Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Para yeme" diye bir deyim var. Çok yanlış...

   Çünkü para, yenebilen bir meta değil... Sadece yiyebileceklerimizi satın almaya yarayan bir araç...

   Ama öyle durumlar olur ki yoklukların ve kıtlıkların girdabında, yiyebileceklerimizi almaya paramız da yetmez...

   İşte o kıtlık ve yokluk ortamlarında yiyin bakalım paranızı yiyebilirseniz...

   Doyurun bakalım karnınızı doyurabilirseniz o para desteleriyle...

   Ünlüdür şu Kızılderili sözü: "Son ağaç öldüğünde, son akarsu kuruduğunda ve zehirlendiğinde, son balık tutulduğunda, son kuş avlandığında, son buğday tükendiğinde karnımızı doyurabilmek için parayı yiyemeyeceğimizi anlayacağız..."

   Bakir toprakları mahvetmeye başlayan beyaz adama söylemişti bunu bir Kızılderili şefi... Günümüze dek yankılanarak ve yankılandıkça büyüyerek gelen gerçekçi bir mesaj...

   Çok değil 50 yıl kadar önce, Kıbrıs, insanlarını doyurabilen bir tarım ülkesiydi... Doğada insan eliyle yaratılan yıkımlardan sonra, şimdi şu geldiğimiz duruma bakınız: Beslenmede dışa bağımlı bir ülke haline geldik...

   Yediğimiz ekmeğin buğdayını ve ununu bile dışarıdan ithal etmek zorundayız...

                        *    *    *

   Ekolojik dengelerimizi mahvetmekten kaynaklanan felaketler hala aklımızı başımıza getirmeye yetmiyor...

   Ormanları tükettik... Nice doğa güzelliğini ve kaynağını betonlarla kapladık... Su kaynaklarını teker teker kuruttuk... Kirletilmedik alan bırakmadık... Taş ocaklarıyla Beşparmak Dağları'nın canına okuduk...

   Ama aklımız hâlâ başımıza gelmedi... Doğa magandalığına devam...

   Şimdi sadece Kıbrıs'ımızın değil, Akdeniz Bölgesi'nin de eşsiz cennet köşelerinden biri olan İpsaro'yu katletme girişimleri başladı...

   Orada 8 tane mermer ocağı açılması için  izin verildi...

   Cennet, cehenneme dönüştürülecek... Bereketin yerine kıtlık getirilecek...

   Devlet bütçesindeki açıklar büyüdükçe ne yapacaklarını şaşıranlar, kira bedeli karşılığında doğal zenginliklerimizi gözden çıkarıyorlar...

   Bir de "her şeyi çocuklarımız için yapmaktayız" diye hava atmaları yok mu!..

   Hadi oradan demagoglar!...

   Siz çocuklarımızın emaneti olan doğal zenginlikleri teker teker yok ediyorsunuz... Gelecek nesiller bu ülkede doğa ve kaynak namına hiçbir şey bulamayacaklar...

   Çocuklarımız için yapılan "her şey" bu mu?..

                        *    *    *

   İpsaro'ya hiç gittiniz mi?..

   Gitmemişseniz lütfen birkaç saatinizi ayırarak gidiniz oraya...

   Ve orada, para uğruna, 8 adet mermer ocağı için, nasıl bir cennet parçasına kıyılmak üzere olduğuna gözlerinizle tanıklık  ediniz...

   Kimbilir... Belki de son kez görmüş olacaksınız o eşiz  doğa cennetini...

   Karpaz Yarımadası'nın giriş kapısında...

   Altınova ile Çınarlı köyleri arasında, tarihi Pluşa Manastırı'ndan İncirli Mağara'ya dek uzanır o cennet vadisi... Akdeniz doğasına özgü çeşitli bitki örtüleri, ağaç türleri, meyve bahçeleri, sulu ziraat alanları oralara yeşilin her tonunu serpiştirmiş...

   Hâlâ kurumayan pınarlar, hâlâ akan dereler var orada inatla...

   Bu eşsiz güzelliklere, günün her saatine kuş cıvıltıları eşlik eder...

   Kıbrıs'ın hiçbir köşesine yağmur yağmazken, buraya yağmurların da yağdığını söylüyor yöre insanları...

   Küresel ısınmanın ulaşamadığı bir köşe...

   Gelin görün ki, küresel ısınma hallerini oraya da getirmek için pervasız girişimler yapılmakta...

   Mermer ocakları devreye girdiğinde oralarda haftada 8400 kilo Anfo ve 200 dinamit lokumu patlatılacak...

   Patlamalarla birlikte cenneti ilk terk edecek olanlar kuşlarla börtü-böcek...

   Ses ve hava kirliliğinin sarmalında bölge insanları ile bitki örtüleri sağlıksız koşulların ortamına sürüklenecek...

   Sulu ve kuru ziraat alanları, meralar, geliştirilmeye çalışılan ormanlar, yer altı ve yer üstü su kaynakları, biyolojik ve jeolojik çeşitlilikler, mevcut eko sistem, yoğun taşımacılık dolayısıyla kara yolları mahvolacak... Binlerce ağaç kesilecek... Kesilmeyenler alçının  toz bulutları altında kuruyacak...

   Üretimden koparılan yöre insanlarına tazminat ödeme zorunluluğu doğacak...

   Bütün bunlara karşılık değer mi o mermer ocaklarından kazanılacak paralar?..

Ha, değer mi?...
   396 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ekim 2008, Salı   KADINSIZ SİYASET... (2)
13 Ekim 2008, Pazartesi   KADINSIZ SİYASET...(1)
12 Ekim 2008, Pazar   KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI NE OLMALI?..
11 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
10 Ekim 2008, Cuma   Yine ava ve avcılığa dair...
09 Ekim 2008, Perşembe   ŞİMDİ SİNEMA MEVSİMİ...
08 Ekim 2008, Çarşamba   GÜNCEL NOTLAR...
07 Ekim 2008, Salı   Ülkemizdeki yabancıların sorunları...
06 Ekim 2008, Pazartesi   DEVEKUŞU KÜLTÜRÜ...
05 Ekim 2008, Pazar   Güncel bir sohbet...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital