Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Turunçgil ağaçlarının kesilmesi

Dr. Orhan Aydeniz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İçinde bulunduğumuz koşullarda ve dönemde, ülkemizde bulunan her ağacın kesilmesi; tüm vatandaşlarımızın zararınadır. Çünkü kesilen her ağaç; kuraklığın, su sıkıntısının, kavurucu sıcakların, toz kirliliğinin, hava kirliliğinin artması ve yaşam kalitemizin biraz daha azalması demektir.

Bu nedenle, çok gerekli ve çok özel koşullar dışında, ağaçların gelişigüzel kesilmesi hoş karşılanamaz. Özellikle doğal ormanların, makiliklerin, kırsal alanlardaki zeytin, harnup gibi yerel bitki örtüsünün ve çeşitli meyve ağaçlarının korunması hepimizin ortak çıkarınadır.

Ancak, tarımda ekonomik ömrünü dolduran bazı meyve ağaçlarının tekniğine uygun bir şekilde gençleştirilmesi veya yenilenmesi dünyanın her tarafında yapılan çok normal bir uygulamadır. Örneğin tarım bilimine göre, limon ağacının ekonomik ömrü 60, greyfurt ağaçlarının ise 40 yıldır.

Ticari ömrünü tamamlamış, limon ve greyfurt ağaçlarına ne kadar iyi bakım ve harcama yapılırsa yapılsın; üretici çeşitli sorunlarla karşılaşır ve yaptığı emek ve harcamalarının karşılığını alamaz. Ülkemizdeki limon ve greyfurt ağaçlarının da önemli bir kısmı, ekonomik ömürlerini tamamlandığına göre, üreticilerimizin yeni arayışlar içinde olması yadırganamaz.

Fakat bu uygulamaların: yasaya uyulmadan, gelişigüzel, plansız, bilinçsizce yapılması; gerek ülkenin, gerekse üreticilerin zararınadır. Yürürlükteki 'Fasıl 63 Meyve Ağaçlarını Koruma Yasasına' göre, herhangi bir meyve ağacının izin alınmadan kesilmesi ve odununun satılması suçtur. Yasadan maksat, ağaçların ülkeye zarar verecek şekilde yok edilmesini önlemek olduğuna göre; Sivil Toplum örgütleri ile basının tepkilerini beklemeden, ilgili tarafların yasaya göre hareket etmesi gerekir.

Konuya üreticiler açısından baktığımız zaman; ekonomik ömrünü tamamlamış ağaçlardan yaptıkları harcamaların karşılığını alamadıkları ve limon ile greyfurt ürününü pazarlamakta sıkıntılar içinde olduğunu görüyoruz. Bu durumda, ciddi sıkıntılar içinde olan üreticiler, ağaçları kesip başka çeşitlere aşılamayı veya başka meyve türüne yönelmeyi çıkış yolu olarak görüyor.

Yalnız yeni arayışlar içinde olan üreticilerin, kendi inisiyatifleri ile böyle bir uygulamaya gitmesi oldukça risklidir. Kişisel görüşüme göre: başta ülkemizdeki toprak su olanakları, karşılaşılabilecek teknik sorunlar ve iç-dış pazarların talebi dikkate alınarak ayrıntılı bir üretim planlaması yapılmadan:

-ekonomik ömrünü dolduran yaşlı meyve ağaçlarının, kesilip aşılanarak gençleştirilmesinin mi?

-Yeni fidan dikimi ile yenilenmesinin mi?

-Yoksa başka meyve türleri veya ürünlerin yetiştirilmesinin mi? daha isabetli olacağına karar verebilmek kolay değildir.

Kanaatimce ülkemizdeki üreticiler genellikle kendi faaliyet alanlarında oldukça bilinçlidir. Ancak, çeşit ve tür değişikliği çok karmaşık, bilimsel ve teknik ayrıntılara girerek yapılacak esaslı bir çalışmadan sonra karar verilebilecek çok ciddi bir uygulamadır.

Bu nedenle gelecekte daha büyük sıkıntılarla karşılaşmamak için; zaman geçirilmeden, konu üzerinde çok esaslı üretim planlaması yapılmalı.

Tüm uyarılara rağmen, yetişmiş uzmanlar bakımından oldukça iyi durumda olan; tarım bakanlığı, tarımsal araştırma enstitüsü, tarım fakültesi, hatta ticaret dairesinin; bu güne dek soruna sahip çıkmaması ve üreticilerin uygulamalarına seyirci kalması, anlaşılması çok zor ve üzücü bir hizmet anlayışıdır.

Böyle önemli bir konuda, ilgili devlet kuruluşlarının yapılanlara seyirci kalmakta ısrar etmesi halinde; hem halen az da olsa bir miktar verim alınan turunçgil bahçeleri elden çıkacak, hem de büyük harcamalarla çeşit değişikliği yapan üreticiler, yakın gelecekte ciddi sıkıntılar ve maddi zararlarla karşı karşıya gelebilecektir.

Gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşılmaması için, tek çıkar yol: zaman geçirilmeden ülkemizin tarımını yönlendirmekle yükümlü olan, başta tarım bakanlığı ve tarım fakültesinin konu üzerinde çok yönlü çalışma yaparak, en isabetli seçeneği belirlemeleridir.

   798 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Temmuz 2008, Salı   Kuraklık felaketi ve çözüm yolları
24 Haziran 2008, Salı   İpsaro konusunda göz ardı edilmemesi gereken önemli bir nokta
17 Haziran 2008, Salı   Yeşil Ciğerlerimizi Yakanın Canı Yanmalı
10 Haziran 2008, Salı   Ormanların dağıtılması alışkanlığı
08 Haziran 2008, Pazar   Çevre panelinin ardından
05 Haziran 2008, Perşembe   Dünya Çevre Günü
03 Haziran 2008, Salı   Küresel ısınmadaki talihsizliğimiz
27 Mayıs 2008, Salı   Sigara denetim yasası bekletilmemeli
22 Mayıs 2008, Perşembe   Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü
20 Mayıs 2008, Salı   Toprağa gömdüğümüz servet



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital