|
Profesyonel danışmanlık hizmetleri vardır. O sektördeki uzman bir danışmandan destek isterseniz, beklentinize hemen kavuşabilirsiniz...
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımlanan mesajları gözden geçirdiğimde, Başbakanımız Ferdi Sabit Soyer'in artık milliyetçi kuruluşların destek aldığı danışmanlardan yararlanmaya başladığı gibi bir sonuca vardım.
Bu gözlemimin ne denli sağlıklı olduğunu tartışmaya hazırlananlara, verecekleri izinle, Sayın Başbakan'ın şu ifadesini sunarım:
"...Tarihini iyi bilen, geçmişine sahip çıkan, yeni kuşakları da aynı bilinçle yetiştirenler, geleceğe güçlü biçimde hazırlanabilecek ve ereklerine ulaşabileceklerdir... Sağduyusunu kaybeden bir toplumun bir yerlere varamayacağını tarihte yaşanmış olaylarla görmemiz her ne kadar mümkün olsa da, bunu idrak edemeyenler kaos ve huzursuzluğa yol açmaktadırlar..."
Bu söylemler UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'dan gelmiş olsaydı oldukça olağan karşılanırdı da, CTP Genel Başkanı Başbakan Ferdi Sabit Soyer'den gelmiş olması, şaşkınlığa düşüp işte bu tür yorumlar yapmamıza neden olmaktadır.
Ama hiç kuşkusuz Soyer'in söylemlerinin eleştirilecek hiçbir yönü yoktur. Ben şahsen bu ülkenin ve halkın başbakanından aynen bu sözleri ve uyarıları duymak isterim her zaman...
Güncel olaylara baktığımızda, Başbakan'ın kimlere ve ne için göndermede bulunduğunu anlamak zor değildir...
Halkımızı gerçek tarihinden, geleneklerinden ve köklerinden koparmaya, geçmişine yabancılaştırmaya, kuşaklar arasında uçurumlar yaratmaya ve geleceğin ancak geçmiş üzerine kurulabileceği bilincini yok etmeye endekslenmiş dış güdümlü kampanyalar en aşırı boyutlarına varmıştır...
Hadi daha açık konuşayım:
Sayın Başbakan'ın bu söylemleri sırf gençlerimizi 19 Mayıs heyecanından ve geleneksel değerlerinden kopartma niyetleri açık seçik belli olan öğretmen eylemlerine duyduğu eseften kaynaklanmış olsa da, önemli ve duyarlı bir gerçekçiliğin ifadesidir aynı zamanda. Kendilerini gönülden kutlarım...
* * *
Diğer yandan, UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nun 19 Mayıs dolayısıyla "Genç Arkadaşım" başlığı altında yayımladığı duyuru da, dilerim bu partinin artık gençlere hak ettikleri değeri sadece sözde değil, eylemde de verme noktasına geldiğinin bir göstergesidir.
İktidarda en uzun süre kalabilen parti olarak UBP yıllar boyu gençleri tepkiden tepkiye sürükleyen ve hatta umutsuzluğa yönelten yığınla icraata imza atmıştır. Gençleşememiş ve yenilenememiştir...
CTP'yi iktidara taşıyan giz, işte UBP'nin bu geleneksel zaafından ustaca yararlanmayı bilmiş olmasıdır... Bu partinin yıllar boyu gençlere verdiği önem ve onlara organizma bünyesinde tanıdığı fırsatlar, yükselmesinin tetikleyicisi oldu. En güçlü gençlik hareketlerine hep CTP örgütlenmesinde tanık olundu yıllar boyu...
Ama artık bu partinin ileri gelenlerinin de teslim etmesi gereken gerçek şu ki, iktidara gelmesinden sonra, CTP gençleri en fazla düş kırıklığına uğratan organizmaya dönüştü. Partizanca kadrolaşma, kökleşme ve iktidarda tutunabilme adına göze alınan ve bilinen CTP felsefesine ters gelen nice iş, gençlerin yapısında var olan idealizmle ve heyecanla bağdaşmıyor...
Ertuğruloğlu'nun "Genç Arkadaşım" başlıklı duyurusu, gençlerdeki bu düş kırıklığını yakalayabilmenin ve onlara yeni bir şans gösterebilmenin duyarlılığını taşımaktadır. Gelgelelim UBP içindeki karmaşa, negatif devinimler ve ana muhalefeti bir türlü kıvıramama durumu, uyanık Kıbrıs Türk gençliğinin gözünden kaçabilecek olgular değildir. UBP gençlere güven verebilmek istiyorsa, öncelikle kendi içini bir hale yola koymak zorundadır.
Zaten iktidar alternatifi olabilmesinin yolu da ancak bundan geçer...
* * *
KTOEÖS'ün, 19 Mayıs'ta, halkımızın tarihinden ve geleneklerinden gelen özel bir günü daha berhava etme niyetini taşıyan eylemi, halkımız tarafından da, öğrenciler tarafından da genel bir hoşnutsuzlukla karşılandı...
"Öğretmen" dediğimiz, bir türlü tatmin olmadığı "hakları" peşinde bitmez tükenmez eylemlerle koşarken, öğrencisini eğitim ve öğrenme hakkından çok sistemli biçimde yoksun bıraktığını nasıl göremez?...
Bu sonu gelmez eylemler yüzünden, okullarımızdaki eğitim düzeyinin gittikçe irtifa kaybetmekte olmasını gerçek öğretmenlerin vicdanı ve mantığı nasıl kaldırabilir?...
Sendikanın sabotajına karşın öğrencilerimizin gerçek Atatürkçü öğretmenleriyle birlikte sahaya inerek hem Büyük Atatürk'ü anmaları ve hem de kendi geleneksel bayramlarını coşkuyla kutlamaları, akıllarını ve vicdanlarını peynir ekmekle yemiş olanlara verilebilecek en güzel ve en anlamlı dersti...
Yetiştirmekle yükümlü oldukları öğrencilerinin Atatürk'e saygı gösterisini sabote edenlerin Lefkoşa Sokaklarında öğrencilerinden ve halklarından kopuk olarak "Atatürk'e saygı" yürüyüşüne kalkışma palavraları ise, tam bir panik, şaşkınlık ve trajikomedi örneğiydi...
Girne Kapısı'ndaki Atatürk Heykeli'nin canlanıp kendilerini "hadi lan!.." diye kovalayacağını düşünmeden edemedim o manzaraya bakınca...
*** *** ***
BAŞKENT LEFKOŞA PARKLARININ ELEKTRİKSİZLİĞE MAHKUM EDİLİŞİNİN 129'UNCU GÜNÜ... YEŞİLİNİ YİTİRMEKTE OLAN PARKLAR SUSUZ VE IŞIKSIZ... ÇOCUKLARIMIZIN EMANETİ OLAN YEŞİL ALANLAR, GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜRÜLÜYOR... SORUMLULARI VE BUNA KAYITSIZLIK GÖSTEREN HERKESİ PROTESTO EDERİM...
|