|
Birleşmiş Milletlerin aldığı bir kararla 22 Mayıs, 2002 yılından itibaren biyolojik çeşitlilik günü olarak kutlanıyor. Bu yıl dünya çeşitlilik günü ana temasının 'Biyolojik Çeşitlilik ve Tarım' olması uygun görülmüştür. Çünkü tarımın, biyolojik çeşitliliğin korunması yanında, son yıllarda insanların beslenmesindeki önemi de günden güne artmağa başlamıştır.
Biyolojik çeşitliliğin kutlanmasından amaç; dünyamızda yaşayan tüm canlıların insanlar için gerekli olduğunu hatırlatmak, konunun önemini ortaya koymak ve böylece yok edilmelerini önlenmek ve korunmalarının sağlamaktır.
Biyolojik çeşitlilik; gezegenimizdeki hayvan ve bitki türlerini ve bunların taşıdığı genetik farklılık ve çeşitliliği içerir. Gerek canlılar, gerekse canlılarda bulunan genler insanlık için çok değerlidir.
Dünyamızdaki tüm bitki ve hayvanlar insanlar için büyük önem taşır. Bitkiler: havayı temizler, erozyonu önler, toprağa organik madde kazandırır, diğer canlılara barınma ve beslenme ortamı hazırlar. Bitkiler insan ve tüm canlılar için o kadar önemlidir ki, bilim adamlarına göre; bitkilerin sadece 45 dakika fotosentezi durdurmaları ve oksijen çıkarmamaları durumunda, dünyadaki tüm yaşam sona erecektir.
Hayvanlara gelince; ilk çağlardan beri gıda kaynağı olarak, taşımacılıkta, giyimde ve kobay amaçlı kullanıldığı biliniyor. Ayrıca doğal dengede tüm hayvanların mutlaka özel işlevi vardır. Örneğin yılanların azalması farelerin, kirpilerin yok olması salyangozların, kuşların yok olması böceklerin aşırı çoğalarak zararlı olmasına sebep olur.
Bir çok kimsenin önemsemediği böcekler bile insanlar için yaşamsal önem taşır. Bilinen 1.200.000 böcek türünden sadece 750 türünün kültür bitkilerine zarar vermesine karşın, diğerlerinin paha biçilmez yararları vardır. Böcekler, dünyada en önemli biyolojik işlev olan tozlama ve meyve tutumu ile zararlı böceklerin kontrol edilmesinde insanların en büyük yardımcısıdır. Ayrıca bir çok böcek, kuş, balık, sürüngen gibi diğer canlıların önemli gıda kaynağıdır.
Dünyamızda yaşayan gözle görünmeyen bir çok canlı türlerinin bile insanlar için yaşamsal değeri vardır. Enzimlerin, mayaların, bakterilerin yok olması insanları olumsuz yönde etkiler. Organik maddeleri ve ölen tüm canlıları ayrıştıran ve toprağa katan küçük canlıcıkların yok olması, dünyanın insanlar için yaşanamayacak çöplüğe dönüşmesine sebep olur.
Son yıllarda dünyamızı ciddi bir şekilde tehdit eden küresel ısınma, biyolojik çeşitliliği de olumsuz yönde etkilemeye etmeye başlamıştır.
Zaten fosillere dayanarak, iklim ile biyolojik çeşitlilik arasındaki 520 milyon yıllık ilişkiyi inceleyen bilim adamları; küresel düzeyde çok sıcak zamanlarda, canlı çeşitliliğinin en düşük düzeye indiğini saptamıştır. Dünyadaki canlıların kitlesel düzeyde yok olduğu 5 dönemden 4'ünün, dünyadaki sera koşullarının yaşandığı sıcak dönemlerde meydana geldiği belirlenmiştir. Bu dönemlerden en kötüsünün 251 milyon yıl önce yaşanmış olduğu ve dünyadaki bitki örtüsü ile hayvanların % 95'inin soyunun tükendiği saptanmıştır.
York üniversitesinden bilim adamı Peter Mayhew'a göre, Gezegenimizdeki küresel ısınmanın önlenmemesi halinde, önümüzdeki birkaç asır içinde benzer felaketin ortaya çıkabileceğini ileri sürüyor.
İnsanlığın geleceğini tehdit eden felaketin ip uçları şimdiden görülmeğe başlamıştır. Dünya Gıda Örgütü FAO'ya göre; halen tarımsal ürünlerdeki genetik çeşitliliğin dörtte üçü, toplam 6,350 hayvan ırkının 350'si ya tükendi ya da tükenmek üzeredir. Yok olan her canlı insanlar için yararlanılabilecek genetik bilgilerin bir daha geri gelmemek üzere kaybedilmesi demektir.
Bu nedenle çağdaş ülkelerde biyolojik çeşitliliğin yoğun olduğu alanlara, milli park veya özel koruma alanları statüsü verilerek buradaki canlıların yaşamları güvence altına alınıyor. Bizde ise, halen hazırlanmakta olan Milli Park Yasa tasarısında, belirlenen koruma alanının; avcılığa, hayvan otlatmasına ve insan kullanımına açılması planlanıyor.
Oysa, sahip olduğumuz biyolojik çeşitliliğin ve doğal zenginliklerin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması başta yöneticilerimiz olmak üzere hepimizin en öncelikli sorumluluğudur.
|