Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Korkunç trafik kazası: 2 yaralı
Taşkın serbest, diğerleri cezaevinde
Yine Afrikalı bu kez hepatitli
Yangın büyüdü
Yine Ercan, yine uyuşturucu
Liderler umut verdi
Soyguncuya 5 yıl hapislik
Yeni santral ünitesi Teknecik'e taşındı
UBP'nin yeni yüzlere ihtiyacı var
Görüşmelerin makul bir sürede tamamlanması önemli

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



Festivaller ve düşündürdükleri...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ne olur yani, politika yerine biraz da başka şeylerden bahsedebilsek... Örneğin İskele Festivali'nden, Güzelyurt Portakal Festivali'nden... Mağusa Kültür ve Sanat Festivali'nden...

Ki, o Gazimağusa'nın Kültür ve Sanat Festivali, artık yöresel olmaktan çıkıverdi. Bir yerde dünya festivaline

dönüşmek üzere... Bu konuda Belediye Başkanı Oktay Kayalp ve ekibini kutlamak gerek!..

İskele Festivali'ne gelince; bunun önemi bambaşkadır. 20 Temmuz 1974 öncesi başlamıştı İskele Festivali. Esasında 21 Aralık 1963'te 'Akritas Planı' uyarınca Türklere karşı saldırıların başlamasıyla, Ada'nın her yanında yoğun çatışmalar olmaktaydı. Son nokta Geçitkale-Boğaziçi idi. 15 Kasım 1977'de EOKA tedhiş lideri Grivas, tüm tanklarıyla bu iki köyü sarmış ve tek bir canlı bırakmamacasına saldırıya geçmişti. İnsanlar diri diri yakılırken, tarihin en gaddar cinayetleri işlenmişti oralarda.

En sonunda yine imdada Türk jetleri yetişmiş ve Türkiye ağırlığını koyarak, Grivas'ın Ada'dan sürülmesini sağlamıştı.

1968'de Türk bölgeleri etrafındaki 'utanç barikatları' kaldırılırken, Denktaş'la Kliridis arasında görüşmeler başlatılmıştı.

Yıllarca deniz hasretiyle yanıp tutuşan, denizi ancak St. Hilarion'dan, Dar Boğaz'daki tepelerden görebilen başkent halkının çoğunluğu, barikatlar kalkar kalkmaz, kendini İskele'nin soğuk sularına atıvermişti.

Niye Girne değil de, İskele?..

Girne çok daha yakın olmasına rağmen tekin değildi. Sahiller genelde Rum Milli Muhafız Ordusu'nun denetiminde idi ve halkımız her türlü taciz ve tahriklerle karşı karşıya kalıyordu. Halbuki İskele'de uzun bir sahil şeridi Türklerin kontrolündeydi ve Lefkoşa ile diğer yörelerden giden Türkler, kendilerini emniyette hissetmekteydi. Özellikle İstanbul Plaj Gazinosu, Türklerle dolup taşmaktaydı.

İşte İskele Festivali'nin kökü o günlere dayanır.

Özer Hatay, Hürriyet'in, ben de Milliyet'in Kıbrıs Temsilcisi idik o günlerde. İlk Güzellik Yarışmasında Türkiye Güzeli'nin de bulunması için Hürriyet'ten ricada bulunmuşlardı. Nezih Demirkent bu konuda aracı olmuş ve Türkiye Güzeli Asuman Tuğberk Kıbrıs'a gönderilmişti. Bizler gibi o da jüride görev almış ve alnımızın akı ile çıkmıştık.

O günlerde Belediye Başkanı olan rahmetli Dt. Temel Zeki, şimdilerde Halil Orun gibi çok çalışkan biriydi. İskele Festivali'nin en iyi bir şekilde gerçekleşebilmesi için çırpınıp durur, oradan oraya koşar, bir nefer gibi çalışırdı. Yine rahmetli Belediye çalışanlarından Ahmet Refik Saydam, İskele Panayırının (o günlerde panayır olarak nitelenirdi) renkli simalarındandı. Gecesini gündüzüne katar, yorgunluğunu hizmet aşkıyla giderirdi.

Türkiye Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nin de bir standı vardı İskele Festivali'nde. Türkiye'nin tarihi ve turistik yerlerini gösteren broşürlerle kaplıydı stand. Rahmetli Selahattin Sonat'ın girişimleriyle bu yönde adımlar atılırken, Türkiye ile KKTC arasındaki köprüler kurulması, bağlar oluşturulmasına da özen gösteriliyordu.

Bunları anımsarken, sunucu Hüseyin Kanatlı'nın da hakkını vermek gerek. Ya; 'Stage 5', 'Güryeller', 'Dalgalar' ve 'Dönüşüm' adlı orkestraların...

Hele Güryeller, İskele'nin bağrından çıkanların oluşturduğu müzik grubuydu.

Ne günlerdi, o günler!..

Şimdilerde çok daha özgür biçimde kutluyoruz İskele Festivali'ni. 'Utanç barikatları'ndan geçmeden, onlara takılmadan gidiyoruz İskele'ye. Kendi bayrağımız altında ve kendi egemen toprağımızda. Bu festivali izlemek üzere her yıl İngiltere'de yaşayan yüzlerce Larnaka'lı akın eder İskele'ye. Birçoğu yıllık tatilini o günlere denk getirir. Ve bir kaynaşmadır gider. Hasret giderilir, konuklar ağırlanır. Kırkıncı yılını kutlayan bir festival için ne söylesek, ne yazsak az. Ama artık yerine oturmuş, her yıl İskelelilerin ve diğer yörelerin iple çektiği bir festival olması nedeniyle her geçen yıl daha da gelişiyor, daha da renkleniyor.

Güzelyurt Portakal Festivali de öyle! Bu yıl 31'ncisi kutlanırken, yöreye ayrı bir canlılık kazandırdığı, sosyal etkinliklerle bölge halkının ilgi odağı haline geldiği inkar edilemez. Bu konuda Oktay Kayalp gibi, Halil Orun gibi Mahmut Özçınar'ı da kutlamak gerek.

Onlar, ne havuzlu villalar istiyorlar, ne de köle olarak yaşamayı!.. Onlar, Güzelyurt ve yöresine tırnaklarını geçirmiş, her türlü engel ve bürokrasiye rağmen üretim yapmaya çalışan insanlardır. Onların tek istediği, yarının güvencesi ve geleceklerinin teminat altına alınmasıdır. Çileli insanların yöresidir Güzelyurt. Üretebilmek için akla karayı seçmekte, her türlü riske girmekte, her şeye rağmen morallerini bozmamaktadırlar. Haklı istekleri karşılanır veya karşılanmaz, onlar yollarına devam ediyorlar.

"Biz bu toprakların üstesinden gelebiliriz, yeter ki yöneticilerimiz biraz cesaret versin, biraz destek sağlasın. Onun dışında kimseye ihtiyacımız yok" diyorlar. Ellerini taşın altına koymaya hazır Güzelyurt halkı. Yöre halkı da aynı şekilde. Yeter ki, destek yerine köstek olunmasın. Yeter ki, sorunlar yumağında boğulmasınlar!..

   462 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Desmond Tutu'yu kim tutar?..
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..
03 Ekim 2008, Cuma   Söz hakkı olmadan alınan kararlar geçerli değildir!..
02 Ekim 2008, Perşembe   'Marazi toplumdan' Marko Paşa'ya...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Şu KTHY meselesi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital