Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, geçen gün Gaziveren'i ziyaretinde halka konuşurken, Rum Yönetimi'nin, Kıbrıs sorununu Türkiye'nin AB görüşmelerine taşıyarak, baskı oluşturmaya çalıştığını söyledi. Soyer ayrıca Türk tarafının kapsamlı müzakerelere başlama isteğine karşılık, Rum tarafının görüşme tarihini erteleme çabasında olduğunu kaydetti.

Peşinen belirtelim ki, doğru bir teşhistir. Ama niye erteleme çabası?..

Hristofyas, tek başına hareket etmez. Arkasında iktidarıyla muhalefetiyle 'Ulusal Konsey' var. Her şeyi iyice hesaplanmış plan ve program dahilinde yürütür. Ankara'yı zora sokabilecek adımları atarken, mutlaka Atina ve de 'ötekiler' ile istişare yapmış demektir. Yalnız Ankara'yı değil, Talat'ı da zora sokarak tavizler koparmaktır esas amaç.

Bu bakımdan naz ve niyaz onun taktiğidir. 'Timsah gözyaşları'nı iyi becerir. Talat'ı öyle bir yerlere çekmeye çalışır ki, dönüşü olamasın!.. Zaten yetişip de o tünele girdin mi, bir daha çıkamazsın. Orası 'Tek yol' veya 'Tek yön'dür. Araba daracık 'tek yol'a girdi mi, bir daha çıkamaz!..

Onun için değil midir ki, Rum'u Talat'tan çok çok daha iyi tanıyan eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Talat'ı 'tek'li yoldan vazgeçmeye çağırmıştır!..

Denktaş, "halkımızın 'tek halk, tek egemenlik, tek devlet' formülü ile karşı karşıya bırakılmış olması büyük bir talihsizliktir" demiştir. Denktaş şunları eklemiştir:

"Yabancı kuruluşların da değerlendirmelerine göre, bu yolda devam edildiği takdirde sonuç azınlık olarak sahte 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında seyreden Rum Cumhuriyeti'ne bağlanmak olacaktır."

Durum bu merkezde iken, Hristofyas daha geçen gün nihai anlaşmanın Türk askerinin adadan çekilmesiyle olabileceğini söylememiş midir?.. Demek oluyor ki, yakında masada Hristofyas'ın ortaya koyacağı koşullarla karşı karşıya kalabiliriz.

Tüm bunlar dikkate alındığında, bizim tarafın sebep olmadığı bir savaşta 'galip taraf mıydık, mağlup taraf mıydık' diye sorasımız geliyor.

Bastır Hristofyas, fırsat bu fırsat...

Yazımın bundan sonraki bölümünü bir okurumdan gelen yazıya hasretmek istiyorum. Fikret Şanal isimli okurumun yukarıdaki başlık altında gönderdiği yazı şöyle:

"Müzakerelerin sekteye uğramaması için en can alıcı hususları madem ki Sn. Talat'a kabul ettirdiniz, bundan sonraki buluşmanızda Türk askerinin adadan gitmesinde ısrar ediniz, eliniz boş çıkmayacaktır sanırım toplantı sonunda. Sn. Talat'ın, sorunun temelini teşkil eden hususları müzakerelerin devamı açısından kabul ettiğini açıklaması, sizin için bulunmaz bir fırsattır. Açık tarafını yakaladınız veya bunu kendisi verdi ve bundan böyle masadan ne olursa olsun kolay kolay kalkamayacağının sinyalini de vermiş oldu. Bir taşla ikiden fazla kuş vurabilirsin. Senden günah gider. Günah bizim taraftadır. Bu talihsiz, bu suskun halka ne yapsan, ne etsen revadır. Kendi elimizle yapıyor, kendi boynumuzla çekeceğiz. Sizi barış meleği de ilan ettik. Masadan bile kalksanız, emin olunuz ki, suçlanacak yine bizim taraftır. Taşlar yerine oturmuştur. Vur vurabildiğin kadar, mustahakımızdır. Böyle başa böyle traş. Zaten yamalanmak için ne kadar acele ettiğimizi görmüyor musunuz? Yangından mal kaçırırcasına.

Gelelim bizim tarafa. Adanın yeniden birleştirilmesi için kolları sıvayıp köşe başlarını tutanlar, gelinen son aşamada Kıbrıs Türklerinin yama yapılmaya doğru götürüldüğünü, bunu osmosis sürecinin takip edeceğini neden görmek istemediklerine bir türlü anlam veremiyorum. Geçmişte sanki iyi bir günümüz olmuş da, sanki unutamıyorlar gibi. Herhalde ya iyi zılgıç yememişler veya hiç yememişlerdir. Be efendiler; hala şehitlerin kemikleri aranıyor, haberiniz yok mu? Yol ve caddelerimizin fazlası şehit adlarını taşır, hemen her ailede şehit var. Bunlar size bir şey ifade etmiyor mu? Çocuklarımızın geleceği sizi hiç mi enterese etmiyor? Vatan, bayrak, özgürlük bir şey ifade etmiyor mu? Etmiyorsa, kendi başınızın çaresine bakın, bizleri de boynunuzla götürmeye hakkınız yok. Bu devleti de yok etmeye hiç yok!

Barış Harekâtının yıldönümünde düştüğümüz duruma bakın. Sn. Özcanhan ne güzel yazmış, ne güzel aktarmış. Yunan darbesi yıldönümünde birleşmek istediğimiz insanların yaklaşımlarını ve darbede katliama uğrayanların yakınlarının kendilerine dönük feryatlarını... Olası bir anlaşmada Rumların binlercesinin aramıza gelmesine ne gerek var? Aramızda daha azılıları var. Nasıl olmasa madem ki bizim eyalet karma olacak, zaten el an öyle. İsimleri farklı sadece. Yok bir de ek olarak güneyden de gelecekse yandık Allahın topuna!"

   584 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   UBP'de bundan sonrası...
29 Kasım 2008, Cumartesi   UBP Kurultayı ve Kıbrıs Türk halkının beklentileri
28 Kasım 2008, Cuma   UBP'de son kulvara girilirken...
27 Kasım 2008, Perşembe   Hristofyas'ın attığı taşlardan başımız, gözümüz yarıldı!..
26 Kasım 2008, Çarşamba   Sarı altından ve Güzelyurt halkından ne istiyorlar?..
25 Kasım 2008, Salı   Öğretmenlerin önünde saygı ile eğilmek gerek
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kıbrıs'ın incisi Girne'nin önündeki engeller kaldırılsın!..
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

GÜLÜN DİKENİ FAZLA BATARSA!

Hasan Hastürer

Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

UBP'de bundan sonrası...

Ahmet Tolgay

DERVİŞ BEY'İN DÖNÜŞÜ...

Bilbay Eminoğlu

Kanlı Dere 90 yıl önce bir aktı, bir aktı ...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Demokrasi sınavı ve UBP

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

BU KADARINA DA PES ARTIK!!!

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital