Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



Otuz dört sene yetmedi...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ganimetçilik anlayışında adaletin, alın terinin yeri yoktur.

Ve ganimete alışan her zaman ganimetleyecek bir şeyler arar.

Acı ama gerçek ganimet yerken toplum olarak kötü sonuçlar ortaya çıkaran bir başka travma geçirdik. 1963 travması toplumsal dayanışma ve kader birliğini beslerken, 1974 ganimet travması toplumsal birlik, beraberlik ve dayanışma anlayışını temelden dinamitledi

 

 

 Geriye dönüp şöyle bir bakıyorum... 15 Temmuz ve ardından 20 Temmuz'un üzerinden tam otuz dört sene geçmiş.

 1963'ü bedel ödeyerek yaşayanlardanım...

 1963'ün üzerinden de kırk beş sene geçti...

 1963 Aralık'ında Samson'un kumanadasındaki EOKA'cılar saldırmıştı K.Kaymaklı'ya. O güne kadar göçmenlik pek yoktu günlük dilimizde... Buz gibi soğuk bir Aralık akşamı evimizden hiç bir şey almadan Hamitköy'e gitmiştik. Giderken geri dönmemek aklımızın kenarında yoktu. Ama gidiş o gidiş oldu. Geri dönemedik. Göçmen olduk. Göçmenliğin ne demek olduğunu 1963 göçmenliğini yaşayanlar bilir. Kalacak evi boşverin, bir insanlık yer bulmak imkânsızdı.

 1963 de hiç kuşkusuz toplumsal travma nedeniydi. Ama o travmayı yaşarken cefa paylaşıldı.

 Cefa paylaşılırken güç sahibi olanlar cefadan daha çok pay istemedi tabii. O nedenle paylaşım kolayca adil oldu.

 ***

 1963'ün üzerinden on bir yıl geçti, 20 Temmuz 1974'ü yaşadık bu kez.

 On beş Temmuz'da Makarios'a karşı yapılan darbe Türkiye'ye müdahale hakkı verdi. 20 Temmuz sabahı şafakla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri adaya çıktı.

 Birinci ve İkinci Barış Harekâtı sonrasında şimdiki sınırlar berlilendi.

 İki yüz bin dolayında Rum, Güney'e göç etti.

 Güneyden, Kuzey'e gelen Kıbrıslı Türk sayısı ise göç eden Rumların dörtte biri kadardı.

 Ganimetin ne olduğunu 1974'te öğrendi Kıbrıs Türk Toplumu.

 200 bin Rum'un evini yerini, malını mülkünü ganimetledik.

 Ganimet yedik toplumca.

 Cefanın paylaşımında kendiliğinden oluşan adalete karşılık ganimette adalet olmadı. Suyun başında olanlar ganimetin büyük parçalarını aldı.

 1974'ün göçmenliği de 1963'ünküne benzemedi.

 Çok ama çok küçük bir azınlığın dışında herkes Güneyde bıraktığından çok daha iyi eve yerleşti.  Ama daha iyi eve yerleşme ganimette adil paylaşımı beslemedi.

 Bizler 1963'te bir battaniye bulsak bayram ederken 1974'te mutlulukla anlık yaşandı.

 Bir aile kendilerine verilen eve yerleşirken bayram yaptı ama bir başka tanıdıklarına verilen evin örneğin mutfağının az büyüklüğü onların bayramlarına noktayı koymaya yetti. Çünkü güneyde bırakılanla kıyas yapıldığı zaman o küçük fazlalık bile mutsuzluk nedeni olmaya yetti.

 İnsanların ötekinin sahip olduğuna sınırlı saygı göstermesi bile çok uzun zaman aldı. Çünkü sonuçta herkesin elindeki Rumun ganimetiydi...

 Emek harcamadan elde edilenler, toplumun haksız, adaletsiz sahip olma anlayışını besledi.

 Kısaca 1974'te yenilen Rum'un ganimeti Kıbrıs Türk Toplumunun tüm değer yargılarını yerle bir etti.

 Son otuz dört yılda hayatın her alanında yaşadığımız çirkinliklerin temelinde ganimet yemenin etkisi olduğundan hiç kuşkum yok.

 1974'te Rum'un ganimetini yiyenler daha sonra her fırsatta ganimetleyecek bir şeyler aradı.

 Günlük hayatın akışı içinde sıradan ilişkilerden siyaset dünyamıza kadar her yerde ganimetçilik egemen oldu.

 Otuz dört yıl önce Rum'un malını mülkünü ganimetleyerek elde edilen alışkanlık şekil değiştirerek seçim ganimetçiliğine kadar ulaştı.

 Yapanın yanına, tutanın eline kaldı.

 Ganimetçilik anlayışında adaletin, alın terinin yeri yoktur.

 Ve ganimete alışan her zaman ganimetleyecek bir şeyler arar.

 Acı ama gerçek ganimet yerken toplum olarak kötü sonuçlar ortaya çıkaran bir başka travma geçirdik. 1963 travması toplumsal dayanışma ve kader birliğini beslerken, 1974 ganimet travması toplumsal birlik, beraberlik ve dayanışma anlayışını temelden dinamitledi.

 Otuz dört yıldır artçı depremlerle ganimet yeme travması sürüyor. Toplumun psikolojisi bozuldu... Toplum olarak tedavi gerektiren psikolojik bozukluğumuz olduğundan hiç kuşkum yok. Hastalığın yaygınlığı içten fark edileşini zorlaştırıyor. Dıştan bakıldığı zaman ise hastalığın ne denli kronikleşip hayatın her alanına yayıldığı çok kolay görülür.

 Geride kalan otuz dört yıl ganimet travmasının tedavisine yetmedi.

 Bu düşüncemi, önceki akşam kısa bir sohbet fırsatı bulduğum, bu konularda dünya çapında bir isim olan Vamık Volkan'la da paylaştım. Daha uzun sohbet etmek için anlaştık. Ama kaygılarımda haklı olduğumu söylediğini sizlerle paylaşayım...

   

 Günün sözü:

 

 Ganimet yiyen, karşılığında insanlığını verir

 

   695 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Aralık 2008, Çarşamba   Siyasetin suyu ısınırken...
02 Aralık 2008, Salı   Partiler gücü oranında zarar da verir...
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital