Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Bariyerler durduramadı
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
AB, Talat ile temas kurmalı
Orucun zararı aşırı yemek
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bildiğiniz gibi,2008'in 4 aylık dış ticaret rakamları açıklandı ve geçen yılın ayni döneminde 442 milyon USD olan ithalatımız bu yıl ayni dönemde dolar bazında nominal % 19 artarak 525 milyon USD'ye çıktı.

Hep söylüyoruz, bilhassa son yıllarda dolar dandik para olduktan sonra ve emtia, hammadde, petrol fiyatlarında önemli artışlar varken (arz yönlü şokları), nominal bazda dolar olarak açıklanan rakamlara bakarak "büyüme ve talep konusunda yorum yapmak" doğru ve sağlıklı değildir.

KKTC ekonomisi ile ilgili ithalatla-büyüme (dolaylı olarak talep) arasındaki sıkı korelasyonu kullanarak isabetli ve sağlıklı yorum yapmak istiyorsak, mutlaka ithalat rakamlarında "kur etkisini ve emtia, gıda, petrol fiyatlarındaki artışı ithalat rakamlarından ıskonto etmeniz lazım". Hatta, talep ve büyüme hakkında yorum yapmak için ithalatta "stok etkiyi" de dikkate almamız lazım.

Aksi halde, Toplumcu Demokrasi Partisi(TDP)'nin ekonomi komitesinin geçenlerde ithalat rakamlarına sadece "nominal dolar bazlı" bakarak yaptığı hataya düşeriz. TDP'ye göre, "ithalatta bir önceki yılın aynı dönemine göre % 19 artış olmasının talepte düşüş değil, artış anlamına geldiğini ve ithalatta en büyük payın taşıt araçları ile petrolde olmasının ekonomik krizden uzak olduğumuzun göstergesi" imiş.

Tabii, TDP'nin bu açıklama ile derdi siyaseten üzüm yemek değil, bağcı dövmektir. TDP, aslında ekonomide bir şey yok, bütçede sorun var demeye getiriyor ve bunun üzerinden hükümete çatıyor. Neyse, işin o tarafı bizi ilgilendirmez ama ekonomi tarafı ilgilendirir. Bu vesileyle rakamlara bakalım.

Peki, acaba gerçekten TDP'nin ima etmeye çalıştığı gibi toplamda % 19'luk nominal dolar bazlı ithalat artışı, % 29 nominal dolar bazlı taşıt araçları ithalatındaki artış ve % 77 nominal dolar bazlı yakıt harcama artışı, 2008 Ocak-Nisan döneminde ekonomide talebin ciddi şekilde arttığını ve kayda değer bir büyüme performansının olduğunu gösterir mi?

Hayır göstermez. Niye? İzah edelim. Çünkü, ithalat rakamlarında

1-Değerli doların köpük etkisi var.

2-Arz yönlü şokların etkisi var. Yani, petrol, emtia ve hammadde, temel gıda fiyatlarında dolar bazında ciddi artışlar var.

Hade ithalatta stok etkisini geçtik, çünkü en azından gelecekte beklenti var demektir ve işletmeler önceden stok yapıyor. 2008 Ocak-Nisan ithalat rakamlarında bahsettiğimiz 2 etkinin verilere bileşik etki olarak yansıması çok açıktır, bunu görmemek için kör olmak lazım.

TDP diyor ki, taşıt araçlarına geçen döneme göre daha fazla dolar olarak para harcamışız (% 29). İyi de bildiğim kadarıyla hiç bir taşıt aracını dolar olarak almıyoruz (veya alıyorsak çok azdır), ağırlık EURO, YEN ve galiba YTL olarak alıyoruz.

Ve bu periyotta geçen döneme göre, USD/YTL ve USD/EURO-YEN para birimlerinde ortalama % 13 civarı dolar değer kaybetmiştir. Yani, YTL, EURO ve YEN dolar karşısında değerlenmiştir.

Neticede, araba ithalatına bakarak talebi yorumlamak için evvela kur etkisini ıskonto etmeli, sonra da miktar olarak kaç tane, hangi arabadan ithal ettiğimizi bilmemiz gerekir. Aksi halde, sağlıklı yorum yapamayız.

Kim bilir belki de, bu dönemde en pahalı gruptan az miktarda aldık veya pahalı iş araçları aldık? Yani, dolar dandik para olmuşken dolar bazlı bakarak yorum yapmak sağlıklı değil.

Ayni şekilde TDP, akaryakıt tüketiminin % 77 arttığını söyleyerek talebin ve büyümenin de çok iyi olduğunu söylemeye çalışıyor. Ki, bu çok yanlıştır. Bir kere petrol ve gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında neredeyse "double" oldu.

Geçen yıl bu dönemlerde petrolün varil fiyatı 50-60 iken, bu yıl aynı dönemde 90-140 USD'lerde seyrediyor. Ve bizim akaryakıt ithalatı yapanların da, bu artışı minimize edecek vadeli alımlar yaptığını da pek zannetmiyorum.

Bu durumda demek ki, akaryakıtta dolar bazlı nominal % 77'lik artış, 2008'in ilk 4 ayında talebin ve büyümenin güçlü olduğunu göstermiyor. Çünkü, miktar olarak bilmememize rağmen, rahatlıkla şunu söyleyebiliriz, "ayni miktarda petrolü, hatta belki de daha azı için daha çok dolar verdik". Yani, bir litre petrol için daha çok dolar verdik.

Neticede, TDP'nin büyüme ve taleple ilgili yorum yaparken kullandığı referans veriler yanlıştır ama ekonomideki genel talep seviyesi ve buna bağlı büyüme ile ilgili kısmen TDP ile örtüşebileceğimiz bir nokta var. O da şudur;

İthalat rakamları, genel olarak "daha çok dolar vererek, miktar olarak daha az veya çok az fazladan (veya ayni miktarda) mal aldığımızı gösteriyor". Bu kesin. Yani, rakamlar bu periyotta yüksek ve kayda değer bir "tüketim ve yatırım talebinin olduğunu göstermiyor".

YTL bazında da rakamlara baktığımızda, geçen yıl bu periyotta 617 milyon YTL olan ithalatımız % 4,7 lik nominal artışla 646 milyon YTL olmuş. Daha gerçekçi bir analiz için verilere YTL bazlı ve arz şoklarını (fiyat artışlarını) dikkate alarak baktığımızda ise kabaca şunu söyleyebiliriz;

"Evet, büyüme hızı düşmüştür, hatta buna bağlı olarak 2008'in ilk 4 ayında(miktar bazlı ve kur etkisini arındırdıktan sonra baktığımızda) reel ithalat negatife de dönmüş olabilir, ama ortada abartılı bir çöküş görünmüyor".

Sorun, çökme ve negatife geçme değildir. Sanki sert yavaşlama ve sonrasında kısmi durgunluk veya yavaş büyümenin devam ettiği veya en azından 2007 talep seviyesinin korunduğu yönünde bir görüntü var. Bilemediniz en kötüsü 2008 Ocak-Nisan döneminde hafif bir küçülme de olabilir. Bunu da kabul edebiliriz.

Ama esas gerçek şu; 2008 Ocak-Nisan dönemi,2002'den beri göreli büyüme hızı ve ekonomide tüketim-yatırım harcamalarında talep artışı bakımından "en kötü dönemi" işaret ediyor. Dikkat ederseniz, göreli talep artış hızından bahsediyorum, yani eskisi gibi her çeyrekte yüksek tempoda artarak devam etmediğinden bahsediyorum.

Özetle, kayda değer bir talep artışı yok ama mevcut talep seviyesinde de, öyle piyasanın homurdandığı kadar çok büyük bir düşüş görünmüyor, hatta sanki kıpırdanma ve dipten dönüş çabası bile var.

Tabii, bunu söylemek için daha derin analizlere ve başka verilere de ihtiyacımız var. Çarşambaya efektif talep seviyesi ve büyümeye dair daha mikro analizler yapmaya çalışacağız. Çünkü, ithalat rakamları hakikaten kafaları karıştırdı. Bu kez başka pencereden bakacağız.

   498 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"
27 Ağustos 2008, Çarşamba   ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Delikleri kapatın, yeter! Gerisini piyasa çözer
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital