıldı!..
26 Kasım 2008, Çarşamba   Sarı altından ve Güzelyurt halkından ne istiyorlar?..
25 Kasım 2008, Salı   Öğretmenlerin önünde saygı ile eğilmek gerek



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital