|
Soğuk ve yağışlı nisan şafağında binlerce Anzak torunu "sabah ayinine" başladılar.
1915'in bu topraklarda bıraktığı bedenleri anmaya gelmişler.
Dedelerini ve büyük dedelerini.
Çanakkale sokakları onlarla dolu. Gazeteler onlardan bahsediyor. Televizyonlar, sabaha kadar siperlerde konaklayan Anzak torunlarıyla mülakat yapıyor.
Çanakkale veya onların söylemiyle Gallipoli 90 yıl önce yüz binlerce insana mezar olmuştu.
Şimdi Anzak ya da Türk on binlerce kişi dedelerine mezar olan topraklarda sabahlıyorlar ve birlikte dua ediyorlar.
Ve aslında basit ama güçlü bir mesaj veriyorlar.
Geçmişi unutmadan, geçmişe sahip çıkarak geleceği dostluk içinde dizayn etme mesajı.
***
Çanakkale'deyiz.
Radikal gazetesi Dış Haberler şefi Ceyda Karan, emekli diplomat Özdemir Özgür ve bu konferansı organize eden sevgili Mehmet Hasgüler ile çoğunluğu gençlerden oluşan gruplarla sohbet ediyoruz.
Kıbrıs sorununa var olan ilgi memnun ediyor bizi.
Sorular yakın gelecekte ne gibi ilişkiler yaşanacağına ilişkin.
Ve tabi ki Annan planı süreci yeniden yorumlanıyor.
Annan'dan Anzaklara Çanakkale'de dünyanın meseleleri konuşuluyor.
Fakat aslında bizim meselelerimiz.
***
Memleketten uzak kaldığımız 3 günlük süreçte, memleketten gelen telefonlar ve e-maillere yanıt vermeye çalışıyorum.
Komitelerin oluşumuyla ilgili tartışmalar sürüyor.
"Ben bu tartışmayı sürdürmek istemiyorum" dememe rağmen okurlar sürdürmede kararlı görünüyor.
Gelen maillerde ağırlık Kıbrıs sorunuyla ilgilidir.
Görüş bildirenler, öneri yapanlar veya eleştirilerini sıralayanların sayısı, iç sorunlarla ilgilenenlerin sayısından fazla olmasının nedeni yaşanan olumlu gelişmelerdir aslında.
Daha yakın geçmişe kadar vatandaşta görülen "ilgisizlik" ve o çerçevedeki umutsuzluk yerini ilgiye ve temkinli umuda bırakıyor.
Şimdi bu süreci düzenlemek gerekir.
Zor bir sürfece hazırlanmak gerekir.
Umut ve inanç ile...
|