|
Sen olmasaydın; Allah'ın varlığından, birliğinden, sonsuz kudret ve azametinden, dünyamızı cennete dönüştüren yüce dinimizden ve her biri bize ayrı bir haz ve fayda veren ibadetlerden nasıl haberdar olabilirdik?
Sen olmasaydın; inceliği, zerafeti, tevazuyu, güzel ahlakı kim öğretir ve bu konuda bize kim örnek olabilirdi? Halbuki Sen, güzel ahlakı yaşamak ve tamamlamak için gönderildin.
Sen olmasaydın, gönlünü hüzün ve ümitsizlik kaplamış yetimin başını kim okşar; onu kucaklayıp şefkatle bağrına kim basardı? Sen ise yetimi daima gözettin ve:
"En güzel ev; içinde yetime iyi muamele edilen evdir. En kötü ev de, yetime kötü muamele edilen evdir" buyurdun.
Sen olmasaydın, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının gökyüzünü kaplamış feryatlarını ve çığlıklarını kim dindirirdi? İffet ve fazilet timsali ve şefkat abidesi kadınlara layık oldukları şerefi ve haysiyeti kim lütfederdi? "Cennet annelerin ayakları altındadır." Buyurarak onları, hak ettikleri yüce mevkiye kim kavuştururdu?
Sen olmasaydın, ailede huzur ve saadetin esaslarını bizlere kim öğretirdi? Hanımlara hoş davranılması hakkında;
"Sizin en hayırlınız, ailelerine en güzel muamelede bulunanınızdır" buyurarak bize kim nasihatta bulunurdu?
Sen olmasaydın, kim mahlukata şefkat ve merhameti tavsiye ederek;
"Yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökyüzündekiler de sizlere merhamet etsin!" buyuruldu?
Sen olmasaydın, her türlü güce imkana sahip olduğu halde düşmanlarına bile beddua etmekten ve kahretmekten sakınarak;
"Allah'ım, bu kavmi doğru yola ilet! Ben bunların soyundan mü'min bir neslin gelmesini diliyorum!"
"Allah'ım, ümmetimi affet, çünkü onlar bilmiyorlar!" diye kim dua ederdi?
Sen olmasaydın, bizi kim af ve müsamaha ile muamele etmeyi tavsiye ederdi? Senin şu mübarek kelamın bu konuda ne kadar anlamlı;
"Sana zulmedeni affet, seninle ilgilenmeyen akrabana yardım et, sana kötülük yapana iyilikle mukabele eyle, aleyhine de olsa doğruyu söyle!"
Sen olmasaydın; boynu bükük, gönlü kırık fakir ve ihtiyaç sahiplerine kim yardım eder ve müşfik davranırdı? Sen ise fakirlere hep ikrâm ve ihsan edilmesini tavsiye ettin.
Sen olmasaydın, komşu hakkına riayeti kim tavsiye ederdi? Halbuki Sen;
"Kafir olan komşunun bir hakkı vardır. Müslüman komşunun iki hakkı vardır. Müslüman ve akraba olan komşunun üç hakkı vardır" buyurarak komşularla daima hoş ve güzel geçinmeyi tavsiye ettin.
Sen olmasaydın, kan kardeşliğinden de önemli olan din kardeşliğini bizlere kim öğretir ve;
"Sizden biriniz kendi nefsi için istediğini, mümin kardeşi için de istemedikçe kâmil mü'min olamaz" buyururdu?
Sâlât-ü selâm Sana, ey kâinâtın fahr-ı ebedisi!
Sâlât-ü selâm Sana, ey âlemlerin varlık sebebi!
Sâlât-ü selâm Sana, ey dünya ve âhiret hayatının kurtuluş vesilesi!
Sâlât-ü selâm Sana, ey günahkarların biricik şefaatçısı!
Bu akşamki Mevlid Kandiliniz mübarek olsun...
|