Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"Yeni" lider, eski taktikler

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yine görüşmelerin iyi gitmediği bir dönemdi... Özdeki anlaşmazlıklar "iyi bir görüşme oldu", "tüm konuları konuştuk", "ümitliyiz", "olumlu yönde ilerleme var" gibi diplomatik ifadelerle ört bas edilmeye çalışılıyordu. Ama bu, anlaşmazlığın çok temel olduğu ve prensip konularından kaynaklandığı gerçeğini gizleyemiyordu. Yabancı basının önde gelen yayınlarından birinde okumuştum. Algılama yeteneği yüksek bir yazar şöyle diyordu: "Tarafları masada tutan tek neden, 'masadan kaçtı' diyerek suçlu sandalyesine oturtulma korkusudur."

   Yıllar sonra ve bizde bir, Rum tarafında ise birkaç lider değişikliğinin ardından acaba yine aynı noktaya mı gelinmiştir?

   Rum basınında yayınlanan bazı yorumlara ve açıklamalara bakılırsa öyle... 15 Haziran 2008 tarihli Filelefteros gazetesinde yayınlanan yorumunda Kostas Gennaris bakın ne diyor:

   "Gelişmeleri yakından takip eden yabancı diplomatlar, her iki tarafın da aynı taktiği izlediğini düşünüyorlar: İmaj ve dolayısıyla puan kazanmak ve çıkmaz halinde sorumluluğu yüklenmemek... Her iki taraf da (masada) sonuna kadar kalacak..."

   Anılan gazetenin yine aynı sayısında Kostas Venizelos imzalı yorumda ise şunlar kaydediliyor: "İyi bilgi sahibi bir kaynak, 'iki liderin trene binmesi halinde' sürecin bir sona sahip olacağını vurguluyor. Meğer ki ikisinden biri girişimi tumba etme sorumluluğunu üstlensin. Böyle bir gelişme trenden inmek isteyen için ağır bedele neden olacaktır."

   Rum Yönetimi eski liderlerinden ve AB Konuları başlıklı Çalışma Grubu'ndaki Kıbrıs Rum heyeti Başkanı Yorgo Vasiliu ise 16 Haziran 2008 tarihli Alithia gazetesinde yayınlanan mülakatında bunu şu şekilde ifade ediyor: "Eğer taraflardan biri saçma talepler sunar ve bunlarda ısrar ederse, o zaman müzakerelerin olası başarısızlığının tüm sorumluluğunu da üstlenecektir ve bu tüm çabalarda çok önemli bir noktadır... Çünkü hiç kimse sorumluluğun kendisine yüklenmesini istemiyor.."

   "Masadan kaçan taraf olma" ve "imajını bozma" korkusunun, tarafları sürece bağlayan bir "negatif motivasyon" olduğu gerçektir. Ancak, bu bir uzlaşıya varmak için yeterli mi? Yani taraflar sırf masada kalmak, müzakere etmek veya "eder görünmekle" bir çözüme varabilirler mi? Tabii ki hayır! Ama belli ki uluslararası topluluk yine de bu faktörü taraflar üzerinde bir baskı unsuru olarak sonuna kadar kullanmak niyetindedir. Bunu yaparken uluslararası aktörlerin taraflara eşit mesafede davranmalarını beklemeyelim. Aksine, gelişmeler bu baskıların daha ziyade bizim üzerimizde yoğunlaşacağını göstermektedir.

   Bunun ilk işaretleri, BM Genel Sekreteri'nin Güvenlik Konseyi'ne sunduğu 6 aylık rapor ve İngiltere ile Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan "Ortak Anlayış Muhtırası" veya "Memorandum" olmuştur. Arkasından bizi hiç de hoşnut etmeyen ve Memorandum'un izlerini taşıyan BM Güvenlik Konseyi kararı gelmiştir. Biz bu gelişmelere haklı bir tepki gösterdik. Bu şartlarda, iki lideri bir araya getirmek veya en azından bu konuda kesin bir tarih almak suretiyle "momentum"u veya ivmeyi korumak için gerçekleştirildiği anlaşılan Lynn Pascoe ziyaretine, ayrıca bir "tahribatı kontrol" ("damage control") boyutu eklendi. Ancak bu ziyaret dahi taraflara karşı eskiden beri uygulanan çifte standardın izlerini taşıyordu. Şöyle ki, Pascoe gerçekten taraflara eşit mesafeli davranmış olsaydı, nedeni ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı Talat'ın katılmayacağı bir yemeğe sadece Hristofyas'la katılmayı kabul etmezdi ve yemek iptal edilirdi. Yemeğe katılmamak, Sayın Talat'ın gelişmelere karşı gösterebileceği tepkinin asgarisiydi. Buna karşın, Kıbrıs Türk tarafını "kontrpiye"de bırakacak bir davranış sergilenmiş, bunun akabinde Rum basını Sayın Talat'ı "ivmeyi tahrip etmekle" suçlamıştır.

   Bütün bunlar Kıbrıs Rum liderliğinin gerçek maksadını ortaya koymakta, Rum basınının da katılımıyla eskiden beri sürdürdüğü alışılagelmiş taktiklerin ve hasmane politikanın devam ettiğini göstermektedir. Bir yandan görüşmeler sürerken, diğer yandan da uluslararası alanda tanınmışlık kartını kullanarak masadaki gündemi etkileyecek girişimlerde bulunmak ve Kıbrıs Türk tarafını masadan kaçırmaya, suçlu sandalyesine oturtmaya çalışmak. İç cephede ise giderek dozu artan ve Türkiye'nin garantisi gibi Kıbrıs Türk halkının son derece hassas olduğu konularda beyanatlar vererek Kıbrıs Türk tarafını tahrik etmeye çalışmak. İzolasyon ve kısıtlamalar da bunun cabası!

   İngilizcede "eski alışkanlıklar zor ölür" diye bir söz vardır. Görüleceği gibi, Kıbrıs Rum tarafında eski alışkanlık ve taktikler "yeni lider" tarafından bir politika haline getirilmiştir. Bu koşullarda, mevcut sürecin gerçek bir "kazan-kazan" egzersizine dönüşmesini beklemek mümkün mü?

   417 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   "Ayrılıkçı Devlet" kimdir
12 Ağustos 2008, Salı   BM Genel Sekreteri'ne (çok) açık mektup
07 Ağustos 2008, Perşembe   Çözüm istemek
05 Ağustos 2008, Salı   Özel Temsilci'den Özel Danışman'a...
29 Temmuz 2008, Salı   "İhtiyatlı kötümserlik"
24 Temmuz 2008, Perşembe   Basın yoluyla müzakere (1)
22 Temmuz 2008, Salı   20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu" çizer miydim?
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ayrılma hakkı
15 Temmuz 2008, Salı   Tek mi, çift mi?
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir "tek" de ABD'den!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital