|
Katı atıklar gibi sıvı atıklar da değerlendirildiği zaman, hem ekonomik kazanım sağlanır hem de doğa ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri en düşük düzede olur. Bu nedenle uygar ülkelerde, gerek çöpler gerekse kanalizasyon suları mutlaka gerekli işlemlere tabi tutularak değerlendiriliyor.
KKTC'de bu güne kadar katı ve sıvı atıkların değerlendirilmesi için birçok girişim ve çalışma yapılmıştır. Ancak bugüne dek, gerek sıvı gerekse katı atıkların tam olarak değerlendirilmesi gerçekleştirilememiştir. Gerçi, halen Haspolat'taki atık sularda civardaki köylüler tarımsal üretimde yararlanıyor. Ancak atık suların şimdiki şekli ile kullanılmasına devam edilmesi halinde, çok yakın bir gelecekte çeşitli sorunlarla karşılaşılacaktır.
Örneğin, atık suların şimdiki gibi, hiç dezenfekte edilmeden, kontrolsüz ve bilinçsizce kullanılması; sulanan arazilerin yapısının bozulup çoraklaşmasına, insan sağlığının zarar görmesine sebep olacaktır. Çünkü suda çözülmüş biçimde bulunan kirleticilerin birçoğu, düşük dozlarda olsa da yaratabilecekleri kötü etkiler, mesela kanserojen mutajen vs. açısından insan ve hayvan sağlığını ve ekolojiyi tehdit eden unsurlardır. Ayrıca sulamada kullanılan atık sulardaki, patojen miktarı da önemlidir. Bu nedenlerle arıtılmış atık suların tarımda kullanılmasında; fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametreler açısından sınır değerlere uygun olmasına dikkat edilmeli. Bunun yanında atık sularla sulanacak arazilerin toprak özelliğine göre gerekli teknikler uygulanmalı.
Aslında atık suların kullanılması, özel ve ciddi dikkat isteyen bir uygulamadır. Ancak su kıtlığı çekilen ülkemiz için böyle bir su kaynağının kullanılmaması düşünülemez. Bu nedenle tarım bakanlığının devreye girerek buradaki suyun, tekniğine uygun bir şekilde değerlendirilmesini sağlaması gerekir. Hakikatte atık sular, her tür bitkilerin yetiştirilmesinde uygun değildir. Ancak uygun arıtma ve tarım tekniğinin uygulanması ile böyle sularla birçok bitki türünün üretilmesi mümkündür. Kuşkusuz, mevcut su ile güvenli bir şekilde hangi ürünlerin yetiştirilebileceği, çıkıştaki suyun ne ölçüde dezenfekte edilmiş olduğuna bağlıdır. Başka ülkelerdeki örneklerden bilindiği gibi, iyice dezenfekte edilmesi atık sular, tarım yanında başka amaçlarla bile kullanılabiliyor.
Bana göre, halkın psikolojik durumunu da dikkate alarak, herhangi bir kuşkuya veya tartışmaya fırsat verilmemesi bakımından en iyisi atık sularla, yeşil yaprakları yenilen marul, kereviz gibi mevsimlik sebzeler veya patates, pancar gibi yumrusu yenen bitkiler yerine; ağaç fidanı, meyve ağaçları veya hayvanlar için yem bitkisi yetiştirilmesi daha isabetli ve sorunsuz olabilecektir.
Halen günlük yaklaşık 25,000 ile 30,000 metre küp, yıllık 10,000,000 metre küp dolayında olan Haspolat atık sularının iyi bir düzenleme ve bilinçli bir şekilde kullanılması koşulu ile, uygulanacak sulama yöntemine bağlı olarak on binlerce dönüm yem bitkisi veya yemlik mısır yetiştirilmesi mümkün olabilecektir. Tarım bakanlığının devreye girmesi ve bu konuda gereken organizasyon ve yatırımların yapılmasına öncülük etmesi halinde, yeşil yem sıkıntısı içinde bulunan hayvancılığa büyük katkı sağlanabilecektir.
Kişisel görüşüme göre mevcut atık sudan en iyi, güvenli ve bölgedeki çiftçiler arasında çatışmalara sebep olunmadan değerlendirilmesi için; önce atık su ile sulanacak arazilerin belirlenmesi ve buraların sulama ile çoraklaşmaması için gerekli teknik düzenlemelerin yapılması gerekir. Ayrıca, suyun en ekonomik bir şekilde kullanılması ve bölgedeki tüm üreticilerin sudan hakça yararlanabilmesi için, borularla dağıtım ağı kurulmalı ve suyun hangi sulama metodu ile kullanılması gerektiği konusunda üreticilere yol gösterilmeli.
Ayrıca başka ülkelerdeki uygulamalardan da yararlanarak iyi bir üretim planlaması hazırlanması ve mevcut su ile hangi ürünlerin güvenli bir şekilde yetiştirilebileceği hususunda üreticilere yol gösterilmeli. Kuşkusuz sulamada kullanılacak suyun; insanlar, hayvanlar ve ekoloji için tehdit oluşturmaması için, mutlaka çıkış noktasında dezenfekte edildikten sonra kullanıma verilmeli.
|