Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



ACI ama GERÇEK

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KTÖS'ün ilkokullarda yaptırdığı bir anket çalışmasıyla en büyük kanayan yaralarımızdan biri olan "TC'den Kuzey Kıbrıs'a dönük kontrolsüz emek-insan akımları ve sonuçları ile ilgili " tartışma bir kez daha gündeme geldi. Bu konu bizim acı ama gerçek durumumuzu gösterir.     

   Bu köşede defalarca "disiplinsiz ve kontrolsüz emek akımlarının Kuzey Kıbrıs'taki yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini, hatta bu akımların son yıllarda refah artışına ters bir korelasyonla göreli olumsuz etkisinin de arttığından" bahsettik.

   Lakin, kabul etmemiz gereken bu işin bir de ekonomi realitesinin olduğudur. Ki, aslında bu konuda hepimiz biraz ikiyüzlüyüz. İnsan demek, ekonomi demektir aslında. Dolayısıyle, bırakın ihtiyacımız olan emeğin karşılanmasını, aslında Kuzey'e gelen bu kadar insan ayni zamanda bu coğrafyada iç talep artışı ile kendi piyasasını ve tüketim talebini yaratıyor.

   Fakat, bu akımların ekonomik getirileri-götürüleri yanında, eğitimden sağlığa, güvenlikten kültüre kadar başka olumsuz boyutları da var. Ve bunları da gözardı edemeyiz.

   Ne yazık, bugüne kadar, bu konuyla ilgili alınması gereken kararlarda genel olarak sendikalar ve iş dünyası arasında farklı yaklaşımlar var. Bunun da olması doğaldı, çünkü işin sosyo-politik tarafı olduğu kadar önemli ekonomik etkileri de vardı.

   Dolayısıyle, bu kanayan yaramıza karşı alınacak önlemlerin sosyo-politik kaygılarımızı minimize ederken, ayni zamanda ekonomiye de çok fazla olumsuz etkisi olmaması gerekir. Peki bu mümkün mü? Zor bir denklem ama eşzamanlı doğru bir önlemler paketi ile kısmen mümkün olabilir.

   Bu konuda çözüm önerileri üretmeden önce-evvelce ortaya koyduğumuz gibi- TC'den Kuzey'e dönük emek akımlarının motivasyonlarının neler olduğunu bir kez daha ortaya koyalım. Bunlar;

   -Kuzey'deki asgari ücret seviyesinin TC'ye göre yüksek olması(yaklaşık 2,5 katı)

   -Ayni dil-dini paylaşmak, kültürel yakınlık,

   -Yakın coğrafya olmamız, göreli ucuz seyahat imkanı,

   -TC ile aramızda ortak çalışma hayatı ve sosyal güvenlik anlaşması olması,

   -Ülkeye turist, işgücü (ve ailesinin) vs altında kolay ve zayıf giriş(muhaceret) standartlarının olması..vs gibi motivasyonlardır.

   Şimdi bu motivasyonlar ortadayken, yapmamız gereken akılcı bir şekilde bunlara müdahale etmektir. Bazıları elimizde değil ama bazıları kontrolümüzdedir. Dolayısıyle, onlara müdahale ederek, akımların motivasyonlarını etkileyerek, dolayısıyle akımların "kalitesini ve hacmini" etkileyebiliriz.

   Önemli olan, turizm, üniversite..vs sektörleri fazla hırpalamadan, işgücü maliyetini artırmadan, emek piyasasını fazla katılaştırmadan, bu akımların negatif etkisini minimize etmektir. Bu maksatla, muhaceret, kayıtlı yabancı işgücü, vatandaşlık..vs düzenlemelere eşzamanlı "tamamlayıcı regülasyonlara" ihtiyacımız vardır.

 

 KTTO'nun Önerisi

   İşte bu bağlamda KTTO, ilk kez bu konuda hem kontrolsüz emek-kişi akımlarının sosyo-ekonomik maliyetini azaltmak, hem de ekonomimizin rekabet gücünü artırmak(ve emek piyasasını katılaştırmamak) için makro ekonomik açıdan bana göre konuda önemli bir açılım yaptı.

   KTTO'nun bu çetrefilli konuda ortaya koyduğu vizyonu gerçekten önemsiyorum, çünkü ilk bakışta, bu sorunu "kabulü ve ortaya koyduğu çözüm vizyonu" geleneksel sermaye-işdünyası temsilcilerinin yaklaşımından farklıdır. KTTO'nun bu konudaki açılımı çok daha makro bir duruşu ve orta yol arayışını temsil ediyor.

   Geçtiğimiz pazartesi KTTO, Başbakan ve ekibi ile yaptığı toplantıda, hükümetin gündeminde olması gereken önemli makro ekonomi politika önerileri yaptı ve bahse konu kanayan yaramızla ilgili rasyonel öneriler de sundu.

   KTTO, emek(kişi) akımlarına yasakçı olmadan(emek piyasasını fazla katılaştırmadan), serbest piyasa sistemi içinde rasyonel standartlar ve filtreler koyulmasını hükümete öneriyor. Aklın yolu bir zaten...

   KTTO'da bu konuda rasyonel bir açılım yaptı ve eşzamanlı uygulanması şartı ile

   1-Sektörlere göre farklı ve objektif kademeli asgari ücretler uygulanmasını

   2-İşgücüne standartlar getirilmelisini (sertifikasyon,eğitim..vs)

   3-Yabancı işgücünün ailesini Kuzeye getirirken rasyonel standartlar ve filtreler konulmasını önerdi.

   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bir süreden beri bu konu üzerinde çalışıyor. TC tarafının da konuya sıcak baktığını biliyoruz. Lakin, bu konu umarım sadece, yabancı işgücünün ailesine (bakmakla yükümlü olduğu kişilere) getirilecek bir takım filtrelerle çözülmeye çalışılmaz.

   Çünkü, bilesiniz ki tek başına bu açılım yetersizdir ve ekonomik açıdan da yanlıştır. Tek bacaklı böylesi bir düzenleme(3) ekonomide hem maliyet artışı, hem de ekonomide sapmalara neden olur.

   Bu konuda hükümetin en büyük endişesi, asgari ücrette yapılacak sektörel ve kademeli bir politika değişikliği neticesinde, sosyal güvenlik fonunun da ortaya çıkma olasılığı olan statik(başlangıçta) gelir kaybıdır. Çünkü yabancı işgücü prim yatırımları asgari ücret üzerinden yapılıyor.

   ...Hayatta her şeyin bir bedeli vardır. Ama başlangıçta yükleneceğimiz bu maliyetin sosyo-ekonomik açıdan dinamik etkileri zaman içinde lehimize olacaktır diye düşünüyorum.

   851 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   GLOBAL KRİZİN BİZE BULAŞMA KANALLARI ve ETKİLERİ
06 Ekim 2008, Pazartesi   ALAÇATI DERSLERİ
24 Eylül 2008, Çarşamba   KUZEY'in MÜLTECİ BROKERLERİ ve EKONOMİSİ
22 Eylül 2008, Pazartesi   Global kriz ve evlere şenlik pür halimiz!
17 Eylül 2008, Çarşamba   KILAVUZU KARGA OLANIN...!
15 Eylül 2008, Pazartesi   ŞİMDİ GERÇEK MÜTEAHHİTLERİN ZAMANI
10 Eylül 2008, Çarşamba   Kamu arazilerinin (Sanayi Bölgeleri) satışı
08 Eylül 2008, Pazartesi   BELÇA'yı özelleştirin, yoksa "PEYAK" olacak
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital