|
Ülkemizin küçük olması ve herkesin herkesi tanıması nedeniyle, gerek devlet gerekse belediye yönetiminde, genellikle kurallara karşı biraz aşırıya kaçan tolerans gösteriliyor. Çoğu kez, halkın genel çıkarlarına zarar veren uygulamalara ve yasaları çiğneyenlere karşı, gerekli işlemlerin yapılmasında çekingen davranılıyor. Bu durumdan yararlanan bazı kimseler de maalesef, herkesin gözü önünde yasaları çiğnemekten çekinmiyor.
Günlük yaşamımızda tanık olduğumuz olaylar, artık yöneticilerin iyi niyetinden ve hoş görüsünden yararlanan bazı kimselerin istismarcılığı çok ileri boyutlara götürmekte olduğunu gösteriyor.
Örneğin sosyal konut bölgesindeki boş arsalar, sürekli olarak belediye ve çevre dairesi tarafından temizlenmesine rağmen, yeniden çöp ve inşaat atıkları dökülerek kirletiliyor. Belediye temizler, birkaç gün geçmeden tekrar inşaat artığı boşaltılır. Böylece sürekli temizlenmesine rağmen, arsalardan çöp ve inşaat artığı eksilmiyor.
Belediyenin ve çevre dairesinin, boş arsalardaki kirlilikleri temizlemesi memnuniyet verici bir hizmet. Ancak bu hizmeti gerçekleştiren belediye ve çevre dairesi mutlaka bir harcama yapıyor. Bu nedenle birkaç kişinin yaptığı kirliliğin, tüm vatandaşlardan toplanan vergilerle temizlenmesi, hiçbir suçu olmayan bir çok vatandaşın dolaylı olarak cezalandırılması demektir. Bu nedenle, doğru olan, yasalara aykırı olarak ve herkesin gözü önünde korkusuzca, şehir içindeki arsalara inşaat artıkları boşaltarak suç işlemeyi normal bir uygulama haline getiren kişilerden, hiç olmazsa sebep oldukları zararın bedelinin alınmasıdır.
Aynı şekilde: orman arazilerine, tarım alanlarına ve boş arsalara çöp, hazır beton ve inşaat artıkları boşaltılması;
Seyir halindeki araçlardan, boş şişe, naylon ambalaj kapları hatta sönmemiş sigara izmariti atılması;
Bazı kimselerin ise yemek atıklarını piknik alanlarında bulunan çöplüklere atmaması ve yemek yedikleri yerde bırakıp kaçması, hep aşırı hoşgörünün bazı kimseler tarafından istismar edildiğini gösterir.
Ülkemizde bazı kimseler, çevreyi kirletenlere karşı gerekli yasal işlemlerin yapılması yerine, bilinçlendirmenin daha uygun olduğu görüşündedir. Ancak, yasalar da kişilerin disiplin altına alınmasını sağlayan ve yanlış hareketlerden kaçınılmasını öğreten önlemlerdir. Ayrıca yasaları uygulamadan, herkesin önünde çevreyi kirletmekten çekinmeyen kişilerin, bilinçlendirmeden de etkilenmesi beklenemez. Çünkü, yolların ve boş arsaların çöp atılacak yerler olmadığını bilmeyen yoktur. Ancak kolaylarına geldiği için atıklarını buralara atıyorlar.
Belediyeler ile çevre dairesinin de çevreyi kirletmeyi alışkanlık haline getirenlere karşı artık, aşırı hoşgörü göstermekten vazgeçmeli ve hem yaptıkları zararın bedelini ödettirmeleri, hem de yasalarda belirtilen cezaları uygulamaları gerekir.
Aynı adayı paylaştığımız güneyde, seyir halindeki araçlardan yollara bir sigara izmariti veya herhangi bir çöp atılmasının cezası 250 KL yani yaklaşık 750 YTL'dir. Bizde de temiz, sağlıklı, güzel bir çevreye sahip olmak istiyorsak, çevreyi kirletenlere mutlaka, yaptıkları kirliliğin bedeli ödettirilmeli. Aksi halde birkaç kişiyi cezalandırıp üzmemek pahasına; kırsal alanlarımız, yollarımız ve şehirlerdeki boş arsaların çöplük haline getirilmesinin önlenmesi mümkün olmayacaktır.
Sağlıklı, temiz ve güvenli bir ortamda yaşamak vatandaşların en doğal hakkıdır. Ayrıca, yollarımızın, kırsal alanlarımızın ve yaşadığımız semtlerin temiz veya kirli olması hepimizi etkiler. Bu hakka tecavüz edenlere devletin hoşgörülü davranmaması ve vatandaşların da uygunsuz yerlere çöp ve atık bırakanları gördüğü zaman ilgililere ihbarda bulunarak katkı sağlaması gerekir.
|