Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Karamanlis'in Ankara Ziyareti

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Ocak 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu konuda çok yazılıp konuşulduğu için ben de yazmak istemiyordum. Ancak, içerik itibarıyle olmasa bile, sırf yapılmış olması nedeniyle önemli olan bu ziyareti hiçbir diplomasi yazarının gözardı edemeyeceği düşüncesiyle bazı görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Gözlemlerim öncelikle "söylemlerin arkasında yatan anlamla" ilgilidir. "Büyük resme" ise yazımın sonunda değineceğim.

Basına yansıdığı kadarıyla Karamanlis Ankara'ya dört ana konuda Atina'nın talepleriyle geldi. Bunlar, İstanbul'daki Ortodoks Patrikhanesi'nin ekümenik (evrensel) statüsünün Türkiye tarafından tanınması, Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun açılması, Ege ve Kıbrıs konularıdır. Tabii tüm bu konularda Yunanistan "talep eden taraf" konumundadır. Yani, kendisi öyle tanımlamasa bile, Türkiye'den taviz beklemektedir. Türkiye'nin Yunanistan'dan beklentisi ise Batı Trakya'daki Türk azınlığın haklarına saygı göstermesidir. Yunanistan, ayrıca, Türkiye'nin AB üyeliğini, koşullu da olsa, desteklemeye devam edeceğini belirtmektedir. Bilindiği gibi, bu ucu açık süreç sonunda Türkiye'nin üyeliğinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değildir (veya bellidir de bazılarımız bunu görmek istememektedir!)

Konulardan dört tanesi Kıbrıs Türk tarafını doğrudan ilgilendirmediği için yazımda bunlara değinmek istemiyorum. Ele almak istediğim Kıbrıs konusunda ise söylediklerine bakılırsa, Sayın Karamanlis'in bu konuda Türkiye'den tek taraflı beklentiler içinde olduğu aşikardır. "Avrupa'nın son duvarı"artık yıkılmalı, Kıbrıs birleşmeliymiş!.. Slogan olarak çok güzel; ancak uzlaşmaz siyasetiyle "duvarı" yıktırmayan, uyguladığı izolasyon politikasıyla aradaki engelleri daha da kökleştiren acaba kimdir? Yunanistan Başbakanı bu konuda Türkiye'yi muhatap almakla yanlış kapı çalmaktadır. Karamanlis'in "Kıbrıs'taki tüm insanlar" söylemi de, masumane görüntüsünün altında, Kıbrıslı Türklerin kurumsal varlığını inkara yöneliktir!..

Sayın Karamanlis bilerek veya bilmeyerek şu gerçeği göz ardı ediyor: Kıbrıs'ta sorun bireyler düzeyinde, yani insanlar arasında değildir. Ulusal düzeyde iki halk, iki topluluk ve şu aşamada iki devlet arasındadır. Kişisel düzeyde olsaydı, birbirleriyle iyi geçinen iki lider seçer sorunu hallederdik!.. Nitekim geçmişte kişisel ilişkileri oldukça iyi olan iki lider baştaydı, ama bu sorunu çözmeye yetmedi. Kıbrıs Türk tarafının insiyatifiyle sınır kapılarının açılması ve insanların birbirleriyle kısıtlama olmaksızın teması dahi meseleyi halletmeye yetmedi. Hatta bazı değerlendirmelere göre, yarattığı yeni alışkanlıklarla (buna "yeni statüko" da diyebiliriz) sorunu daha da kalıcılaştırdı!..

Gelelim Karamanlis'in "Birleşmiş Milletler kararları", "AB müktesebatı" ve 8 Temmuz 2006 tarihli Anlaşma'ya yaptığı atıflara:

Görüşmeler sürecinde baştan beri Bileşmiş Milletler kararlarına "ilgili BM kararları" olarak atıfta bulunulmaktadır. Bu, bir veya öteki tarafın kabul etmediği kararların onlara empoze edilemeyeceği gerçeğine dayanmaktadır. Karamanlis'in söyleminde "ilgili" sözcüğünü kullanmaması tesadüfi değildir. "AB müktesebatına" yaptığı atıf da!..Bundan maksat, sorunu bizim taraf olmadığımız veya kabul edemeyeceğimiz bir çerçeveye çekip kendi leyhlerine halletmektir! Halbuki, Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Babacan konuya ilişkin verdiği son beyanatta AB'nin konuya müdahil olamayacağını vurgulamıştır.

8 Temmuz Anlaşmasını ise benim yargılamama hiç gerek yok! Geçen zaman onunla bir yere gidilemeyeceğini sanırım kanıtlamıştır!..

Kötümser mi oluyorum? Hayır, sadece gerçekçi! İnsanların uzlaşı konusunda tüm ümitlerini kırmak ne kadar zararlıysa, onlara boş vaatler vermek ve ümit pompalamak da o kadar zararlıdır. Kıbrıs'ta bir gün uzlaşıya varılabileceği vizyonunu canlı tutmalıyız. Ancak bunun mutlak surette geçmişin kalıpları ve tabularına bağlı kalarak yapılamayacağını yakın tarihin tecrübeleri bize göstermiştir. Sayın Karamanlis'in 49 yıllık bir aradan sonra Türkiye'yi ziyaret etmiş olması siyasi cesaret gerektiren bir adımdır. Ancak Kıbrıs konusunda aynı cesareti gösterememiş, söyledikleriyle iyimser olmamızı gerektirecek yeni veya değişik bir yaklaşım ortaya koyamamıştır.

   774 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   "Ayrılıkçı Devlet" kimdir
12 Ağustos 2008, Salı   BM Genel Sekreteri'ne (çok) açık mektup
07 Ağustos 2008, Perşembe   Çözüm istemek
05 Ağustos 2008, Salı   Özel Temsilci'den Özel Danışman'a...
29 Temmuz 2008, Salı   "İhtiyatlı kötümserlik"
24 Temmuz 2008, Perşembe   Basın yoluyla müzakere (1)
22 Temmuz 2008, Salı   20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu" çizer miydim?
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ayrılma hakkı
15 Temmuz 2008, Salı   Tek mi, çift mi?
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir "tek" de ABD'den!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital