|
Hoş geldin Taye-Brook
Deneme sırası sende
Senin yolunu gözlüyor
Ledra "Palazı", köşe kapmaca, yağlı güreş, manipülasyon filan
Meslek kazası, "Möller sendromu", Yeşilırmak kapısı, güven bunalımı,
Yetki paylaşımı, mülkiyet sorunu, izolasyonlar falan
Senin yolunu gözlüyor
Ön koşullar, kırmızı çizgiler, karşılıklı suçlamalar, "bakir doğum"lar filan
Ayak sürüme, zamana oynama, ilerleme/gerileme/yerinde sayma
Laf cambazlığı, sağ gösterip sol vurma falan
Hoş geldin Taye-Brook
Denemek sırası sende
Senin yolunu gözlüyor
Çalışma grupları, teknik komiteler, Papahrisostomos filan
Bir süre önce görevine başlamış bulunan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Sayın Taye-Brook Zerihoun'a "hoş geldiniz" dememek, başlığı "Yaşayan Diplomasi" olan bu sütun için affedilmez bir ihmal olurdu! Gecikmeli de olsa kendisine büyük Türk şairi Nazım Hikmet'ten esinlenerek hazırladığımız bu "parodi" ile sesleniyor, görevinde başarılar diliyoruz.
Bu arada tamamen dostane bir hatırlatma yapmayı da görev biliyoruz. Selefi Michael Moller'in Kıbrıs Türk tarafı aleyhine yanlı davranışları ve kırdığı cevizler o kadar çoktu ki, Cumhurbaşkanı Talat ilgililere bunların somut örneklerini içeren bir liste göndermek zorunda kalmıştı!
Bundan çıkan sonuç, tabiatıyla Birleşmiş Milletler görevlilerinin uyması gereken en önemli prensibin tarafsızlık veya yansızlık olduğudur. Deneyimli bir diplomat olan Zerihoun bu prensibi kuşkusuz çok iyi biliyordur. Hatırlatmamın nedeni, yarım asırlık Kıbrıs sorununda tarafların yansızlık anlayışının da birbirlerinden farklı olmasıdır. Örneğin, Kıbrıs Rum tarafı, kendi tezlerine yakın bulmadıkları, onların terminolojisini benimsemeyen BM yetkililerini "Türk yanlısıdır" diye damgalamaktan çekinmemektedir! Yani "benden yana değilseniz, benim karşımdasınız" mantığı! Dolayısıyla Sayın Zerihoun'un bu tür siyasi ve psikolojik baskılara prim vermemek için çok dikkatli davranması gerekecektir.
Sözlerimi bir fıkra ile bağlayayım: Bektaşi'ye iki tür çay ikram edip hangisinin daha iyi olduğunu sormuşlar. Birinciyi içer içmez "Diğeri daha iyidir" demiş! "Ama diğerini henüz tatmadın" demeleri üzerine ise "Gerek yok! İçtiğimden daha kötü olamaz!" demiş.
Selefinin tarafsızlık konusundaki sicilinin bozuk olması Sayın Zerihoun için bir şans olarak görülebilir. Ancak, esas sınav, tarafsızlığın gerektirdiği objektif kriterlere pratikte ne ölçüde uyabileceğidir.
Hoş geldin Taye-Brook. Deneme sırası sende!
|