Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ekim 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugüne kadar kaç kez söylediğimi bilmem. Ama pek çok kez daha söyleyeceğime eminim. KUYUNUN DİBİNDEKİ KURBAĞA İÇİN GÖKYÜZÜ KUYUNUN AĞZI KADARDIR.

Kıbrıs Türk toplumu senelerce kuyunun dibinde tutuldu. Gökyüzünün sonsuzluğunun bilinmesinden korkuldu.

Bu mantıkla da dünyanın merkezinin de Sarayönündeki dikilitaş olduğu izlenimi verildi topluma

 

STRASBOURG- Bugüne kadar kaç kez söylediğimi bilmem. Ama pek çok kez daha söyleyeceğime eminim. KUYUNUN DİBİNDEKİ KURBAĞA İÇİN GÖKYÜZÜ KUYUNUN AĞZI KADARDIR.

  Kıbrıs Türk toplumu senelerce kuyunun dibinde tutuldu. Gökyüzünün sonsuzluğunun bilinmesinden korkuldu.

  Bu mantıkla da dünyanın merkezinin de Sarayönündeki dikilitaş olduğu izlenimi verildi topluma.

  Bütün siyasi ilişiklerin temeline de düşmanlık yerleştirildi.

  Türkiye'den transfer bir yaklaşımla, "Türkün dostu yine Türktür" denildi.

  Bu anlayışla düşmanlıklar ezeli ve ebedi oldu. Düşmansız yaşam hayal edilmedi toplumsal yaşamımızda.

  Böyle olduğu için de en iyi kavga eden en iyi lider oldu. Bu aslında dışa dönük değil kendi içimizde hayatın her alanında da böyle olmadı mı? Çünkü bu anlayış yukardan aşağı, sağa sola bulaşa bulaşa akıtıldı.

  ***

  Önceki gün AKPA'da parlamenterlere yaptığı konuşmanın ardından KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la uzun uzun konuştuk.

  Doğal olarak konuşmasıyla ilgili izlenim ve yorumlarımı merak ederek sordu.

  Yanıtım aynen şu oldu:

  "Konuşmanızın içeriği hiç kuşkusuz çok önemli. Ancak benim için konuşmanızdan çok daha önemli olan, bir zamanlar kapısının önünden geçemediğimiz AKPA gibi önemli bir kurumsal yapının genel kurulunda konuşma yapmanızdır. Yıllar sonra neler söylediğiniz değil, önemli bir kilometre taşı olarak "Talat ve Hristoyas, 2008'de AKPA'da genel kurula hitap etmişti" anımsanacak. Bu sesleniş Rumlar tarafından çok önemli olmayabilir. Ama bizim için çok önemlidir. İlk kez hem de Rum tarafının uluslararası tanınmışlığının ürünü çok da önemli olmayan ayrıntının dışında eşit muamele gördük. Ayrılıkçı amaçlara hizmet anlamında değil, siyasal eşitliğimizin kabul görmesi bakımından 1 Ekim 2008 çok önemli bir gün olarak tarihe geçmiştir."

  ***

  Hiç kuşkum yok, Kuzey Kıbrıs'ta hatta Türliye'de malum çevreler Talat'ın AKPA'daki konuşmasını önemsizleştirmeye çalışacak.

  Neden?

  Bu salt Talat'ın siyasi kredi elde etmesinden duyulan korku değildir. Esas korkuları Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası platforumda statü tırmanışına geçmesidir.

  Dünyalı olduğumuz oranda kuyunun dibinden kurtulacağız.

  Dünyalı olduğumuz oranda dünyanın merkezinin dikilitaş olmadığını öğreneceğiz.

  Kıbrıs Türk insanının en büyük talihsizliği uluslararası kimlik kazanan Kıbrıs sorununun senelerce, merkezinde Kıbrıs Türkü olmayan siyasi hesaplarla yönetilmesidir.

  Kıbrıs sorununu "Vatan-millet-sakaraya ve düşmanlık edebiyatı" üzerinde kurulu politikalarla idare edilmeye çalışıldı. İdare etmek derken geçiştirilmeyi kast ediyorum.

  Bu satırların yazarı olarak dünya dili konuşarak dünyaya meramımızı anlatacağımıza hep inandım. İnancımı çok çok eskilerde yıllar önce seslendirdim. Muhatapları anlamadı mı? Ne demek anlamadılar. Anladılar ama anladıklarını belli etmek işlerine gelmedi.

  O politikaların sahipleri için önemli olan içe kapalı, kolay kontrol edilebilir bir toplum yapısını koruyup, sürdürmekti.

  ***

  "Talat, AKPA'da konuştu her şey halloldu." Ben böyle bir şey söylemedim. Söylediğim çok önemli ve Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koyacak bir adımın atıldığıdır.

  Şimdi bazılarının "Talat, konuştu ama ardından onaylanan Kıbrıs raporu ve kararı ortada. Bu durum çelişki değil mi?" dediğini duyar gibiyim.

  İlk bakışta çelişki olarak algılanabilir. Ama öyel değil.

  Uluslararası siyasette mesafeler çok kolay alınmaz. Hem eskilerin olumsuzluğunu azalatacaksınız hem de yol alacaksınız. Ve de bunları yaparken dünyanın yükselen değerlerini çiğnemeyeceksiniz.

  Kavga ede ede, düşmanlıkları besleye besleye değil, haklılığınızı dünya diliyle anlata anlata ve de barış ve dostluk değerlerini yükselte yükselte bunu becereceksiniz.

  Talat'la konuşmamızda "yazılmazsa daha iyi olur" dediği bölümler de vardı. O bölümlerde önemli batılı siyasi kişilere karşı ne denli kararlı duruş sergileyip, dün bazılarının asla randevu alamadığı kişilere aylarca randevu vermediğini anlattı.

  Yani Talat, 'pales pandres teslim' bir duruş sergilemiyor. Geleneksel sıkıntı ve zorluklara rağmen, hatası az, doğrusu çok bir yürüyüş gerçekleştiriyor. Strasbourg'ta bunu gözlerimle gördüm, tanık oldum.

 

  Günün sözü:

  Kavga köprüler yıkar, dostluk köprüler yapar

   499 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Aralık 2008, Çarşamba   Siyasetin suyu ısınırken...
02 Aralık 2008, Salı   Partiler gücü oranında zarar da verir...
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?


Yorum Sayısı:   2
  Hasan Ali         - Londra-Girne 03 Ekim 2008, Cuma 15:56 
Kibrista kaymagi yiyenler oyle bir sistem yarattilar ki, Yaslilarimiz, "aman emekli maasimi kesmesinler", gencler de "aman beni isten atmasinlar", Diyor. Aydinlarimiz sayesinde, halkimiz bircok seyi biliyor. Fakat konusamiyor.Bu yorumun bile yayinlanacagindan emin deyilim. Saygilar
  Vildan Kara         - Lefkosa 03 Ekim 2008, Cuma 12:21 
Biz dunyaliyiz Hasan Bey.Dunyali olacagiz dunya dili konusacagiz diye diye bir pasifliktir gidiyor. Rumlar her istediklerini kopariyor. Baris dostluk derken karsimizdakilerden de bir tane dostca davranis gorsek. Hic yok hic! Artik bu kadar romantik olmak zorunda olmadigimizi dusunuyorum. Savasalim mi? Hayir ama hakkimizi da yedirmeyelim..Kimse aferin demiyor demeyecek aman aman pasif pasif elimizdeki sekeri kaptirdigimizda.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital