|
Birkaç günlüğüne İstanbul'dayız...
"İstanbul Gazetecilik Sempozyumu"na katılıyoruz.
ABD'nin Lefkoşa Büyükelçiliği'ne bağlı İki Toplumlu Destek Projesi tarafından organize edilen, bugün ve yarın olmak üzere iki gün sürecek sempozyumda "Kıbrıs Sorunu" ve "Türkiye'nin AB Üyeliği" konuları tartışılacak.
Sempozyuma, Kuzey Kıbrıs, Güney Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'dan gazeteciler ve akademisyenler katılıyor.
"Kıbrıs Sorunu" ve "Türkiye'nin AB'ye Üyeliği"nin Kıbrıslı, Türkiyeli ve Yunanlı gazeteciler tarafından nasıl algılandığı irdelenecek.
Sempozyuma Kuzey Kıbrıs'tan 15 gazeteci katılıyor.
Sempozyumun açılışını Lefkoşa'daki ABD Büyükelçiliği Halkla İlişikler Danışmanı Tom Miller ve yine halkla ilişikler görevlisi Craig Kuehl yapacak.
İlk panelde Milliyet Gazetesi'nden Sami Kohen ve ERT'den Yunanlı gazeteci Pavlos Tsimas "Türk ve Yunan Bakış Açılarından Kıbrıs Perspektifi" konulu bir sunum gerçekleştirecek.
İlk günün ikinci panelinde ise BRT'den Mete Tümerkan, "Kıbrıs'la İlgili Olasılıklar ve Kıbrıs Medyası'nın Rolü", Politis'ten de Geroge Kasganis, "Kıbrıs'ta Yeni Bir Ortam ve Çözüm İçin Bakış Açıları" konulu sunumlar yapacak.
Etkinliğin ikinci gününde Dr. Stephen Larrabee, "Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Kıbrıs" konusunda bir sunum yapacak ve ardından panele geçilecek.
İkinci gün Yenidüzen gazetesinden Sami Özuslu "Kıbrıs'ta Yeni Bir Dönem İçin Yeni Bir Medya Söylemi", CyBC'den ise Yiannakis Kareglas, "Kıbrıs Sorununa Çözüm Çabalarında Gazetecilerin Rolü" konularında sunum yapacak.
Günün son panelinde Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Soli Özel'in, "Türkiye'nin AB Üyeliği Yolu: Kıbrıs İçin Anlamı" konulu bir sunum gerçekleştirmesinin ardından, Makedonya Üniversitesi'nden Uluslararası İlişkiler Profesörü Dimitris Keridis, "Plan B Var Mı?" sorusuna yanıt vermeye çalışacak.
Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'dan gazetecilerin katıldığı sempozyumlar dizisi, önceki sene Kıbrıs'ta, geçen sene de Yunanistan'da gerçekleşmişti.
Bu yıl ise sempozyum İstanbul'a taşındı.
Sempozyuma katılan gazeteciler burada konuşmacılara soru sorabiliyor ve söz alıp görüşlerini de ortaya koyabiliyor.
Geçmişte, en azından iki toplumun gazetecilerinin bir birini tanıması, ne yapmaya çalıştığı konusunda anlaması açısından yararlı tartışmalar oldu.
Gerçi bir türlü uzlaşamadığımız, tıkandığımız noktalar da oldu ama umarım bu yıl Papadopulos'un da yönetimde olmaması olumlu etki eder ve Hristofyas'la gelen ılımlı anlayış meslektaşlarımıza da yansır.
Çünkü geçen yıl, sıkı sıkıya Papadopulos propagandası yapan bazı arkadaşlar bizi hayal kırıklığına uğratmıştı.
İki günlük sempozyumun ardından gruptaki gazeteciler, ABD Lefkoşa Büyükelçiliği'nin organizasyonuyla pazartesi günü bazı gazetelerin İstanbul ofislerine ziyaretler gerçekleştirecek.
Öte yandan İstanbul'dan söz etmem gerekirse, birkaç gündür yağmurlu ve soğuk olan bu güzel kentin, sanki de bizim gelmemizi beklermiş gibi dün güneşli, güzel bir havası vardı.
***
Bu arada malum şimdi Kıbrıs'ta moda; hep Fenerbahçe- Galatasaray konuşuluyor ya, biraz da biz girelim bu konuya.
Günlük haber takibi yanında, yıllarca gönüllü spor muhabirliği ve yazarlığı yapan, Spor Yazarları Derneği'nin geçmişte yönetim kurulunda da bulunan birisi olarak, spor yazmak benim de hakkımızdır herhalde.
Bir aksilik olmazsa pazar günü birkaç arkadaşla Fenerbahçe- Gençlerbirliği maçına da gideceğiz.
Gözümüz bu maçta, kulağımız Sivas'ta olacak.
Grubumuzda Sami Özuslu, Hasan Hastürer, Osman Kurt gibi Fenerbahçe taraftarı arkadaşlar var.
İnanıyorum ki ayağımız uğurlu gelecek, Ali Cansu ile Orhan İsmailoğlu fazla üzülmesin, onlara buralardan mutlu haberler göndereceğiz, Galatasaraylılar bu hafta yine suspus olacak.
Bu kısacık girişe ne bakıyorsunuz, esas spor yazısını pazartesi günü yazacağım...
|