Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Annesini dövdü, tutuklandı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Manevi karanlıklar

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Nisan 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gecenin geç bir vaktiydi. İnsanların nerdeyse tamamına yakını uykudaydı. Bazı evlerin pencerelerinde televizyon ışığının yansımaları fark ediliyordu.

Uyuyordu insanlar; Ölü gibi... Uyumayanlar ise televizyon seyrediyordu, ölüm yokmuş gibi...

Ölümün kardeşi olan uykuya, ölüm hiç düşünülmeden yatılıyordu çoğunlukla. Ve hiç düşünülmeden uykudan kalkılıyor; gündelik hayat gerçeğin, sonsuzluğun, bekanın ta kendisi olarak yaşanıyordu. Ölümün yaşandığı evlerde bile, taziye için gelenlerin arasında, ölümü unutmak ve unutturmak istenircesine, ölüm hariç her şey konuşuluyor; ölünün en yakınları hariç mezardaki vücut soğumadan hisler soğumuş, her şey olağan akışına girmiş oluyordu. Çok değil elli yıl sonra, şu an gerçeğin peşine düşebilecek zihin olgunluğuna sahip insanların tamamına yakınının soluğu kesilmiş, üzerlerine toprak örtülmüş olacaktı. Duracaktı nefesler, damarlarda akan kan da duracaktı.

Ölümün gerçekliğini inkâr edebilen hiç kimseye rastlamamıştım bugüne kadar, rastlamak da imkansızdı. Gerçekti ölüm! Ama yaşanan gerçek ile asıl gerçek örtüşemiyor, yalnızca gerçekler, asıl gerçekleri örtüyor, alıp götürüyordu.

Uyuyordu insanlar! Hisler dumura uğramış, uyuşturulmuş gibi hissizleşilmişti. İblis ise bu gafleti kalınlaştıracak, her türlü hileye başvuruyor, her türlü dikkat dağıtma tekniğini büyük bir ustalıkla kullanıyordu. Üstüne üstlük, yalnız da değildi, insanlardan dostlar edinmişti kendine. Gaflet kalınlaşıyor, uykular derinleşiyor ve fırsattan istifade, şeytan malı götürüyordu. İblis, zamanı götürüyordu. Gerçeğe yönelmiş duyguları törpülüyordu.

Varoluş gerçeğini ve ubudiyet, kulluğu unutan insan, yeryüzünde kendini, kendi neslini helak etmek için düşmanı olduğunu fark edemediği İblis'e yardımcı olmaktan ise bir an olsun geri kalmıyordu.

"Çok uyanık olmamız şimdi elzemdir" diyenler ve insan kitlelerini peşlerinden sürükleyenler ne yazık ki en derin uykuda olanlardı.

Zihinler paraya, mala mülke boğulmuştu. Oysa insan, paranın beş para etmediği; malın, mülkün geridekilerin kavgasından başka bir fayda sağlamadığı bir sona doğru gitmekteydi. En güzel hisler, kalpler, makamların mevkilerin ardında, arasında törpüleniyor, zulümlere bulaşıyordu.

Zaman sınırlıydı. Düşünülmeden geçirilen zamanın ise yokluktan hiçbir farkı yoktu... İblisin dehşetli kıyımından yakayı kurtarmak için bu yattığımız ölümcül uykulardan uyanmamız gerekiyordu. Uyanmak ve düşünmek, neyin ortasında olduğumuzu...

Salih ÖZAYTÜRK (Zafer)

   2071 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Eylül 2008, Salı   Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili okurlar
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Berat geceniz mübarek olsun
15 Ağustos 2008, Cuma   Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..
08 Ağustos 2008, Cuma   Ağustos zaferleri
01 Ağustos 2008, Cuma   Vatan sevgisi
29 Temmuz 2008, Salı   Miraç Kandiliniz mübarek olsun
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
11 Temmuz 2008, Cuma   Kendi gitti ismi kaldı yadigâr



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital