Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

GREV, EĞİTİM ve EĞİTİMDE SİYASET

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KTOEÖS'ün orta dereceli okullarla LAU'de paralel olarak yürüttüğü grev üzerindeki tartışmalar, gündemdeki yerini koruyor.

Ancak, 19 Mayıs kutlamalarının ardından grev de tartışmalar da farklı bir eşik atladı.

Kutlamaların, grev yüzünden, sadece kortej yürüyüşü ile sönük geçmesi beklenirken, bakanlık inisiyatifinde provalarını gerçekleştiren öğrenciler, greve rağmen, kutlamalara katıldı.

KTOEÖS ise, güne olan bağlılığını dile getirmek için, Atatürk Büstüne yürüyüş düzenledi.

Ne var ki, kalabalık bir öğretmen kadrosuyla yapılan yürüyüşe rağmen, bu maçta, sendika hükümete bir sıfır yenik düştü.

Üstelik, Başsavcılığın dün yaptığı, bakanlık tezlerini onaylayan açıklama, sendikanın aleyhine bir gol daha yazdı.

"Yenmek" ve "maç" kelimeleri, karşılıklılık esasında yarışı simgeler.

Günlük dilde, benzetmeler adına kullanılmasını çok sevmesem de bir haftayı aşkın bir süredir devam eden grev ve etrafındaki tartışmaları, ancak bu benzetmeler açıklayabilir diye düşünüyorum.

Ama ne yazık ki, bu maçta üçüncü bir taraf daha vardı!

Öğrenciler.

Ve en fazla mağdur olan da bu iki cepheli kavgada, kimsenin üzerinde durmadığı eğitim haklarını kaybeden öğrenciler oldu.

Eğitim Bakanlığı, her ne kadar, "ders mağduriyeti yaşanmayacak" dese de yıl boyunca ders yapılan gün sayısının, neredeyse yapılmayıp grevde olunan gün sayısına eşdeğer düştüğü bir ortamdır, esas mağduriyet.

Ve taraflar bu mağduriyeti ortadan kaldıramadılar.

Çünkü bu süreçte taraflar, eğitim üzerinden siyaset yaptılar.

LAU'de yaşanan işten çıkarmalar ve ortaya çıkan fotoğraf, hükümet açısından oldukça olumsuz bir tabloydu.

Sendika, hükümetin buradaki dezavantajını, "faşist CTP" söylemi üzerinden sürdürmeye çalıştı. Ancak hem içerdeki bazı farklı sesler ve orta eğitimdeki grevin temel sebebinin, LAU olduğuna dair çeşitli eleştiriler, hem de sendikanın yanlış tavırları, süreci sendika aleyhine yoğunlaşan eleştirilerden alamadı.

Sendikanın argümanları, ikna edici tondan uzaklaştıkça, LAU'deki grev üzerindeki kamuoyu ilgisi de ciddi anlamda törpülendi.

Özellikle 19 Mayıs'ta "sendika grevde değildi, öğretmen kendi iradesi ile törenlere katılmadı" açıklamaları, sendikanın kendi içinde de en fazla tartışılacak konulardan biri olacak, sanırım.

Şimdi hükümet, sendikayı biraz daha köşeye sıkıştırmasının da verdiği güçle, bekleme seçeneğini kullanmaya devam ediyor.

Zaten sendika içinde iş kolu sendikacılığı ve bu yöndeki örgütlenme alanlarına dair çeşitli sıkıntılar olduğu, bilinen birşey.

Geçtiğimiz günlerde KTÖS, sendikayı, iş kolu sendikacılığı adı altında aidat toplama hassasiyetinde, yayılımcılık sağlamakla eleştirmişti. Şimdi bu tartışmalar yanında, maaş kesintileri ve grev ödemeleri de işin içine girince, sendikanın biraz daha zor duruma düşmesi bekleniyor olabilir.

Ancak, şu bir gerçek ki, bütün bu yaşananlar, bize eğitim üzerinden ne kadar kolay siyaset yapıldığını gösteriyor.

"Biz getirdik götürmesini biliriz" diyen sendika ile güç yarışına giren bir hükümet var ortada.

Arada ezilen ise, öğrenciler.

KTOEÖS dün düzenlediği basın toplantısında, grevin bugün de devam edeceğini duyurdu.

Talep ise yine aynı.

Kıdem tahsisatları için 25. maddenin tekrar yerine konması.

Ama tam da grev duyurusunun ardından Başsavcılık, sendikanın karşı olduğu uygulama ile ilgili görüşünü açıkladı ve Bakanlığın uygulamasında çok özetle, usulsüz duruma rastlanmadığını, tahsisatların ödenmesi için gerekli yasal zeminin mevcut olduğunu açıkladı.

Yani aslında hükümetin dediği gibi sendikanın bir bardak suda fırtına kopardığını söylemiş oldu.

Ne var ki, başsavcılık görüşü kendisine iletilen sendika yönetimi, Başsavcılık görüşünde, "yasadaki tanımların muhtelif yorumlara mahal vermeyecek şekilde düzenlenmesinin yasa tekniği açısından daha yararlı olacağı kanaatindeyim" ifadesinin de yer aldığına işaret ederek, Bakan Öztoprak'tan konuyu bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısına götürmesini istedi

Eğitim Bakanı'nın ise, "yeterli hazırlığım yok" diyerek, bugünkü Bakanlar Kurulu'na konuyu götürmeyi reddetmesi üzerine, grev bugün de devam etti.

Sendikanın bundan sonra ne yapacağı merak konusu.

Ama tam da bu noktada, yaşanan son tartışmalar üzerine, görüşlerini paylaşmak için elektronik posta gönderen velilerden biri, çok konuşulan 25. madde ile ilgili hükümet ile sendika arasındaki tartışmaları açık bir dille özetliyordu.

Adı bende olan bu elektronik postayı sizlerle de paylaşmak istiyorum;

" ... Üzerinde fırtınaların koparıldığı 25.Maddede yer alan "Kıdemli Öğretmen" tefsirinin kaldırılmasına rağmen bundan etkilenen 11 öğretmene bunun gerektirdiği tahsisat bu güne kadar eksiksiz ödenmiştir. Kaldırılması hukukçuların verdiği görüş doğrultusunda idi ama buna rağmen bu ödeme yapıldığı halde grev devam etmektedir. Bu madde kaldırılırken amaç neydi öyleyse? Yasalar belli amaçlar doğrultusunda yapılır ve bu yasa da yapılırken de hedef kademe ilerlemesi duran öğretmenin önünü açmaktı. 2005 yılında "Kıdemli Öğretmen" tahsisatı bu amaçla yapılmış ama "tahsisat" emekliliğe yansımadığı için, 2006 yılında sendikanın isteğiyle emekliliğe de yansıyacak şekilde bu durum daha da ileriye götürülmüştür. Ayrıca yapılan artış emekliliğe de yansıtıldı ve bu statüye giren öğretmenlerin de ayrıca ders saatleri azaltıldı. Bu yasa ile öğretmen A ve B tipi öğretmen olarak adlandırılıp 20 yılını dolduranlara bu hak verildi.

Bu değişiklik KTOEÖS'nın bilgisi dahilinde 2006 protokuluna konuldu. Kendileri bu protokala imza koymasa da diğer sendikaların imzası ile hayat bulan bu protokolun tüm kazanımlarından KTOEÖS üyeleri de yararlandı. Bu durum 2006'dan itibaren bilinmekteydi!

Şu andaki durum aslında "gasp" değil hakların daha da ileriye götürülmesidir. Emekliliğe de maaş artışının yansıması ve ders sayısının azaltılması 2005'teki durumun geliştirilmesi iken ayni amaçla yapılıp daha ileri haklar verilen 2006'deki yasa uygulanırken 2005'teki tahsisatın kaldırılması hukukçuların verdiği görüş doğrultusunda yapılırken, herşeye rağmen bunun ödenmesi iyi niyet göstergesi değil midir?

Konu artık hukuka yansımıştır. Sendika mahkemeye başvurmuştur. Bu konu çözülene kadar maaşlar ve tahsisatlar ödendiği halde keşke öğrenciler rehin alınmadan, herkes birbirine düşmeden, kırılmadan medeni bir tartışma süreci yaşasaydık diye düşünüyorum..."

Bizim hem eğitim anlayışımızı, hem de bugün gelinen bu ortamda, sendikal anlayışlarımızı kesinlikle tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.

   460 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE
13 Haziran 2008, Cuma   NÜFUS ve RAKAMLARIN ÖTESİNDEKİLER
12 Haziran 2008, Perşembe   AZINLIK HALİ
11 Haziran 2008, Çarşamba   YENİ KATLİAM BÖLGESİ İPSARO



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital