Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



Kırmızı çizgili yıllar(9)...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dört yol ortasında devasa bir kahveydi...

Sahibinin değil, sahibesinin işlettiği bir yerdi...

Kırk numara sandalet ayakkabıları, üzerine bol gelen elbisesi ile tipik "Hanım Ağa" görüntüsü vardı...

Adı müşterilerine göre Revekka'ydı, ancak kütükteki kaydına göre Rebekka...

Rebekka, talihsiz bir roman kahramanının ismiydi...

Bu dört yola by-pass derlerdi...

Yaz günleri, hayat burada görsel bir keyifti...

Burası hem kahve, hem de meyhaneydi...

Geniş bir salon içinde, kocaman bir banko vardı...

Bu bankonun önünde ise bar sandalyeleri...

İçkiler burada "bodiri" olarak anılan küçük bardaklarla ikram edilirdi...

Kahve fincanlarının tabaklarına ise mezeler konurdu...

Mezeler genellikle, leblebi, kavrulmuş bakla, kare şeklinde kesilmiş peynir, taze bakla ve zeytindi... Bu bankonun önünde genellikle emekçi takımı otururdu...

***

Çocukluğun verdiği coşkuyla izlerdik hep olayları...

Oralarda yaşayan tek Türk çocuğu bendim...

Rebekka'nın hep margarin kokan oğlu Andrikko ile iyi arkadaştık...

Ta ki, o uğursuz güne kadar...

Küçük bir köpek yavrusunu, çivilerle ağaca çaktıkları gün bütün ipler kopmuştu...

Peygamberleri çarmıha gerilen bir halkın çocuklarının bunu yapması, bende derin bir üzüntü yaratmıştı...

Aradan çok uzun yıllar geçmesine karşın, o sahneyi unutamamıştım...

***

Yaz geceleri burada gölge oyunları da oynanmaya başlamıştı...

Dokuz yaşında olmama rağmen Rumca konuşmaları çok iyi anlıyordum...

Perdede sergilenenler ise, bir Karagöz-Hacivat diyaloğundan öte, Türklere ağır hakaretler içeriyordu...

İşte bu gecelerden sonra, hem beni kucağına alıp seven Rebekka'dan hem de o kahvesinden soğumuştum...

İçimde, bizi kendilerinden ayırmayan bu insanlara karşı büyük bir öfke oluşmuştu...

Tüm tatil boyu bir daha oraya uğramamıştım...

***

Ve sonunda o soğuk kış gecesi oyundaki son perde de kapanmıştı...

Sabahın o ayazında kaldırılmıştım sıcak yatağımdan, dışarıda insanı iliklerine kadar donduran bir soğuk vardı...

Üzerime bol gelen bir erkek ceketi giydirmişlerdi bana...

Elime de siyah bir baston tutuşturmuşlardı...

O dondurucu gecede yarım kilometrelik yol bana sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelmişti...

İşte, Büyük Kaymaklı'dan böyle ayrılmıştık...

Rebekka ve kahvesi, Andrikko ve yaşadığım vahşet anılarımda hep yaşayacaktı...

   727 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Kasım 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(53)...
26 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(52)...
25 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(52)...
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kırmızı çizgili yıllar (51)...
23 Kasım 2008, Pazar   Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital