Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



BEŞ DAKİKALIĞINA KOLTUĞU VERMEKLE BİTMİYOR İŞ

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

En sevmediğim şey, politikacıların çocukları kucağına alıp çektirdiği fotoğraflardır.

Hele de öpme anında çekilen fotoğraflar var ya sinir oluyorum bu pozlara.

Politikacının bulunduğu alanda gazeteci de varsa, çocuklar mutlaka kucağa alınır, sevilir, yanağından makas alınır, öpülür.

Çokça fotoğraf çekilebilsin diye de bu enstantane oldukça uzun sürer.

Çocuğa sarılmış, çocuk öperken görüntülenmiş bir politikacı, "ne kadar da insancıl, ne kadar da sevgi dolu" kişi imajı verir değil mi?

Aslında bu durum yalnızca ülkemize özgü bir şey değil, Reuters ajansından gelen bazı fotoğraflarda da görüyorum, dünyanın her yerinde politikacılar, çocuklarla imaj yaratma peşinde.

Hatırlayacaksınız, Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanı Bush'un da çocuklarla çekilmiş fotoğrafları süslemişti0 gazete sayfalarını...

Aynı anda Irak'ta, ABD'nin başlattığı savaş nedeniyle birçok çocuk can verirken, ya da savaşta yakınlarını kaybederken, Bush'un bir çocuğu kucağına alıp sevmesi, yanağından öpmesinin ne kadar değeri olabilir ki?

Ya da hayatı kolaylaştıramayan, çocuklara doyasıya çocukluğunu yaşama fırsatı vermeyen, yeterince beslenmesini, iyi eğitim almasını sağlayamayan bir hükümet temsilcisinin çocukları kucağına alıp sevmesinin ne anlamı olabilir ki?

Zaman zaman Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ya da kabinenin diğer üyelerinin, ziyaretlerinde çocuklarla çekilmiş fotoğraflarını görmek olası.

Ancak öte yandan Türkiye, tam bir "çocuk işçiler" ülkesi.

Dün bir Türkiye gazetesinde okudum; İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nce yapılan anket, ankete katılan çocukların yüzde 62'sinin günde 14 saat çalıştırıldığını ortaya koyuyor.

Anket verilerine göre, köle gibi çalıştırılan bu çocukların, çocuklukları ellerinden alınıyor.

Ankete katılanların yüzde 79'unun ailesi yoksulluk sınırında, yüzde 21'i de yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Irgat çocukları, 23 Nisan'ı tarlalarda aileleri ile birlikte çapa çekip, kazma sallayarak geçiriyor.

Resmi rakamlara göre, örneğin Diyarbakır'da sokakta gece gündüz çalışanların sayısı yaklaşık 4 bin.

Bakıyorum haber bültenlerine, Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünyada tek çocuk bayramına sahip ülkenin Türkiye olduğunu söyleyerek, nutuk sallıyor, övünüyor ama Türkiye'de milyonlarca çocuk okula gitmek yerine, çalışmak zorunda kalıyor, köprü altlarında, tiner, uyuşturucu ve çeteleşmeler içinde telef oluyor.

Ağır ağır, benzer görüntüleri artık Kıbrıs'ta da görmeye başladık.

Türkiye'den ülkemize göç eden veya ülkemizde çalışmaya gelen insanların da çocukları çalışıyor, evin bütçesine katkı yapıyor, hayatın yükünü taşıyor.

Fazla uzağa değil, Lefkoşa surlar içine gidin bir dolaşın bakalım, zar zor geçinen bazı ailelerin çocuklarının üzerindeki eski püskü, yırtık pırtık giysileri, ayakkabıları, bakımsızlıktan birbirine yapışmış, tuhaf şekiller almış saçları, insanın yüreğini dağlıyor.

Artık Kıbrıs'ta da mahkeme koridorlarında çocuk suçluları görmek mümkün...

Hırsızlık, soygun yapan, evden kaçan çocuklar, uyuşturucuya dadanan çocukluktan yeni çıkmış gençler, mahkeme koridorlarında her geçen gün artış gösteriyor.

Bir de kol kırılır, yen içinde kalır misali okullarda intihar girişiminde bulunanlar, hamile kalıp çocuk aldıranlar var ama gizleniyor.

Özellikle uyuşturucu, o kadar sinsi bir şekilde çocuklarımıza, gençlerimize bulaştı ki çok acil önlemler alınmalı...

Politikacıların her özel gün için söyleyecek sözü var mutlaka, dün de öyle oldu, ne kadar güzel söz varsa söylediler, mesajlarında yazdılar, hamasi nutuklar attılar ama gerçekte çocuklar için, ya da çocukların mutlu olabilmesi için ailelerinin insanca yaşayabilmesi konusunda bugüne kadar yaptıklarına baktığınızda sınıfta kaldıklarını görmek mümkün.

O nedenle ben 23 Nisanlarda çocuklara yönelik o klişeleşmiş sözleri dinlemeyi, o bütün yapmacıklıklarıyla koltuklarını çocuklara bırakan makam sahiplerini görmeyi hiç sevmiyorum.

Tamam, "Bu bir gelenektir ve yıllar boyudur yapılmaktadır, ne fenalığı var bunun?" dediğinizi duyar gibiyim ama sevmiyorum işte.

Çocuklara yönelik güzel sözler söylemek ya da beş dakikalığına koltuğu vermek değildir marifet, önemli olan insanca yaşamalarını sağlamak, onları bütün tehlikelerinden uzak tutmaktır.

   617 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Aralık 2008, Çarşamba   KAYBETMEK
02 Aralık 2008, Salı   BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK
30 Kasım 2008, Pazar   GÜLÜN DİKENİ FAZLA BATARSA!
29 Kasım 2008, Cumartesi   YAPMA BE BAŞKAN!
28 Kasım 2008, Cuma   ESKİ UBP'Yİ ANIMSAR MISINIZ?
25 Kasım 2008, Salı   CEZAEVİ ÇALIŞANLARINDAN ÖZKAN MURAT'A AÇIK MEKTUP
24 Kasım 2008, Pazartesi   GİRNE'NİN DERDİ; VAKIFLAR, ELERKTRİK KURUMU VE ESKİ ESERLER DAİRESİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN
21 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?
20 Kasım 2008, Perşembe   SABIKALI LİDERLER



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital