Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Şu izolasyon(lar) konusu - 1

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Aralık 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gazete sayfalarımız her gün onunla dolu... Siyasi çevrelerimizin dilinden hiç düşmüyor...Hatta sorunlarımızın çoğunu ona sığınarak izah etmeye çalışıyoruz... "İzolasyonlar kalkmalıdır" çağrısı dış politikamızın ana unsuru, "dünyalı olma" çabalarımızın sloganı haline gelmiştir!.. Peki, bu kadar yaygın kullanımı nedeniyle günlük yaşamımızın bir parçası haline gelen bu ibarenin gerçek anlamı ve bu konuda nereden nereye gelindiğine, buradan nereye gidilebileceğine derinliğine hiç baktık mı?

Aslı İtalyanca'da "insula" olan bu kelimenin sözlük anlamı "ada"dır. (İlginç, değil mi?) İngilizcede ise "isolation" olan bu sözcük "ayırma, soyutlama" veya eski Türkçe'de "tecrit" anlamına gelir. Türkçeye herhalde Fransızcadan geçmiş olan "izolasyon" kelimesinin "izolasyonlar" (isolations) şeklinde çoğul olarak kullanılması, kanımca bir hata, en azından bir zorlamadır. Soyutlama veya izolasyonun, Kıbrıs bağlamında esasen çok boyutlu bir olay olup bir başka çoğul ekiyle tamamlanmasının gerekmediğini düşünüyorum.

Bir kamu görevlisi olarak bunu daha önce ilgililerin dikkatine getirdiğim için bu sütunda tekrarlamakta sakınca görmüyorum. Kamuoyunda kelimenin çoğul ekiyle "izolasyonlar" olarak kullanılmaya devam etmesi, sanırım olayın çok boyutluluğuna vurgu yapmak içindir. Bir defa böyle kullanılmaya başlandı mı, diğer bazı hatalı söylemler gibi, bu kullanım şekli de yerleşik uygulama haline gelmiş ve kabul görmüştür.

"Kelimelerle niye uğraşalım?.." sorusu akla gelebilir. Bir anlamda diplomasinin görevidir bu! Bir Hukuk Profesörümüzün geçmişte söylediği gibi "Medeniyet bir anlamda detaylara dikkat değil midir?" Bir deyimin, bir kelimenin, hatta bir harfin, halkların geleceğini etkilediği, bazen onları statüsüzlüğe mahkum ettiği, uluslararası ilişkilerde rastlanan bir olaydır. Bunun en bariz örneği ise 1964 yılında alınan ve gaspçı Rum Yönetimi'ne "Kıbrıs Hükümeti" olarak atıf yapan 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. O hatanın cezasını Kıbrıs Türk halkı hala çekmektedir!

Annan Planı'nın görüşülmesi döneminde, kurulması öngörülen yeni ortaklığın isminin "Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti" (United Cyprus Republic) mi, yoksa "Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetleri" (United Cyprus Rebuplics) mi olacağı yoğun şekilde tartışılmıştı!..Yani Türçe'de bir tek çoğul eki, İngilizce'de ise bir tek harf!.. Ama bu harf, yeni ortaklığın federasyona mı yoksa konfederasyona mı daha yakın olacağıyla ilgili olduğu için son derece önemliydi.

Gelelim izolasyonun kaldırılması konusunda nereden nereye gelindiğine:

Bu bağlamda ilk akla gelen soru, "izolasyonun kaldırılması" hedefinin yeni bir politika olup olmadığıdır. Bu soruya kısa yanıtım ise "hayır"dır. Görüşmelerin tarihçesi bunun kanıtlarıyla doludur.

Örneğin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin 9 Ağustos 1980 tarihli "Açış Konuşması"yla başlayan o dönemin "Toplumlararası Görüşmeler"inin gündeminde 4 başlık vardı: Anayasa, Toprak, İyi Niyet Tedbirleri (güven yaratıcı önlemler) ve Maraş.

İyi Niyet Tedbirleri'nden kasıt, yine o zamanın ifadesiyle, "ambargoların kalkması" veya en azından hafifletilmesiydi. Bu, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı'nın BM denetiminde her iki tarafın yolcu trafiğine açılmasıyla gerçekleşecekti. Rum tarafı "Kıbrıs Türk yönetimini yasallaştırır ve anayasal konudaki pozisyonumuzu zedeler" iddiasıyla sonuçta bunu reddetti. (Tarihin bir tekerrürden ibaret olduğuna inananların kulakları çınlasın!) Buna karşılık biz de "Maraş'ın kapalı bölgesini Rumların yerleşimine açmak, toprak konusundaki pozisyonumuzu zedeler" savını öne sürdük. Konuların birbirlerinden ayrı ayrı ele alınmasının ilerlemeyi engellediğinin görülmesi üzerine tüm konuların birbiriyle bağlantılı ve bir bütün olarak ele alınması gerektiği böylece ortaya çıktı. Bundan da "entegre bütün" kavramı doğdu. Bu kavramın güncel versiyonu "bütünlüklü çözüm"dür

Bu kısa ama gerekli sapmadan sonra yeniden izolasyon konusuna dönelim:

Yine 1980'li yıllarda Dışişleri Bakanlığı'nda Üst Kademe Yöneticiliği yaptığım dönemde bu konuda kapsamlı bir broşür hazırlamıştık. Broşürün ismi o zaman kullanılan terminolojiyle "Kıbrıs Türk Halkına Karşı uygulanan Ekonomik Abluka ve Ambargolar" idi. Bunu takip eden yıllarda yine bu konuda güncelleştirilmiş dosyalar hazırlandı ve dış dünyaya dağıtıldı. Bunlar bizim içte yaptıklarımızdı...

Uluslararası alanda ise, 1990'larda zamanın Türkiye Dışişleri Bakanı'nın, "ambargoların kaldırılması"nı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmanın ana tema'sı haline getirdiği hatırlanacaktır. Yine aynı yıllarda yaptığımız ısrarlı girişimler sonucu, ambargoların kalkması hususu ilk kez BM Genel Sekreteri'nin 6 aylık raporlarından birisine bir paragraf olarak girmişti.

Nisan 2004 referandumlarından sonra BM Genel Sekreteri'nin yayınladığı 28 Mayıs 2004 tarihli rapor, bilindiği gibi, Kıbrıslı Türkleri dünyadan "soyutlama" (veya izole etme) sonucunu doğuran "kısıtlamaların" ("restrictions") kaldırılmasını öngörmekte, bunun 541 sayılı Güvenlik Konseyi kararıyla "tutarlı" bir davranış olacağını belirtmektedir. Avrupa Birliği Komisyonu'nun ise 26 Nisan 2004'te almış olduğu kararda izolasyonun kalkmasının öngörüldüğü herkesçe bilinmektedir.

Görülüyor ki biz, yıllardır, hatta onyıllardır "izolasyon canavarıyla" boğuşuyoruz! Ancak, arkamıza dönüp baktığımızda görüyoruz ki bir arpa boyu yol gittik! Bunun nedenleriyle ne yapılabileceği konusundaki düşüncelerimi bir sonraki yazımda ele alacağım.

   590 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   "Ayrılıkçı Devlet" kimdir
12 Ağustos 2008, Salı   BM Genel Sekreteri'ne (çok) açık mektup
07 Ağustos 2008, Perşembe   Çözüm istemek
05 Ağustos 2008, Salı   Özel Temsilci'den Özel Danışman'a...
29 Temmuz 2008, Salı   "İhtiyatlı kötümserlik"
24 Temmuz 2008, Perşembe   Basın yoluyla müzakere (1)
22 Temmuz 2008, Salı   20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu" çizer miydim?
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ayrılma hakkı
15 Temmuz 2008, Salı   Tek mi, çift mi?
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir "tek" de ABD'den!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital