Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Haftalık yıldız falınız
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
TRİO
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



TARİHİN BEKLEDİĞİ

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yıl 365 gün, her koşulda ve durumda, hiçbir mazerete yenik düşmeden köşe yazısı yazan meslektaşlara hayranım.

Fakat, ben gazetecilerin arada bir "kaybolmaları" gerektiğini düşünenlerdenim.

Sanatçılar için "yüzünü eskitmemek amacıyla inzivaya çekildi" derler.

Aslında gazeteciler de "düşüncelerini eskitmemek." İçin bunu yapmalı.

Bizimkisi gibi ülkelerde her şey bir kısır döngü tekrarına dayandığından gazeteci arada bir geri çekilip nefes almalı, kalabalıkların arasına karışıp dinlemeli, sonra yüksek bir tepeye çıkıp ormanın tümünü seyredebilmeli.

Tüm bunları yaparken kendi iç sesine de kulak vermeli.

Mikrofona yakın olanların çıkardığı gürültüden arınabilmeli veya sessizliğe muazzam anlamlar yükleyen çoğunluğun çığlığını duyabilmeli.

 

                                                           ***

 

Mesleki anlamda hayatımı etkileyecek denli önemli günlerden geçiyorum.

Bir insanın mesleğinde çok az tanıklık ettiği olayları yaşıyorum.

Önce KIBRIS Tv ve radyonun sorumlusu Erdinç Gündüz, sonra da KIBRIS Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Ergüçlü.

Uzun yıllar öncesinden tanıştığım ve uzun yıllardır birlikte mesai yaptığım 2 önemli ve değerli insan. Ki kendilerinden çok şey öğrendim-öğrendik.

Süleyman Ergüçlü'nün bilgece kaleme aldığı veda yazınının üzerine yazılacak bir şey yoktur herhalde.

Ama duygularımı aleni bir şekilde paylaşmak ve bunu şimdi yapmak istiyorum.

Biz ondan çok şey öğrendik mesleki anlamda. Ötesinde, yitirmekte olduğumuz insani değerlerin nasıl hala ayakta durabildiğini gördük.

Düzenin, disiplinin, ciddiyetin peşisıra kendi yaptıklarını bile eleştirebilen hatta mizahlaştıracak denli içselleştirebilmeyi gördük.

Nihayette "ne iyi oldu da birlikte mesai yaptık" demenin bahtiyarlığı var içimizde.

Eminim kendisi de aynı bahtiyarlığı yaşıyordur, Kıbrıs Türkünün kutsal mücadelesinde kader birliği ve rehberlik yaptığı arkadaşları için.

 

 

                                                           ***

 

 

Bu köşenin düzenli okurları bilirler ki Kıbrıs sorunu bu köşenin yazarının esas derdidir.

Nasıl olmasın ki?

Kaç nesildir kan, gözyaşı ve acı çekmiyor muyuz Kıbrıs sorunu yüzünden.

Ve bu lanet sorun çözülmeden bu adanın huzura kavuşamayacağını çok iyi bilmiyor muyuz?

İki lider pazartesi günü bir araya geldiler.

Toplam dört buçuk saat görüştüler ve bu uzun sürenin ardında ortaya çıkan yorumlar ile tepkiler muhteliftir.

Bu doğaldır da aslında.

Herkes kendi pozisyonuna göre kendi değerlendirmesini yapacaktır.

Fakat açıklanan veya açıklanmayan gerçekler de vardır, ki bunlar dikkate alınmazsa her şey eksik kalır.

İki lider kapsamlı görüşmeleri 1 eylülde başlatma kararı almışlar.

Çeşitli gerekçelerle bu kararlarını 25 temmuzdaki buluşmalarından sonra açıklamayı uygun görmüşler.

Bence pazartesi günkü buluşmanın yarattığı en önemli sonuç budur.

Kıbrıs sorununu çözecek müzakereler biran önce başlamalıdır.

50 yılda yüzlerce kez tekrarlanan toplantılar ve zirvelerden her iki taraftaki sıradan insanlar artık bıkmıştır.

Sorun masaya yatırılmalı, müzakere edilmeli ve ortaya çıkacak güçlükler göğüslenerek bir uzlaşmaya varılmalıdır.

Kıbrıs'ın Kuzeyi'nde ve Kıbrıs'ın Güneyi'nde yaşayanlar bunu istemektedirler.

Tarih de bunu beklemektedir....

   534 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Ekim 2008, Pazar   HAZIRLANIYORUZ...
11 Ekim 2008, Cumartesi   ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?
10 Ekim 2008, Cuma   UBP'NİN DURUMU
09 Ekim 2008, Perşembe   HORTUMUN ACI SONU
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Unutmadan, sesimiz kısılmadan....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki n...

Ahmet Tolgay

KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI ...

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital