Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

LOKMACI'DA SONA DOĞRU GİDERKEN

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Uzun zamandır yılan hikayesine dönen Lokmacı'da bu aşamaya gelinmesi, mutluluk verici. Artık kapının açılması için gün sayılma noktasına gelindi.

   Ve yaklaşık yarım asırdır, bir şehri ikiye bölen sınırın, iki toplumun karşılıklı geçişine açılması için belediyeler, yoğun bir çalışma içinde.

   Lokmacı kapısının açılması, yeni bir dönem için çalışmalarına başlayan Talat ve Hristofias'ın da ellerindeki ilk somut sonuç olacak.

   Lokmacı, Avrupa'nın bölünmüş son şehrindeki sınırları gevşetecek özel bir öneme sahip.

   Ve şüphesiz, açılışıyla yeni dönemin de simgesi haline gelecek.

   Yeni dönemin önemli gelişmelerinden biri de Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Kuzey Kıbrıs ziyareti ve bu ziyarette verdiği mesajlardı.

   Son olarak, Lokmacı'nın açılışı ile ilgili, açık bir şekilde Türk tarafı, tek başına inisiyatif üstlenerek, köprüyü kaldırıp, kapıyı açma taraftarıyken, askeri cephe, bu niyet karşısına frene basmıştı.

   Daha da ötesi, Türkiye dönüşünde, "askeri kanatla bu konuyu konuşmadık" diyen Cumhurbaşkanı'nın sözlerine karşılık Büyükanıt, bunu yalanlamıştı.

   Ve daha da ileri giderek, "biz Cumhurbaşkanı'na yetkinin kimde olduğunu izah ettik" demiş, anayasanın geçici 10. maddesine çevirtmişti, bütün gözleri.

   Önce yetki krizi, ardından yaşanan tokalaşma gerginlikleri ve Türklük tartışmaları, hala taze olarak duruyor hatıralarda.

   İşte Büyükanıt, bu taze hatıralar akıllardayken ve Türkiye'de de gündemin hayli gergin olduğu, ama burada da iyimserlikle başlayan bir yeni sürecin hemen başlangıcında geldi adaya.

   Ne var ki, açıklamaları, bu kez Talat'a destek verir nitelikte, sıcak mesajlardı.

   Büyükanıt, sivil kıyafet içinde, Lokmacı kapısını ziyaret etti.

   Uğruna köprüler kurulup zor yıkılan, ciddi krizler yaratan Lokmacı kapısını.

   Büyükanıt, burada, çalışmaları izledi, halkı selamladı ve sıcak bir gülümsemeyle bölgeden ayrıldı.

   Şüphesiz, özellikle bir süredir Rum basınında yer alan, "asker sorun yaratıyor" haberlerini yalanlaması ve geçmiş tartışmaların geride kaldığı mesajını vermesi açısından, önemliydi bu ziyaret.

   Tabii, Cumhurbaşkanı Talat'ın pozisyonu ve bir görüşme sürecine girildiği dönemde, elini güçlendirmesi açısından da anlamlıydı.

   Büyükanıt, dün adadan ayrılırken düzenlediği basın toplantısında da Lokmacı konusuna değindi. Bu kez, "Lokmacı'nın açılmasının, KKTC makamlarının bileceği bir iş olduğunu söyledi.

   Ama, "bizim de sorumlu olduğumuz bir bölge var, oradan da geri adım atmamız söz konusu değil" uyarısını da ihmal etmedi.

   Büyükanıt, Osmanlı'dan günümüze kadar tarihi anlattığı konuşmasında, Talat ve Hristofias arasındaki görüşmeleri değerlendirirken de dikkat çekici bir cümle kurdu.

   "Konu diplomatiktir. Benim asker olarak konuya girmem doğru değildir. Ama sorunlar karşısında konuşulması, medeni ve önyargsız bir şekilde tartışılması da önemlidir" dedi.

   Gelişinden gidişine kadar, adil ve kalıcı bir barışın altının doldurulup, kamuoyuna anlatılması gerektiğinden bahseden Büyükanıt, TSK'nın da bir çözüm anlaşmasının hemen ertesi günü değil, ama, güvenliğin tesisini gözlemleyerek, çekilmesinin gündeme geleceği mesajını verdi.

   Farklı niyetlerle bu mesajlar, farklı şekillerde yorumlanabilir. Ama Büyükant'ın tavır ve üslubuyla, sadece Talat'ın değil, gelişinden üzgün olduğunu söyleyen Hristofias'ın da pozisyonunu rahatlatacak bir noktada durduğunu söylemek mümkün.

   Büyükanıt, satır aralarında uyarılarını, yaptırım gücünü ve pozisyonunu hatırlatmayı ihmal etmedi.

   Bunu da unutmamak ve gözardı etmemek gerekiyor.

   Umalım ki, bu mesajlar, fotoğraf karelerinden de öte, bundan sonraki dikenli konularda da geçerliliğini koruyacak pozisyonların habercisi olsun.

   Şimdilik öyle görünüyor.

   İki lideri, kapsamlı görüşmeler için masaya oturtacak süreç çalışıyor.

   Sıcak mesajlar yanında, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ilişkilerinden sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum başkanlık danışmanı Yorgo Yakovu.'nun çalışmalarından çıkan sonuçlar da umut verici.

   Teknik komitelerin gündem belirleme çalışmaları sürerken, 7 Nisan'da fiili olarak çalışmaya başlanması bekleniyor.

   Bütün bu olumlu gelişmler, Talat ve Hristofias'ın hanesinde olumlu birikimlerdir.

   Ve bu gelişmeler, yarattığı olumlu hava yanında, aslında başlayan bu yeni sürecin, ne kadar müstesna bir süreç olduğunu da vurgulaması açısından dikkat çekicidir.

   Bugün, olumlu ve işler başlayan bu sürecin ileriye götürülüp, bir anlaşma ile sonuçlandırılması, herkesin borcu ve sorumluluğudur.

   Özellikle, bugüne kadar çözüm yolunda biriktirdikleri kötü puanlar altında ezilen, UBP ve DP'nin, bugünlerde iç politikada da zor günler yaşarken, mevcudiyetlerine, bu sürece katkı sağlamak ile sağlamamak arasında yapacakları seçimin büyük getirisi, ya da götürüsü olacaktır.

   Bugün, iyi bir rüzgarla başlayan bu sürecin yaşaması ve sonuçlanması, geleceğin belirleyicisi olacaktır.

   O yüzden, çözüm karşıtı, ya da yanlısı bütün unsurların, bu sorumluluk bilinciyle hareket etmesi dünden çok daha önemlidir.

   

 

   592 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   İRADE ve ÖDEV
04 Eylül 2008, Perşembe   ONLAR BENİM İÇİN SADECE TALAT ve HRİSTOFİAS
15 Ağustos 2008, Cuma   ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?
14 Ağustos 2008, Perşembe   CTP'NİN KURTULUŞU ÇÖZÜM
13 Ağustos 2008, Çarşamba   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI
12 Ağustos 2008, Salı   HASSASİYETLERİMİZ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI ve TIP FAKÜLTESİ ISRARI
10 Ağustos 2008, Pazar   ÜNİVERSİTE SORUNSALI İÇİNDEKİ TIP FAKÜLTESİ
08 Ağustos 2008, Cuma   ÜNİVERSİTE SORUNSALI
07 Ağustos 2008, Perşembe   TURİZMDEN KARAPARAYA BİR DEVLET HİKAYESİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital