Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş
SÖYLEYİŞİ "Bilbay Eminoğlu"
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE
FESTİVAL 45. Altın Portakal Film Festivali

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başlığa bakıp da; siyasetle, politika ile park yeri arasında nasıl bir ilgi veya bağ kurulduğu sorulabilir. Kafaları karıştırabilir.

Varsın karıştırırsa karıştırsın. Ama biz, yine de ısrar ediyor ve diyoruz ki; politikada da, park yerleri konusunda da Rum'dan ders alınız.

Örneğin su konusunda doğruyu söylemek gerekirse, hem Rum Yönetimini, hem deYunanistan'ı kutlamak gerek, ders almak gerek! Alınır mı, alınmaz mı bilemeyiz, ama gerçek olan, hem KKTC'nin, hem de Türkiye'nin bu konuda sınıfta kaldığıdır. Düşünün siz; KKTC ile Türkiye'nin arası 70, Güney Kıbrıs'la Yunanistan'ın arası 1000 kilometre.

Kıbrıs adası, aylardan beri doğal afet sayılan kuraklık yaşıyor. Yeraltı su kaynakları giderek azalıyor, göletler bile kuruyor. Kısacası bıçak kemiğe dayanmış vaziyette. Böyle bir durumda gel de tedbir alma. Koskoca GAP'ı başaran Türkiye, bunu mu başaramayacaktı?.. Kim bilir, belki de projenin gerçekleşmesini istemeyen, benimsemeyenler var. Belki de mekanizmanın düğmesini elinde tutan bazı 'dış güçlerin' parmağı var.

Her neyse; birçok konularda Rumlardan ders alınması gerektiği inancındayız.

Tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusu da, Rum lider Hristofyas'ın masaya sürdüğü ve ısrarla üzerinde durduğu basit bir husus değildir. Hele de egemenlik!..

Kendi bastığı toprakta egemen olmayan toplumlar, halklar zaman içinde erimeye, yok olmaya mahkumdur. O toprak parçasına kendisi hükmetmezse, kendisi sözü geçmez duruma getirilir ve öyle bir duruma düşürülürse, kimse gözünün yaşına bakmaz!

Avrupa Birliği çatısı altında olan ülkeler bile 'egemenlik' söz konusu oldu mu, kıyametleri koparırlar. Örneğin Fransa, bir karış toprağını Almanya'ya kaptırır mı?.. Bu mümkün mü?..

Tek egemenlik konusunda elbette Talat ile Hristofyas'ın bakış açılarında farklılıklar vardır. Önemli olan, içinin nasıl doldurulacağıdır. Önemli olan, herkesin kendi evine hükmedip edemeyeceğidir. Benim sahip olduğum evde sözüm geçmeyecek ve komşunun sözü geçecekse, neyleyim öyle egemenliği!..

Bu bakımdan konu son derece önemlidir ve büyük dikkat gerektirir. Çünkü elinizi verdiniz mi kolunuzu da kaparlar ki, arkası da gelmeye devam eder.

Gelelim ders alınması gereken bir diğer konuya... Biliyorsunuz; Lefkoşa'nın Rum kesimindeki hisar altları, park yeri olarak kullanılmakta, dolayısıyla tarihi surların bakım ve koruması da sağlanmaktadır. Kendi haline terkedilmişlikten kurtulmaktadır.

Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları da, Çetinkaya yakınındaki Zahra Burcu altındaki alanı park yeri olarak kullanmak istiyor. Vay sen misin kendi kaderine terkedilmiş olan alanı park yeri kullanmak isteyen?.. Anıtlar Yüksek Kurulu denilen kurum kıyameti koparıyor. Keşke aynı kurum, diğer tarihi eserler konusunda da aynı şekilde duyarlı olabilse!..

O zaman Rum niye kullanıyor diye adama sormazlar mı?..

Üstelik 'Avrupa Doğal Miras ve Kültür Birliği' bile 'olur' dedikten sonra nedir bu karşı çıkış? Demek ki, işin içinde bir art niyet var, siyaset var. Rum tarafı hisar altlarını park yeri olarak kullanıyor, iş Bulutoğluları'na gelince 'kırmızı kart' gösteriliyor. Böylesi çarpık zihniyet görülmüş değildir. Bu, popülizm değil de nedir? Bu, partizanlık değil de nedir?..

Gelinen, daha doğrusu getirilen noktada halk zaten burnundan solumaktadır. 'Yeter artık!' demektedir. Yoksa, tüm amaç bu halkı bezdirip, bıktırıp, 'bir uzlaşma olsun da nasıl olursa olsun' diyerek teslimiyete sürüklemek midir?.. Bu ifadeyi kullanmak zorunda kaldığımız için özür dileriz.

Sonuçta; biraz da karşı unsurdan ders alınız, yaptıklarından dersler çıkarınız, yapamazsanız da 'bizden bu kadar' deyip gereğini yerine getiriniz.

Daha ne diyelim?!..   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   422 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Desmond Tutu'yu kim tutar?..
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..
03 Ekim 2008, Cuma   Söz hakkı olmadan alınan kararlar geçerli değildir!..
02 Ekim 2008, Perşembe   'Marazi toplumdan' Marko Paşa'ya...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Şu KTHY meselesi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital