Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Refüje çarpıp takla attı
Her taraf toz duman
Teniscilerimiz Mersin'de başarılı oldu
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Talat-Hristofyas değerlendirmesi ve 'ağlama duvarı'

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Daha önce '8 Temmuz' veya 'Gambari Süreci', ardından '21 Mart Mutabakatı' uyarınca oluşturulan çalışma grupları ve teknik komitelerde ele alınanlar bugünkü 'zirve toplantısı'nda değerlendirilecek.

Kimler tarafından?..

Pek tabii ki, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas tarafından...

Çalışma grupları ve teknik komitelerde bu güne dek neler konuşuldu, neler görüşüldü, ne gibi görüş ve önerilerde bulunuldu, bunlar taraflarca nasıl karşılandı?..

Diyebiliriz ki, AB üyeliğinden tutunuz da, garantörlüklere, ekonomik duruma, mal-mülk, güven artırıcı önlemler ve genelde her şey tartışıldı.

Uzlaşmaya varılabildi mi?.. Varılanlar da var, varılamayanlar da!.. Görüş yakınlığı sağlanan maddeler de var, derin görüş ayrılığı olanlar da!..

Bunları rahatlıkla siz de tahmin edebilirsiniz.

Çalışma grupları ve teknik komitelerin esas görevi, liderlere uygun zemin ve ortamı yaratabilmekti. Acaba arzu edilen 'ortam' yaratılabilmiş midir?..

Şimdilik o konuda kesin bir 'evet' veya 'hayır' demek mümkün değildir.

Özellikle Rum tarafı açısından çalışmalar pek de tatmin edici boyutta değildir. Bunu bizzat şu anda BM'de bulunan Rum Yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu açıklamış bulunuyor. Yani beklentiler yerine getirilmiş değildir.

Ancak bu beklentiler, Türklerin değil, Rumların beklentileri idi. Bizim tarafın beklentileri ise açıklanmış değil!..

Böyle bir durumda tamam mı, devam mı?..

İşte Talat ve Hristofyas bugün bunları görüşecek, tartışacak, görüş alışverişinde bulunacak ve değerlendireceklerdir. Toplantıya, çalışma grupları ve teknik komitelerden sorumlu Erdil Nami ve Yorgo Yakovu da katılacaklar.

Sonuçta; 21 Haziran'da başlaması beklenen müzakere süreci başlayacak mı, başlamayacak mı?.. Anlaşıldığı kadarıyla Hristofyas, bu konuda pek de istekli değil. Kıbrıs Rum halkı ve de kendisini o mevkiye getirenlere karşı sorumlulukları var, bu nedenle de Türk tarafından daha fazla tavizler koparmak amacında. Daha fazla beklentiler derken, kastedilen de budur. Bizden daha fazla esnek davranmamız ve Türkiye'yi de 'boşvermemiz' isteniyor.

Bu işler, hiç boş vermekle olur mu?..

İşin daha da kötüsü şu: Hristofyas, Anastasiadis, Karoyan, Markos Kiprianu ve Stefanu seçimlerden sonra bize göre yanlış, kendilerine göre de bilinçli ve kasıtlı bir mecraya girdiler. Allahın günü Türkiye'yi suçladılar, Türk askerini gündeme getirdiler, Türkiye kökenlileri konu yaptılar. AB ve BM'ye şikayetlerle bir nevi 'ağlama duvarı' oluşturdular.

Daha Omiru'yu falan saymadık. Ve diyoruz ki, müzakere sürecinde bu yapılanlar doğru mudur, adil midir?..

İkide bir AB'ye ve BM Güvenlik Konseyi'ne Ankara'yı işaret etmek neyin nesidir?.. İkide bir Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ülkenin kapısına dayanarak, "Türkiye olmasa, biz bu işi bal gibi de hallederiz" demek, diplomasi kurallarına uyar mı, sığar mı?.. Diplomatik nezaketsizlik değil midir?.. Hele "siz Talat'ı bana bırakınız, Ankara ile uğraşınız" demek, kabul edilebilir mi?..

Anlayacağınız 21 Mart'tan bu güne kadar geçen süreçte bir anormallik vardır, iç ve dış tribünlere oynama vardır. Halbuki Kıbrıs meselesi, tribünlere oynamakla, izlenim yaratma çabasına yönelik adımlarla halledilemez. Bunu böyle değerlendirmek gerek.

Sorun, gerçekleri olduğu gibi kabullenme, hazmedebilme sorunudur. Kıbrıs meselesi, her şeye rağmen artık 1974 öncesi durumda değildir. Hatta Annan Planı Referandumunun yapıldığı günlerdeki gibi de değildir. Kabul etseler de, etmeseler de ortada realiteler vardır. Kendilerinin yarattığı bir izole durum vardır.

21 Aralık 1963'lerden 74'lere ve 1974'lerden 2008'e kadar köprülerin altından çok sular akıp gitmiştir.

Geçenlerde bir Rum aile, Karaoğlanoğlu'nda dışişleri eski bakanlarından Kenan Atakol'u bahçesindeki çiçekleri sularken gördüklerinde, "Liderliğimiz, tüm Rum göçmenlerin artık Kuzey'deki evlerine dönmenin imkansız olduğunu, ne zaman açıklayacağını merak ediyoruz" diye kendi aralarında mırıldanırken, bazı mesajlar vermeye çalışıyordu.

Bunlar da gerçeklerdir ve Kıbrıs gerçeklerinin parçalarıdır. Yani artık daha fazla esnek olması gereken taraf Rum tarafıdır. "Ben, BM'ye üye tanınmış bir devletim, ben AB üyesi bir devletim" avantajlarını içeren kartları masaya koyarak, olmayacak istemlerle uygun ortam yaratabilmek mümkün mü?.. Ya da devamlı surette Atina'ya toz kondurmaksızın, Ankara'yı suçlayarak, sorundan soyutlayarak bir yere varılabilir mi?

Allah uzun ömürler versin, Demirel'in deyimiyle 'mümkünatı yok!'

Zaten Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da bir süre önce artık gına getiren bu tür suçlamalar ve açıklamalar karşısında "Türkiye, Kıbrıs konusunda en önemli başrol oyunculardan biridir" dememiş miydi?..

Günün sonunda bugün gene de iyi bir değerlendirme yapılacaktır. Üzerinde uzlaşıya varılabilen veya görüş yakınlığı sağlanabilen, uzlaşıya varılamayan konular ele alınacaktır. Dileriz her şey yolunda gitsin ve 'ağlama duvarı' taktiklerinden vazgeçilsin!..

   701 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..
06 Eylül 2008, Cumartesi   "Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...
29 Ağustos 2008, Cuma   Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan Ankara'daki 'Kıbrıs Zirvesi'



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital