Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Bir günlüğüne geldi, Zeytin'i atlatamadı
Tanınma istemek intihar olur
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu: Çözüm için ödün verdik, daha ileriye gidemeyiz
Downer nabız yokluyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te
Köpek balıkları için kendini astı
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Futbol Federasyonu, kulüpleri toplantıya çağırdı
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bugün gene topu taca atıyorum...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün 19 Mayıs...

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı...

Bizde törenlerin akıbeti belli değil.

Öğretmenler grevde... Bakanlık törenlerin yapılacağını duyurdu...

Ya bu konuları enine boyuna, kırmak gerekenleri kırarak ele alacağım ya da topu taca atıp başka konuyla sizleri buluşturuyorum

Bugün 19 Mayıs...

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı...

Bizde törenlerin akıbeti belli değil.

Öğretmenler grevde... Bakanlık törenlerin yapılacağını duyurdu...

Ya bu konuları enine boyuna, kırmak gerekenleri kırarak ele alacağım ya da topu taca atıp başka konuyla sizleri buluşturacağım.

İkincisini tercih ediyorum.

* * *

Rum ebe Thodora'nın ellerinde dünyaya geldiğim K. Kaymaklı'daki kerpiçten evimiz şimdi yerinde yok. Ama ben o evimizi çok severim.

Hiç konforu yoktu. Altından yanma hamamında şimdi evlerimizdeki banyonun lüksü olmasa da benim için özlenen o.

Doyasıya yaşama keyfi olmadan göç ettiğimiz köyüm şimdi Lefkoşa'nın bir mahallesi. Benim çocukluk günlerimin geçtiği bölümü 1974 sonrası Türk sınırları içinde kaldı, ancak askeri bölge olduğu için anılarımıza dokunmak şöyle bir uzanmalık uzaklıkta değil.

Her bu konu açıldığında hazmedemediğim bir yıkımı da anımsatırım... 1963'te Rumlar evlerimizi yaktı. Zaman da yıprattı. Ama yıllara meydan okuyarak ayakta kaldılar... Ansızın birileri karar verdi evlerimizi yerle bir etti. Artık oraya gidip yıkıntılar arasından burası sündürme, burası yatak odamız filan diyemiyoruz. Bırakın evlerin durumunu her şey yerle bir edildiği için evin yerini bile bulmak için tapu memuruna gereksinim var... Bu yıkımı her kim yaptırdıysa bizlere en büyük saygısızlığı yaptı kısacası.

Ama ben köyümü anılarımda yaşattıklarımla çok seviyorum. Yerinde olmayan her şeyi anılarımda yaşatıyorum.

* * *

Kaymaklı'nın parçası olduğu Lefkoşa'yı da seviyorum kuşkusuz. İlk bayram yerleriyle tanıdığım. Sonra ortaokula gittiğim ve çocukluktan gençliğe geçerken mücahit olduğum Lefkoşa'yı bugün dünden fazla seviyorum, yarın bugünden fazla seveceğim.

Kıbrıs'ı seviyorum. Güzel yüzünü bugüne kadar bizden gizleyip hep acı ve gözyaşını bizlerle tanıştırsa bile.

Akdeniz'in küçük acılı bir adasında yaşamama karşılık kendimi dünya insanı gibi hissetmeye özen gösterdim. Dünyayı sevdim. Gerek duyulmadıkça ismimi dinimi, dilimi, milletimi öne çıkarma ihtiyacı duymadım. Bir başkası öne çıkardığı zaman kendimle ilgili olanı anımsatmaktan da rahatsız olmam. O kadar.

* * *

1951 yılının sonlarında dünyaya gelip kendimi bildikten sonra önce günler, sonra haftalar, aylar ve de yıllar çok uzak yarınlar gibiydi.

Gözümüzü açıp kapayana kadar 1958'leri çocuk belleğimize EOKA günleri olarak yazdık.

Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıma fırsatımız olmadı. Cumhuriyet çocukluğumuz üç yıl ya sürdü ya sürmedi.

Göçmen günler.

1974'te ters dönen tekerlek bu kez Rumların canını yaktı.

Hiç farkına varmadan yirminci yüzyılın yarısını yaşamışım. Benden büyük olanlar fazlasını, benden yaşça küçük olanlar daha azını yaşamış. Şimdi hepimiz yeni yüzyılı da yaşıyoruz.

Yirmi birinci yüzyıla ya da yeni binyıla ulaşmak henüz çocukken ulaşılmaz gibiydi. 1999'un 31 Aralık gece yarısı1999'u uğurlayıp 2000'i karşıladık.

Farklı bir heyecandı. Çok farklı beklentilerle yeni binyılı karşıladık. Geride kalan sekiz yıl bizi ne derece mutlu etti? Sanırım yanıtımız çok olumlu değil. Barış özlemlerine rağmen savaşlar bir yerlerden besleniyor, biz savaşı yaşamasak da bir yerlerde yaşanıyor...

Güçlü olan güçsüzü eziyor. İpi elinden kaçıran ülkeler kurtulmaya çalıştıkça batıyor... Ve bu fırtına içinde iki yüzyılı yaşayanlardan safını doğru tutup koruyabilenlerin sayısı her geçen gün azalıyor...

Bu noktada Nazım Hikmet'in şu mısraları aklıma geldi:

"Uyumak şimdi, uyanmak yüzyıl sonra, sevgilim...

Hayır, kendi asrım beni korkutmuyor, ben kaçak değilim.

Asrım sefil, asrım yüz kızartıcı, asrım cesur, büyük ve kahraman.

Dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman.

Ben yirminci asırlıyım ve bununla övünüyorum.

Bana yeter yirminci asırda olduğum safta olmak,

Bizim tarafta olmak dövüşmek yeni bir alem için..."

Günün sözü:

Yaşadıklarımız bizim, yaşanacak olanlar geleceğindir

   664 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kosova'nın rövanşı, Abhazya ve Güney Osetya...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2028 1.2112
1 STERLİN 2.1303 2.1461
1 EURO 1.7340 1.7462



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital