Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



HORTUMUN ACI SONU

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Haberi ve fotoğrafları Milliyet gazetesinin internet versiyonunda gördüm.

Türkiye tarafında, etraftan toplanan taşlardan yapılmış derme çatma mevziler ve barınma yerlerinden oluşan sınır karakolları, İran tarafında ise kalelere benzeyen devasa binalar.

Haberi yapan hüzünlü bir ironiye de yer vermiş.

Yüzlerce yıl önce Osmanlı tarafından inşa edilen bir kale fotoğrafının altında "Osmanlı bile böyle koruyordu" yazısı.

Ve ikinci ironi, derme çatma mevzilerin üzerine yazılan "vatan-millet" edebiyatçılığı.

Tartışma malum.

15 şehit verilen Aktütün karakolunun taşınma planları varmış. Bu karakol daha önce de saldırıya maruz kalmış ve 300 metre ileriye, betondan korunaklı çağdaş bir bina yapılması planlanmış.

Fakat sadece plan olarak kalmış. Gerekli ödenek bir türlü çıkmamış. Para bulunamamış. Şimdi "kim suçlu" tartışması yapılıyor ama nafile.

Çünkü bu tartışma, derme çatma mevzide savunma yaparken şehit olanları geri getirmiyor.

                                          ***

 

Aktütün'de çatışmaların sürdüğü sırada Hava Kuvvetleri Komutanı Antalya'da düzenlenen bir golf turnuvasına katılmaktaymış.

Haberi Hürriyet yayınladı.

Komutanın kendi ifadesine göre çatışmadan ertesi gün sabah haberi olmuş.

Yayınlanan habere öfkelenmiş: "Oraya ben gidip savaşsaydım bu haberi yapanlar mutlu mu olacaktı?" diye soruyor.

Bu soru internetteki yorum bölümünde öfke fırtınası yarattı.

Bu köşeye alınmayacak kadar ağır sözler söylendi.

Türkiye'de orduya ilişkin güven ve sevgiyi bilenler elbette buna şaşırıyor.

Şaşkınlık belki komutanın sözlerindendir ama askerin korunaksızlığı gerçeği herkesin çileden çıkmasına yetti ve arttı bile.

                                           ***

 

2000 yılıydı.

Sovyetlerden yeni bağımsızlığına kavuşmuş Moldova'nın içindeki Özerk Gagauz bölgesinin üst düzey bir yetkilisiyle sohbet ediyorduk.

Gagauzlar, dünyadaki ender Hıristiyan Türklerdendir.

Akıcı Türkçeleri ile kaç yüzyıldır Türkçe konuştuklarını anlatmak için telef olurlar.

Çünkü çok bilinen bir Türk topluluğu değildirler.

Rusya'dan kurtulduktan sonra Türkiye'nin kendilerine ağabeylik yapacağını sanmışlar.

Rusya ilk kışta doğalgazı kesmiş. "Para yoksa doğalgaz da yok" demiş.

Eksi 30 derecede donmak üzereyken bekledikleri yardım gelmeyince tıpış tıpış Moskova'nın kapısını çalmışlar.

Türkiye'deki hükümetler söz üstüne söz vermişler ama sadece Demirel döneminde polise 20 araç hibe edilmiş Başkent Komrat için de bir su deposu yapılmış.

Gagauz yetkili yüzündeki muzip gülümsemeyle "verilen yardım sözlerinin parasal dökümünü yaptık, Türkiye bütçesinden fazla çıktı" diyordu.

Aynı yıllarda Türkiye'de yaşanan bankalar krizinde yüz milyarlarca dolar hortumlanmış, bu paralar üç kağıtçıların ve hırsızların cebine akıtılmıştı.

                                          ***

 

Vatan-millet nutuklarıyla büyük devlet olunamıyor. Yolsuzluktan-hırsızlıktan arınmış bir devlet düzeni kurulmadan da ne uzaktaki akrabalara yardım yapılabiliyor ne de sınıra doğru dürüst karakol.

Geriye yürek parçalayan ağıtlar ve acılar kalıyor.

Sanki Türkiye'nin kaderi olmuş gibi...

   572 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital