Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Her taraf toz duman
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Refüje çarpıp takla attı
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Teniscilerimiz Mersin'de başarılı oldu
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KKTC'ye "PPP" DEVRİMİ LAZIM

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hatırlarsanız, bu köşede bir süre önce içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktürle ilgili tespit ve öneriler içeren "Ekonomiye Acil Eylem Paketi" adlı bir çalışmadan bahsetmiştik.

Bahse konu pakette, devletin harcamaları artırmadan, elindeki enstrümanları kullanarak, yönetimsel anlamda ekonomide efektif talebi olumlu etkileyen sinerjiler yaratabileceğini söylemiştik.

Bu sinerjilerin başında, "her alanda özel sektör finansmanı ile oluşturulacak özel sektör kamu ortaklıkları ve işbirlikleri gelir". Literatürde "Public and Private Partnership(PPP), Türkçe'de ise "Kamu ve Özel Sektör Ortaklıkları" diye geçen model, bugüne kadar geleneksel olarak kamunun yaptığı veya kamudan yapmasını, üretmesini beklediğimiz birçok hizmetin, bundan sonra kamunun "düzenleyici ve denetleyici" otoritesiyle, tamamen özel sektör finansmanı ile özel sektör aracılığıyla yapılmasını anlatır.

Elbette, bu bir zihniyet devrimidir, KKTC'de "tabuları yıkabilmekle" alakalıdır. Çünkü, PPP modeli, devleti "üretici ve işletmeci" değil; asli görevi olan "düzenleyici ve denetleyici" kimliğe taşıyan "bir zihinsel dönüşümü" ifade eder.

KKTC'de tabuları yıkarak, her alanda ciddi bir liberalizasyon hareketine (PPP devrimine), bazı sektörlerde arzı kısıtlayan düzenlemelerin kaldırılmasına, deregülasyon ve özelleştirme politikalarına ihtiyacımız vardır. AB dediğimiz de zaten budur... Zaten, üye olduğumuzda bunları yapacağız. Mühim olan şimdi, ihtiyacımız varken yapma cesaretini gösterebilmektir.

PPP'ler de amaç, genelde ihtiyacımız olan kamu altyapı ve kamu hizmetlerinin "en ucuz, en verimli, kaliteli ve zamanında" vatandaşa ve ekonomiye sunulmasıdır. Çünkü, kamunun yapması gereken her zaman çok yatırım ve hizmet vardır ama her zaman da kamunun, ya parası yoktur (kıt kaynak), ya da yetersizdir.

Zaten kamu yapmaya kalksa da, genelde o iş topluma (vergi verenlere) olması gerekenden daha pahalıya çıkar! Mesela, bu konuda TC DPT'nin yaptığı bir araştırmaya göre, TC'de PPP modeli ile yapılanlar, normal ihale yöntemi ile devlet tarafından yapılanlara göre %17 daha ucuza mal oluyor... Sadece Türkiye'de değil, dünyada neden böyle olduğunu açıklayan çok bilimsel araştırma ve tespit var.

Son yıllarda, TC'de bu modeli yaygın olarak kullanmaya başladı. Ama bilhassa ABD ve AB'de artık hemen hemen her alt yapı ve kamusal hizmet, PPP modeli ile yapılıyor.

Düşünün, 2000'e kadar PPP modelini kullanan ülke 10 iken, 2006'da bu sayı 80 ülkeyi bulmuş. AB'de ise PPP modelini başta İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa, hatta son yıllarda Yunanistan ileri düzeyde kullanıyor.

AB'de artık hemen hemen yüksek kaynak gerektiren bir çok büyük altyapı projelerinde, hatta innovasyon ve rehabilitasyon projelerinde PPP modeli kullanılıyor. "Hem yapımında, hem de işletiminde". Neler mi yapılıyor?...Da neler yapılmıyor?...

PPP ile başlangıçta enerji santralleri, otoyollar, deniz ve hava limanları, içme suyu, kanalizasyon, atık yönetimi, hastaneler, okullar... vb işler yapılıyordu. Şimdilerde iş çığırından çıktı ve PPP modeli ile kamu uhdesinde olan "cezaevleri, kamu hizmet binaları, tiyatro, stadyum, spor kompleksleri, otopark, müze..vb yapımı ve işletmecilikleri" de yapılıyor.

PPP ile artık birçok kamu hizmeti yapılıyor. Birçok ülke devleti teknik ve esnekleştirmek için artan oranda PPP modelini kullanıyor. İnanmayacaksınız ama İngilizler PPP'de o kadar ileri gitmişler ki, Berlin'deki İngiliz Büyükelçiliği binasını PPP ile yapmışlar ve işletiyorlar....

Genelde PPP işbirlikleri için 4 model kullanılıyor. Bunlar, "Yap-İşlet Devret Modeli, Yap-İşlet Modeli, Yap-Kirala Modeli ve İşletme Hakkı Devri Modeli".

PPP modellerinde, mülkiyet sözleşmeye bağlı olarak süre sonunda kamuya devrediliyor. Klasik özelleştirmeden farkı, hizmetin kamunun tarif ettiği şekilde ve standartta bir bedel karşılığı ve belli bir süre özel hukuka tabi kişiler tarafından yapılması ve kamuya sunulmasıdır.

Düşünün cezaevine, içme suyuna, enerjiye, atıkların yönetimine, limanların geliştirilmesine,yat limanlarına, müzeye, hastaneye, haberleşme ve ulaşım sektöründe çağdaş yeniliklere, okula..vb ihtiyacımız var ama devletin veya belediyelerin bunları yapacak kaynağı yok, çünkü genelde toplanan vergi ve hizmet gelirleri ancak cari harcamalara yetiyor, hatta yetmiyor. TC ne kadar verirse o kadar yapabiliyoruz.

Dünyada, belediyeler neredeyse tamamen hizmetlerinde PPP modeline geçti. Bütün dünya, kamunun mal ve hizmet üretimindeki verimsizlikleri, kaynak israfı ve yetersizliklerinin farkında ve artık devletin rolünü değiştiriyor.

Çünkü, ekonomi bilimi, kamu mülkiyeti ile özel mülkiyet arasında "verimlilik ve etkinlik ilişkisi" bakımından sıkı bir sebep-sonuç ilişkisi ve bağ olduğunu ispatlamıştır. Yani, "devlet malı deniz, yemeyen keriz veya en kötü ve en sahipsiz mal kamu malıdır" lafları boşuna söylenmiş değildir.

PPP modeli ile yapılacak yatırımlar ve verilecek hizmetlerin özel ve kamu sektöründe yaratacağı pozitif dinamik etkiler çok fazladır. PPP modeli ile ekonomik açıdan "bir taşla beş kuş vuruyorsunuz".

Hele şimdilerde PPP modeli ile ekonomide yaratacağımız talep (tüketim ve yatırım harcamaları), gelir, istihdam ve kamu geliri artışı, içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür için hayatidir.

Ama bütün bu sinerjileri ancak "zihniyet devrimi ve yönetim becerisi" ile yapabiliriz. Bakın, KKTC bastırılmış ve atıl ekonomik potansiyeller üzerinde oturuyor, ne yazık bunları açığa çıkaramıyoruz. Açığa çıkarmak istiyorsak, tabuları yıkmalıyız.

   880 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"
27 Ağustos 2008, Çarşamba   ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Delikleri kapatın, yeter! Gerisini piyasa çözer
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital