Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



Dalgaların sesi, buzukinin hüznü...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir kulağımda denizin dalga sesleri ötekinde buzukinin sesi...

Buzuki Akdeniz müziğinin bir numaralı enstrümanı bence... Hem coşku, hem hüzün, hem aşk, hem ayrılık, hem kavga, hem barış... Kısacası Akdeniz dalgalarının bir müzik aletinde hayata bulmasıdır buzuki...

 

 

 

Cumartesi gün batımı...

Batıya doğru gitsem bir yerlerde güneşin Akdeniz'in mavi sularına gömülür gibi batışını izleyeceğim...

Ama benim istikametim tam ters...

Doğuyu doğru gidiyorum...

Her nedense aklım güneşe takılmış... Doğuda Mağusa sahillerinden bir yerde ya da en güzel Karpaz burnunun oralarda gün doğarken güneşin Akdeniz'in sularından ıslanarak doğuşunu seyretmek geçiyor aklımdan...

Bir kez yıllar önce görmüştüm o müthiş doğuşu...

Apostolos Andreas Manastırında bir ayini izlemek için sabahın karanlığında yola çıkmıştım... Daha güneş doğmadan varmıştım Kıbrıs'ın doğudaki en uç noktasına... Güneşin doğuşu tarif edilemeyecek kadar güzeldi...

Kıbrıs'ı seviyorum... Kıbrıs'ın taşını, toprağını, ayırımsız tüm insanlarını seviyorum... Güzel günlerini de acı günlerini de seviyorum...

Çok iyi biliyorum ki yurdunu sevmeyen insan köksüz bir ağaç olmayı kabul etmiştir... Hafif bir rüzgarla savrulup gider o zaman...

*          *         *

Bafra sahillerine yeniden hayat veren Kaya Artemis'te görkemli ana binanın kuzey cephesinde kurulu sahne...

Herhalde beş yüz dolayında konuk var...

Kulak verdiğiniz zaman denizden dalga sesleri geliyor...

Bir kız omzuna asılı gitarıyla yaptığı müziğiyle sesiyle katılıyor... Ünlü değil diye adını bilmedim... Yazarken fark ettim sormayı da unutmuşum... Halbuki yaptığı müzik gerçekten güzel... Neşeyle okuyor ama benim için hüzün dolu her şarkı...

Kendi kendimi dürtüyorum... "Hasan, boş ver... Dertler bitmez... Azıcık da olsa eğlenmeye çalış..."

*            *          *

Ardından sahneye İskeleli gençlerden oluşan folklor ekibi çıktı... Bizim havalarımız ve bizim oyunlarımız... Yüzlerinde gülümseme... Onlarla zaman tünelinde yolculuk yaptık... Tarihin derinliklerinden derledikleri figürlerle, dünden bugüne kültürel mirası yaşatıyorlar... Ne de iyi ediyorlar...

*          *          *

... Ve gecenin assolisti için sahne hazır...

Fedon, sahne alacak...

Türk müzik dünyasında Yunan müziğini dostluk şarkılarıyla yaşatan bir sanatçı...

Fedon, Yunanlı mı?

Bence değil..

Fedon, Türk mü?

Bence o da değil.

Fedon, Türk vatandaşı mı?

Evet Türk vatandaşı.

Daha sahne almadan bu sorular geçiyor aklımdan...

Kendi kendime, "Bırak bunları... Fedon insan" diyorum...

*           *         *

Türkiye'de buzukinin en usta isimlerinden Hakan, bizleri Fedon'a hazırladı önce.

Bir kulağımda denizin dalga sesleri ötekinde buzukinin sesi...

Her kulağım ayrı duymaz ama bana öyle geliyor...

Buzuki Akdeniz müziğinin bir numaralı enstrümanı bence... Hem coşku, hem hüzün, hem aşk, hem ayrılık, hem kavga, hem barış... Kısacası Akdeniz dalgalarının bir müzik aletinde hayata bulmasıdır buzuki...

*           *         *

Fedon sahneye geliyor... Yaş altmış iki... Ama müzikle hayatını uzatmak isteyen birini görüyorum sahnede...

Elim şakağıma dayalı dinliyorum Fedon'u... O unutulmaz şarkısını söylüyor... Aşığınım... "Seninle olamazdık biliyordum/ Bile bile yine seni seviyordum/ Yollarımız bir değildi biliyordum/ Şimdi neden neden canım bu özlem.

Aşığınım yanında olamasam da/ Aşığınım sana dokunamasam da/ Geri dönüş olmasa da/ Sonsuza dek aşığınım.

Seni görmek bana acı veriyordu/ Görmemekse ölüm gibi geliyordu/ Ne seninle ne de sensiz olmuyordu/ Şimdi neden neden canım bu özlem."

*           *         *

Pek çok sanatçıyı canlı programlarında izledim...

Çok doğal olarak şarkılarının bazılarında dikkatim kopuyor... Fark ettim ki Fedon'un Türkçe ya da Yunanca tüm şarkıları pek çok insan gibi beni de baştan sonra müziğe kilitledi... Ama müziği insanı siyasi sorgulamalara da götürmüyor değil.

Fedon, Yunan kökenli bir Türk gibi duruyor sahnede... Bu duruşunun ne kadar samimi olduğunu ortaya çıkarmak için çok dikkat ettim... İçimde bir miktar kuşku olsa da o duruşunun samimi olduğu görüşü ben de ağır bastı.

*          *        *

Fedon'u dinleyen kalabalığın içinde en çok beş-on Rum vardı... Fedon, KKTC'de sahne almıştı... Güneye bir gönderme yaptı Fedon... "Biz burada Kuzey Kıbrıs'ta özgürce Yunanca şarkılar okuyoruz... Buradan yükselen sesimiz adanın her yanına yayılıyor. Hangi dilde olursa olsun şarkılarımız barış, sevgi, dostluk ve kardeşlik içindir. Biz burada Yunanca şarkılar okuyabiliyorsak Güney Kıbrıs'ta da Türkçe şarkılar aynı özgürlükle okunmalı. Orada okunan Türkçe şarkılar, Rumların alkışlarıyla buralara gelebilmeli."

*          *          *

Fedon hem şarkı söyledi hem de şarkılarıyla ilgili kültürel taşıma yaptı... Buzuki isminin bozuk sazdan gelme olduğunu önceki akşam öğrendim... Türkiye'den Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Yunan kökenlilerin müziği olan Rembetikonun hep hüznü taşıdığını da anlattı Fedon...

*          *         *

Gecenin sonuna doğru Fedon, Ege'nin Anadolu yakasından Ege'den Türküler okudu... Önce İzmir yöresinin ünlü çökertmesini okuyor... "Çökertme'den çıktım da Halil'im aman başım selamet/ Bitez de yalısına varmadan Halil'im aman koptu kıyamet/ Arkadaşım İbrahim Çavuş Allah'ıma emanet/ Burası asbat değil Halil'im, Bitez de yalısı/ Ciğerime ateş saldı aman kurşun yarası."

Fedon, okurken sahnenin önündeki boş alana zeybeği çok iyi bilen bir genç çıkıp, müziğe dansla en güzel katkıyı yapıyor...

Çökertmeden sonra Fedon, İzmir'in kavaklarını okuyor.... "İzmir'in Kavakları

Dökülür Yaprakları/ Bize De Derler Çakıcı/ Yar Fidan Boylum/ Yakarız Konakları.

Selvi Senden Uzun Yok/ Yaprağında Düzüm Yok/ Kamalı Da Zeybek Vuruldu/

Yar Fidan Boylum/ Çakıcı'ya Sözüm Yok."

*           *          *

Müthiş keyif aldığım bir konser oldu Fedon konseri... O duygu fırtınam içinde Fedon'a alkış tutmanın bir türü kabul edilen tabak kırmam istendi... Teklifi getiren dostları kırmamak için yirmi tabağı usta bir tabak kırıcı edasıyla kırdım... Kızıp de bir şeyler kırmakla eğlencenin bir parçası olarak tabak kırmak bayağı farklı ve güzelmiş gerçekten... Benim hoşuma gitti....

 

Günün sözü:

 

Her müziğin evrensel bir yanı vardır

 

Genelres: buzuki-fedon

   756 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Aralık 2008, Çarşamba   Siyasetin suyu ısınırken...
02 Aralık 2008, Salı   Partiler gücü oranında zarar da verir...
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital