Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni giysiler yeni bir hayat
Yeni kabine ağustosta
Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Güzeller bu çatıya güvendiler
Başkentte köşe başı keyfi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

En büyük tüketici: Devlet

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Devletin tüketim mekanizması korkunç bir mekanizmadır. Çoğu kere sessiz ve o derece tehlikeli, bazen de gürültülü ve sansasyon doludur.

Tüketicinin korunması derken aklımıza nedense hep elinde filesi ile yaşama mücadelesi veren dar gelirli vatandaş gelir. Aslında o, tüketici de değildir, sadece geçinmeye çalışan insanımızdır. Burada, bu çağrışımı yaptıran "koruma" kelimsi olmalı, yoksa asıl tüketici olan çoğu zenginin korunmaya hiç de ihtiyacı yoktur. Çünkü sistem tüketme esası üzerine kurulmuştur. Alan da memnun satan da...

Diğer taraftan en büyük tüketiciyi ise gözden kaçırırız. O da devletin ta kendisidir.

Kalitesiz bir ayakkabıyı pahalı alan bir kişiyle, gereksiz bir yatırımı bilinçsizce yapan devlet arasında tüketicilik açısından ne fark vardır?

Gerekli tedbirler alınmazsa devlet alırken, satarken, adam çalıştırırken, yatırım yaparken, ihaleye çıkarken... Tüketirde tüketir.

Tükettiği paradır, zamandır, bizzat insandır, gençtir. Geleceği daha gelmeden tüketir.

Devletin tüketim mekanizması korkunç bir mekanizmadır. Çoğu kere sessiz ve o derece tehlikeli, bazen de gürültülü ve sansasyon doludur.

İşe mahsul alımlarından başlayalım. Devlet üreticiden her mevsim mal alır. Bu buğdaydır, arpadır, limondur, portakaldır, patatestir... fark etmez. Mahsul az olur, şikayet ederiz, çok olur, koyacak yer bulmayız, silo yoktur toprağa gömeriz, depo yoktur, muhafaza edemeyiz. Daha da olsa denize dökeriz. Sonuç üretim kaybıdır, ithal ikamesi ve ihracat kaybıdır. Yani israftır, zarardır, enflasyondur.

Mahsulün, taşınması, paketlenmesi, pazarlanmasında da benzer şeyler yaşanır. Gerekli tedbirler alınmazsa ürünler daha tüketiciye sunulmadan önce "tüketilir" israf edilir.

Diğer taraftan hatalı eğitim politikaları ile gençler tüketilmektedir, gelecek tüketilmektedir. Yetersiz eğitimle "daha kaliteli" eleman yerine "daha çok" eleman yetiştirme sevdası ile yetiştiği sanılan yetersiz elemana milyarlık yatırımların, ihalelerin kaderleri terk edilmektedir. Kazara yetişen çok kabiliyetli gençlerin, geleceğin uzmanlarına sahip çıkılamadığı, istihdam edilmediği için pek çok kıyametli eleman, dahilde özel sektör firmalarına, hariçte yabana kuruluşlara beyin göçüne zorlanmaktadır. Devlet bir bakıma insan ve zaman tüketmektedir.

Bu misallerin sayısını ne yazık ki sağlık, tarım, sanayi gibi pek çok sektör için de artırmak mümkündür. Fonlar, özel idareler, belediyeler için de aynı şeyleri söylemek kabildir, mümkündür. Bu müesseselere büyük yetkilerin tanınması, cesur ve olumlu bir adım olmakla beraber, yetki kadar, sorumluluk yanında takip ve kontrol mekanizmalarının da iyi oturtulması ve çalıştırılması gerekir.

En büyük tüketici devler daha fazla "tüketmeden" enflasyon canavarına teslim olmadan, teşhis, tedbir ve tedavide kusur işlememek şarttır.

Sonuç olarak, en büyük tüketici devletin tüketim faaliyetlerine kesilecek faturanın muhatabı millet olacağı için, çarenin de milletten gelmesi tabii olacaktır. Bunun yolu inançtan, eğitimden, şuurlanmadan ve son olarak da sandıktan geçer.

   1038 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
11 Temmuz 2008, Cuma   Kendi gitti ismi kaldı yadigâr
04 Temmuz 2008, Cuma   Mübarek Üç Aylar
03 Temmuz 2008, Perşembe   Regaib Kandiliniz mübarek olsun
27 Haziran 2008, Cuma   İnanç krizi nedir?
21 Haziran 2008, Cumartesi   Dünyada rahat yoktur
13 Haziran 2008, Cuma   Yabancılaşan komşular
06 Haziran 2008, Cuma   Rahim duvarına yapışan çekirdek
30 Mayıs 2008, Cuma   Kaç yaşında ölmek istersin?
23 Mayıs 2008, Cuma   GOD IS BACK BATI'DA ALLAH'A DÖNÜŞ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1971 1.2055
1 STERLİN 2.3775 2.3952
1 EURO 1.8759 1.8891



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİTİK GÖRÜŞME

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar 25

Akay Cemal

Hadi kolay gelsin! Ama...

Ahmet Tolgay

Suda bireysel çözümler...

Bilbay Eminoğlu

Haydi hayırlısı

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

SİSTEMİN BİZE KAYBETTİRDİKLERİ

Sevilay SADIKOĞLU

İçimizden biri: Arif Albayrak

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Suç ve ceza

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

MESLEK SEÇİMİ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Basın yoluyla müzakere (1)

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

RUM SİYASİLERDEN AL DOĞRU HABERİ

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Su Kıtlığı Üzerine

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital