|
Hayatım boyunca sigara içmedim.
İlk gençlik yıllarımda bazı arkadaşların içki masasında zorla içirdiği tek tük sigaraları saymazsak.
Bazı arkadaşlarım beni sigaraya alıştırmak için çok çaba sarf etseler de başaramadılar.
"Askerde alışırsın" dediler ama askerde de alışmadım.
Sevemedim bir türlü bu sigarayı ama içenlerden de rahatsız olmadım.
Sigara içilen ortamlarda, duman altı mekânlarda çok bulundum.
İş arkadaşlarım, odamı paylaştığım meslektaşlarım arasında çok tiryakiler vardı, bir şekilde ciğerlerimi kontrol etseler, sanırım sigara içtiğimi sanacaklar.
Yani ben bir pasif içiciyim.
Eve gittiğimde çok kez sordular bana "kahvehaneden mi geldin?" diye.
Bugüne kadar kimseye "sigara içme" demedim.
Koskoca insanlara niye "içme" diyeyim ki, zaten kimsenin dinlediği yok.
Herkes kendi aklından memnun ve herkes kendinden sorumlu, rahatsız olanların, içmeyenlerin yanında içmesinler, onlara saygılı olsunlar yeter.
Görüyorum mesela; adam "dumandan tıkanıyorum, nefes darlığım var" diyor ama çekinmeden onun yanında sigara içebiliyorlar, itirazım bunlaradır.
Gazetemizde de sigara içenlerle içmeyenler arasında önemli bir mücadele var, ben hiçbirinden taraf değilim ama pek tabii ki taraf tutacaksam içmeyenlerden yana taraf tutarım.
Bir de izmarit kirliliği var tabii.
İzmaritlerini oraya buraya bırakmalarına, özellikle odamdaki çiçeklerin saksısındaki toprağa bastırmalarına sinir oluyorum.
Etrafım zayıflamaya ve sigarayı bırakmaya çalışan insanlarla dolu.
Pek başaramıyor her iki kategoridekiler de...
Bırakıp, kısa süre sonra yeniden başlıyorlar...
Şimdilerde sigara yasağıyla ilgili yasa yine gündemde.
Yıllardır tartışılıyor zaten, yıllardır gündemde ancak uygulanamıyor.
Zaten mecliste yasayı geçirecek olan milletvekilleri de içiyor, hem de içmemeleri gereken yerlerde.
Bakanlar, milletvekilleri içine sindiremedi bir kere bu sigara yasağını, onun için bunu yasaya geçirmeleri de kolay olmuyor.
Sevgili Başaran Düzgün'ün de yazdığı gibi, bunca zaman bekledik, şimdi Türkiye'de geçti diye apar topar gündemimize aldık.
Rastlantı mı yoksa Başaran Düzgün'ün dediği gibi "taklitçilik" mi?
Türkiye ile uyum halinde olmak için, çok daha önce gündemimize alıp, yasasını hazırladığımız halde bir türlü hayata geçiremediğimiz sigara yasağı için apar topar harekete geçtik.
Halbuki Türkiye'den önce dünyanın dört bir tarafında bu yasak ciddi şekilde uygulanıyordu.
Bazı ülkelerde sigara içenlere "hastalıklı" muamelesi yapılıyor.
Sevgili meslektaşımız Beraat abla, geçen yıl Amerika'ya bir yakınının düğününe gitmişti, en çok da sigara içme konusunda zorluk çekmiş orada.
Çünkü sigara içmek için sık sık dışarı, buz gibi soğuğa çıkmaktan perişan olmuş.
Resmen sigara içerenler tecrit altındaymış, sokakta kapı önlerinde içilmesine bile izin verilmiyormuş oralarda.
Bu tip sıkı uygulama olan Avrupa ülkeleri de var.
Mesela Brüksel'e gidip gelen arkadaşlar söylüyor sigara içenlere "çok ayıp bir şey yapıyor" gibi bakıyorlarmış.
Siz benzeri durumların, uygulamaların ülkemizde de olacağını sanıyor musunuz?
Yani siz bu yasanın geçtikten sonra kusursuz uygulanacağına inanıyor musunuz?
Ben inanmıyorum.
Hangi yasa ülkemizde kusursuz uygulanmış ki sigara ile ilgili olan uygulanacak?
Ya da tüm işleri hallettik de sigara yasağı mı kalmıştı bir hayata geçirmediğimiz?
Boş tartışmalar bunlar, göreceksiniz, yapılıp yapılıp da uygulanmayan yasalarla dolu, yasalar arasında gayrı yasallığın hüküm sürdüğü ülkemizde bu yasak da uygulanamayacak, hem de göreceksiniz bu yasağı en yetkili kişiler bile delecek.
O kadar iddialıyım bu sözlerimde.
|