Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Bir günlüğüne geldi, Zeytin'i atlatamadı
Tanınma istemek intihar olur
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu: Çözüm için ödün verdik, daha ileriye gidemeyiz
Mecliste Kıbrıs mesaisi
KKTC'yi Tanıtma ve Yaşatma Derneği'nden açıklama
Downer nabız yokluyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan: Bulunacak çözüm Kıbrıslılar için olmalı
Köpek balıkları için kendini astı
Hathaway Venedik'te
Avrupa Merkez Bankası faiz oranını değiştirmedi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

POLİS DÖVER Mİ?

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Mayıs 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Polisin konuşturma yöntemleri arasında dayağın da olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir, hatta yalnızca konuşturmak için değil, suçlulara öfkelenip onları döven polisler olduğu da bilinmektedir.

  Siz ister bunlara "iddia" deyin, ister "karalama" ama bunlar gerçektir.

  Poliste son dönemlerde "dayak cennetten çıktı" sözüne inananlarda artış var.

  Ne isterse olsun, muhatap olduğu kişi ne suç işlerse işlesin, polisin dayak atma hakkı yoktur.

  Eğer suçluların cezasını polis verecek olsaydı mahkemelere gerek olmazdı.

  Evet, sözü, geçen cumartesi Mağusa'da polis tarafından acımasızca dövülen Burak Esendağ'a getirmek istiyorum.

  "Dövülen" diyorum, halbuki orada olmadığım ve gözümle görmediğim için "dövüldüğü iddia edilen" veya "dayak yediği iddia edilen" demem gerekirdi değil mi?

   Yani sözlerimi "iddiaya" dayandırmalıydım.

   Belki gözümle görmedim ama Mağusa'da böyle bir dayak olayı olduğuna inandım.

   Tabii biraz da polisler cephesinden araştırma yaptım, polise yakın kaynaklar, Burak'ın kendilerine küfrettiğini, topluluk içerisinde polisin prestijini sarsıcı ifadeler kullandığını söylüyor.

   Polise küfrün de bir cezası var elbet ama bu kesinlikle dayak değildir.

  Yaptı mı yapmadı mı bilmiyoruz ama polislere kötü söz söylemiş olsa bile, bu durum, biri subay beş polisin, ellerini kelepçeledikleri Burak Esendağ'ın üzerine çullanıp, tekme, tokatla, copla öldüresiye dövülmesini haklı kılmaz.

  Gazetelerde yayınlanan fotoğraflardan da gördüğünüz gibi gencin sağlam tarafını bırakmadılar.

  Ne biçim öfkedir bu, ne biçim nefrettir?

  Polislik gerçekten zor iştir, streslidir, düzgün mesaisi yoktur, ek mesai ödenek hakkı da yoktur...

  Ancak oldukça da sorumluluk gerektiren bir meslektir.

  Sorumluluğunu bilmeyen polis, görevlerini ve yetkilerini kötüye kullanabilir.

  Polis olan kişi bu görevi hazmetmelidir, bir takım kompleksleriyle kendine verilen yetkileri başkasını ezmek için kullanamayacağını bilmelidir.

   Polis, birilerini döverek, darp ederek saygınlık kazanamaz.

   Polis, görevini layıkıyla yerine getirerek, mesleğin verdiği o ağırlığı hissedip de yaşam şekli olarak benimseyerek saygınlık kazanır.

   Polis teşkilatının kapalı bir yapısı var, bu kapalı yapı içinde olup bitenden kimsenin haberi olamıyor.

   Bu yapı içerisinde kimi kusurların dışa yansımamasını istismar eden bazı polislerin yaptığı da yanlarına kalıyor.

   Polis herkesle ilgili her haberi geçer ama konu polis veya asker oldu mu ketum oluyorlar, kol kırılır yen içinde kalır misali.

   En basitinden, polis veya asker trafik kazası yapsa bile polisten bilgi alamazsınız.

   Hatırlayacaksınız birkaç ay önce Mağusa'da ordu evinde yangın çıktı, dünya duydu, gördü, polisten ve askerden tek satırlık açıklama gelmedi, milleti enayi yerine koyar gibi.

   Polis veya askerle ilgili bir iddia ortaya çıkar, dallanır, budaklanır çıkıp bir açıklama yapmazlar, "hayır öyle değil böyledir" diye.

   İşte Mağusa'daki dayak olayı; gazeteler yazdı, gencin ailesi basın toplantısı düzenledi polisten tıs yok.

  Çıkın söyleyin "yalandır, böyle bir şey yok" deyin, o da bir şeydir sonuçta ama yok, illa bir sessizlik.

   Polis teşkilatında, görevini kötüye kullananları kendi içinde cezalandırıyorlarmış, hayır kendi içinizde cezalandırmayın, çünkü o cezalarınız göstermeliktir.

   O yüzdendir ki bu tür işkence olaylarının arkası kesilmiyor.

   İşkence bir insan hakları ihlalidir, göz göre göre insanlık suçu işleniyor ve bunlar hasıraltı ediliyor.

   İşkence yapanlar, gözlerini kapatıp bir an düşünsünler bakalım; "elleri kelepçeli, savunmasız haldeyken, dört- beş kişi acımasızca kendilerine vuruyor" nasıl bir duygu acaba?

   Başlıkta sormuştum, "polis döver mi?" diye, evet dövüyor, polislerin ballandıra ballandıra nasıl dayak attığına kulak misafiri de oldum ben ama bu insanlık suçundan vazgeçmelidirler.

   Dinsizin hakkından imansız gelir misali, mağdur taraf da hakkını sonuna kadar aramalıdır, belki o zaman emsal teşkil eder de işkenceye yeltenenler bunu yüz kere düşünüp vazgeçer.

   695 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
28 Mayıs 2008, Çarşamba   DAĞINIKLIK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2028 1.2112
1 STERLİN 2.1303 2.1461
1 EURO 1.7340 1.7462



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital