Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

MUCİZE DE OLURMUŞ

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu meseleyi tartışmaya başlamadan önce doğruları ve gerçekleri teslim etmek gerekir.

Galatasaray haklı bir galibiyete imza attı. Fenerbahçe'den daha iyi bir performans ortaya koydu. Kaleci ve defans oyuncusunun inanılmaz hatasını gole çevirmeyi bildi. Gol yememek için olağanüstü bir direniş gösterdi ve hem Fenerbahçe'yi yendi hem de şampiyonluk için önemli bir avantaj elde etti.

Üstelik bunu yaparken Galatasaraylıların da teslim ettiği gibi hiç de böyle hayaller kurmuyordu.

Fenerbahçe'yi yenemeyeceğini, şampiyon olamayacağını düşünüyordu.

Yönetim sorunları yaşıyordu, teknik direktörsüz kalmıştı ve parasızlık diz boyuydu.

Bu açıdan bakıldığında Galatasaray'a çifte tebrik göndermek gerekir.

Tebrikler ve yeniden tebrikler.

 

 

                                         ***

 

Beni tanıyanlar bilirler.

Hurafeyle, batıl inanışla, mucizeyle işim olmaz.

Her şeyi insanın yarattığına inanırım.

İnsan denilen varlık istediği zaman en büyük güzellikleri de yaratır en büyük çirkinlikleri de.

Başarılar da insandandır başarısızlıklar da.

Ama ara sıra meydana gelen olağanüstü olayları da görmek lazım.

Galatasaray'ın Fenerbahçe karşısındaki galibiyeti de böylesi olağanüstü olaylardan birsiydi. Bir tür mucize yani.  3 buçuk yılda bir gerçekleşen mucize.

3 buçuk yıldır olmadığı için mucize denilebilir elbette.

Yukarıda sıralanan gerekçelerden dolayı da denilebilir.

Galatasaray aslında kendisinin de inanmadığı bir durumla karşı karşıya kaldı.

Yönetim açısından, finansman açısından, futbolcular açısından, teknik direktör açısından ve daha birçok nedenden dolayı Galatasaray ve diğer takımlardan çok çok üstün olan Fenerbahçe şampiyonlar liginde gösterdiği başarıyı ligde gösteremedi.

Bir dizi hatalar yaptı, hataların son zinciri de pazar günkü maçtı.

Bundan dolayı da umulmadık olan yani mucize olan gerçekleşti ve Galatasaray sevindi.

 

 

                                               ***

 

 Bazı Galatasaraylı arkadaşların sevinçlerini abartılı bir şekilde yaşadıklarını görüyorum ve üzülüyorum.

Politikada "hamasetle ülke yönetmek" diye bir deyim vardır.

İş yapmayan, ülkeyi kalkındıracak icraatlara imza atmayan politikacılar hamasete başvururlar.

"Vatan-millet-sakarya" nutukları atarlar ve milletin yani halkın gözünü boyamaya çalışırlar.

"Türklerden oluşan Galatasaray, Brezilya milli takımı gibi olan Fenerbahçe'yi yendi" sözleri de tam da hamaset deyimine uygun sözlerdir.

Üstelik bunu bizim spor servisinden Avrupa liglerini izlemekle görevli arkadaşımız Aziz Azizoğlu'nun yapması da gariptir.

Gariptir çünkü kendisi de çok iyi biliyor ki Avrupa'da artık ulusal kalan bir tek milli takımlardır. Hoş onların da ulusallığı artık tartışılmaktadır. Kaldı ki Avrupa'da takımların başkanları o ülkenin vatandaşı olmaya bilir, tüm oyuncuları yabancı olabilir veya stadyumlarının isimleri bile değiştirilebilir.

Galatasaray'da fazla yabancının olmamasının tek nedeni yönetiminin beceriksizliğindendir. UEFA kupasını kazanmış bir kulübü, parasızlıktan iflas edecek pozisyona düşüren bugünkü Galatasaray yönetimidir.

Yoksa paraları olsa onlar da Fenerbahçe gibi dünya yıldızlarıyla ilgileneceklerdi.

Ortada çok net bir gerçek vardır.

Fenerbahçe ile Galatasaray kıyaslanamayacak denli farklılıklar içermektedirler.

Yani farklı klastadırlar.

Bir kıyaslama yapmak Galatasaray açısından haksızlık olur.

Belki de bunun içindir ki Fenerbahçe karşısında aldıkları galibiyete bu kadar abartılı bir şekilde sevindiler.

Ama abartmamak gerekir çünkü sonra adınız "ezik" olur.

İstanbul takımlarını arada bir mağlup eden Anadolu takımlarına benzersiniz.

Ya da dürüst davranmak gerekir. Onlar yani Anadolu takımları "ezik" olma pozisyonunu kabul ediyorlar, bunu gurur veya onur vesilesi sayıyorlar ve her fırsatta buna vurgu yapıyorlar.

Galatasaray'ın da Fenerbahçe karşısında öyle yapması gerekmez mi?

   601 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...
03 Temmuz 2008, Perşembe   TARİHİN BEKLEDİĞİ
12 Haziran 2008, Perşembe   ŞİMDİ UYARMAK ZAMANIDIR
11 Haziran 2008, Çarşamba   TÜRKİYE'DEKİ DEĞİŞİMİ YORUMLAMAK
10 Haziran 2008, Salı   NUTUK DÖNEMİ BİTTİ
08 Haziran 2008, Pazar   BİZ ARGOS'U ARARKEN...
07 Haziran 2008, Cumartesi   ANKARA'DA SAVAŞ HALİ...
06 Haziran 2008, Cuma   BU MEMLEKET SAHİPSİZDİR
05 Haziran 2008, Perşembe   CENNETTEN CEHENNEME
04 Haziran 2008, Çarşamba   Bombaların gölgesinde



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital