Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ağaç sevgisi ve düşmanlığı

Dr. Orhan Aydeniz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Son yıllarda ülkemizde ağaçlara karşı sempati duyanların sayısında dikkati çekecek kadar artış olduğu bilinen bir gerçektir. Ancak günlük yaşamımızda tanık olduğumuz olaylar, tüm gerçeklere rağmen, hala daha aramızda ağaçların önemini ve değerini anlamayanların da bulunduğunu gösteriyor.

İnsanların ağaçları sevmesi ve buna bağlı olarak da koruması için birçok haklı nedenler vardır. Ancak ağaçları sevmemek ve onları yok etmek için, hiç bir mantıklı neden olduğu kabul edilemez.

Ağaçlara zarar veren bazı böcek ve hayvanlar, bunu içgüdüsel olarak beslenme amacı ile yaparlar. Örneğin bir çam kese böceği, beslenmek için ağaçların yapraklarını yer. Gelişmiş ağaçları yapraksız bırakarak zayıf düşmelerine, genç fidanların da yapraksız kalarak yok olmalarına sebep olur. Yeni dikilmiş ormana giren bir keçi, bir günde yüzlerce fidanın tepesini yiyerek gelişmelerinin durmasına ve yok olmasına sebep olur. Ancak gerek böcekler, gerekse keçiler sırf yaşamlarını sürdürme içgüdüsü ile ağaçların yok olmasına sebep olurlar.

Öte yandan, düşünen bir yaratık olan insanların bazıları, ya gereksiz yere veya mantıklı olmayan sebeplerle ağaçlara zarar veriyor ve yok olmalarına sebep oluyor. Örneğin, zaman zaman basına da yansıyan haberlerde görüldüğü gibi bazı kimseler, sırf iş yerinin yoldan görüntüsünü engellediği düşüncesi ile, kaldırımda bulunan ağaçları kesiyor.

Aslında gerek iş yerinin önündeki kaldırımda bulunan, gerekse sadece bir defalığına odun temini için ağaçların kesilmesi, yanlış ve tüm vatandaşlara karşı yapılan olumsuz bir eylemdir.

Her yıl verim ve gelir almak yerine, bir defalık odun geliri için zeytin ve harnup gibi uzun ömürlü meyve ağaçlarının katledilmesi, altın yumurta yumurtlayan tavuğun kesilmesinden farksızdır.

Hele bir iş yerinin önünde bulunan ağacın kesilmesini gerektirecek makul ve mantıklı bir neden olabileceği kesinlikle kabul edilemez. Uygar ülkelerde, hatta hemen güneyimizdeki şehirlerde, tüm iş yerlerinin önündeki kaldırımların ağaçlandırılmış olması, tesadüfen veya bilinçsizce yapılan bir uygulama değildir. Aksine bilinçli ve belirli bir amaca hizmet için yapılan bir önemli bir hizmettir.

İnsanlara çeşitli yararlar sağladığı için, ülkemize göre güneşin gölgeden daha makbul olduğu batılı ülkelerde bile, tüm kaldırımlar ağaçlandırılmıştır. Bizde ise kaldırımlarda bulunan az sayıdaki ağaçlar bile, anlaşılması zor nedenlerden dolayı, bazı iş yeri sahipleri tarafından katlediliyor. Oysa, ülkemizdeki iklim koşulları nedeniyle, bizde kaldırımların ağaçlandırılmasına çok daha fazla önem verilmesi ve mevcutların daha büyük bir duyarlılıkla korunması gerekir.

Kaldırımlardaki ağaçlar, yollardaki yüzlerce araçtan havaya karışan ve insanlar için çok ciddi tehdit olan ekzos gazlarının tutulması bakımından oldukça yararlıdır. Ayrıca, şehirlerimizde normal ölçülerin çok üzerinde bulunan toz parçacıklarının tutulmasında ve teneffüs ettiğimiz havanın kalitesinin artmasında da yaşamsal önemi vardır. Hatta, ağaçların trafikten kaynaklanan aşırı gürültü kirliliğinin azaltılmasında da olumlu etkisi olduğu biliniyor.

Bütün bu paha biçilmez faydaları yanında ağaçlar, özellikle şehirlerdeki stres verici koşullarda bunalan insanlar için huzur verici, dinlendirici, rahatlatıcı ve çekici olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ağaçlar; yaprakları, mevsimden mevsime değişen güzel görünümleri, en hafif bir esinti ile sallanan yaprakları ile insanlar üzerinde huzur verici ve dinlendirici etki yaptığı biliniyor.

İşte bütün yararlı etkileri nedeniyle bir iş yerinin kaldırımında ağaç bulunması istenilemeyecek bir şey değil aksine çok değerli bir avantajdır. Çünkü ağaçların varlığı iş yerinin doğal bir süsü olup, ortamın insanlar tarafından daha hoş algılanmasına ve daha çekici olmasına da katkıda bulunur.

Sağladığı çeşitli yaşamsal yararlar nedeniyle, ağaçlara zarar verilmesi, tüm vatandaşlara karşı yapılan olumsuz bir eylemdir. Çünkü her kesilen ağaç gürültü kirliliğinin, kavurucu sıcakların, teneffüs ettiğimiz havadaki eksoz gazları ve toz parçacıklarının daha çok artması demektir.

İşte ağaçların insanlara sağladığı çok yaşamsal yararları nedeniyle, tüm uygar ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, ağaçların gelişi güzel kesilmesi yasalara aykırı ve suçtur.

Şehirlerdeki kaldırımlar ve buralarda bulunan ağaçlar belediyelere ait olduğuna göre, bunları korumak ve saldırganları yargıya havale etmek belediyelerin en doğal görevidir.

Ormanlardaki ağaçlara zarar vermek ormancılık yasaları bakımından suçtur. Meyve ağaçlarını katletmek yürürlükteki 'meyve ağaçlarını koruma yasasına' göre suçtur.

Özetle belirtmek gerekirse, ağaçlar ülkemizdeki herkes için gerçek birer cankurtaran görevi yapan çok değerli varlıklarımızdır. Bunları yok etmek zararımıza, koruyup çoğaltmak yararımızadır. Bu nedenle yasaların uygulanmasına gerek kalmadan, ağaçları herkesin koruması öncelikli bir yurttaşlık görevidir. Ancak tüm açık gerçeklere rağmen, hala daha ağaçlara zarar vermekten çekinmeyenlere; Belediyelerin, Kaymakamlıkların hoşgörülü davranmamaları ve hiç olmazsa yürürlükteki yasalara göre cezalandırılmalarının sağlanması beklenir.

   1361 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Temmuz 2008, Salı   Kuraklık felaketi ve çözüm yolları
24 Haziran 2008, Salı   İpsaro konusunda göz ardı edilmemesi gereken önemli bir nokta
17 Haziran 2008, Salı   Yeşil Ciğerlerimizi Yakanın Canı Yanmalı
10 Haziran 2008, Salı   Ormanların dağıtılması alışkanlığı
08 Haziran 2008, Pazar   Çevre panelinin ardından
05 Haziran 2008, Perşembe   Dünya Çevre Günü
03 Haziran 2008, Salı   Küresel ısınmadaki talihsizliğimiz
27 Mayıs 2008, Salı   Sigara denetim yasası bekletilmemeli
22 Mayıs 2008, Perşembe   Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü
20 Mayıs 2008, Salı   Toprağa gömdüğümüz servet



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital