Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Altın adam Ramazan
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BU REZALET NEREYE KADAR?

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünya Çevre Günü romantik etkinliklerle kutlanırken, yaşadıklarımız, Kuzey Kıbrıs'ın çevre bilinci ve çevre koruma anlayışı açısından, ne kadar rezil bir durumda olduğunu ortaya koyuyor.

İlk kez, çevreden sorumlu bir bakanlık yaratılmasına rağmen, yaşadığımız çevre felaketi, her geçen gün daha da büyüyor.

1 Haziran itibariyle başlayan Çevre Günü için etkinlikler düzenlenirken, en ciddi çevre sorunlarından biri olan Dikmen Çöplüğü hala yanıyordu.

İki günde ancak kontrol altına alınan çöplükteki yangından sonra açıklamalara baktığımızda ise, anlayışımız, en çıplak haliyle ortaya çıkıyor.

Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğulları, yaptığı açıklamada, bölgede bir yetki karmaşası olduğuna dikkat çekerek, yapmayı planladığı projelerde hükümet engeliyle karşılaştığını söyledi.

Yangın sonrası açıklama yapan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen de yetki karmaşasından dem vurarak, ihaleyi kazanan şirketin iş yapmadığını açıkladı.

Ne olursa olsun, ortada yıllardır kangren olmuş bir sorun dururken ve çıkan yangınlar, halk sağlığını en ciddi noktada tehdit etmeye devam ederken hala yetki karmaşasından bahsedilmesi, kabul edilebilir değildir.

Hele bir bakanın, ihaleyi kazanan şirket karşısında bir acizlikle, son noktada "sözleşmeyi feshetmeye çalışıyoruz" diyememesi gerekiyor.

Bu konuda konuşan uzmanlar, çıkan dumanın başta kanser olmak üzere, birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığını söylüyor.

Çünkü yangınla birlikte oldukça geniş bir bölge, zehir solumaya devam ediyor.

Yangın bittikten sonra bile, şu anda soluduğumuz hava, dünden çok daha sağlıklı değil, uzmanlara göre.

Ama yetkililer, topu birbirine atmaya devam ediyor.

Çevre gününe girerken, bin tane ağacın yok olmasına sebep olan yangının külleri vardı, Çamlıbel'de.

Sebep, bölgede yapılan kaynak çalışması sırasında sıçrayan kıvılcımlar.

İnsan eliyle bu kadar hoyratça, bu kadar vurdumduymazca nasıl harcanabilir ki, doğal zenginlikler?

Biz çevre günü etkinliği diye, küresel ısınmaya dikkat çekmek adına, bisiklet gezintisi düzenlerken, küresel ısınmanın önündeki en önemli koruyuculardan biri olan ormanları, hiç uğruna harcıyoruz.

Kimsenin sesi çıkmıyor!

Vurdumduymazlık uğruna kaybettiğimiz ormanlar bir tarafa, kontrol dışı inşaat patlaması yaşanırken, aslında Türkiye için duymaya alıştığımız, orman mafyaları ile ilgili de çeşitli duyumlar aldıklarını söylüyor, çevre örgütü temsilcileri.

Çıkan yangın sonrasında orman özelliğini kaybeden ve kısa sürede unutulan yerler, yeni inşaatlar için kullanılacak endişesi, büyüme sürecinde.

Doğal zenginlikler özel koruma yasaları ile korunmaya çalışılırken, kalkınma adı altında yapılaşmaya verilen izinler, çevre tahribatının boyutlarını büyütmeye devam ediyor.

Karpaz bölgesine götürülen elektrikle, bir taraftan yüksek gerilim hatlarının doğal yangınlara sebep olacağı tehlikesine dikkat çekiliyor, koruma yasalarının tatmin edici boyuttan uzak olması, endişeleri besliyor.

Aylarca yılan hikayesi gibi tartışılan konu, şimdi unutulma aşamasında, ama Altın Kumsal ile Milli Park alanı için endişeler hala canlı.

Bunlar tartışılırken, dünyanın ender güzellikleri arasından anılan bir başka doğal zenginlik olan Alagadi ile ilgili benzer endişeler dile getiriliyor.

Devlet eliyle yapılan yol çalışmaları, anıt niteliğinde olanlar dahil, binlerce zeytin ve harup ağacının yok edilmesine yol açıyor.

Tükenmekte olan ardıç ağaçları, özellikle Karpaz bölgesinde doğranarak, çit niyetine kullanılıyor.

Hükümet ile Lefkoşa Belediyesi, borç sorununu çözemediği için parklar, elektriksiz ve susuz olarak kurumaya terk ediliyor.

Bu liste daha uzayıp gidebilir, ama, bu köşe, maalesef yaşanan çevre felaketinin özetini yapabilmeye yetmiyor.

Biz, ne bireysel, ne de toplumsal olarak, elimizdeki doğal zenginliklere sahip çıkma bilincini maalesef geliştiremedik. Hal böyle olunca da yaşananlar, doğal kabul edilebilir, ya da "romantikler" sınıfında değerlendirilen çevrecilerin tepkileri ile sınırlı kalır.

İşte böyle bir ortamda da ilk defa çevre için bir bakanlık ayrıldığına sevinirken, hükümetteki ÖRP, çıkıp "parti içi dengeler adına" Çevre Bakanı'nı değiştirdiğini açılayabilir.

Çevresel sorunlar karşısında aciz kaldığı için değil, sırada bakanlık bekleyenler olduğu için nöbetleşe oluşturulan bir bayrak yarışı sanki bu.

Oysa doğru icraatlar desteklenip, sürdürülebilir çabaların çoğaltılmaya çalışılması gerekir.

Tabii amaç icraat ise amaç hizmetse.

Amaç politika olduğu ve çevre politikaya terk edildiği sürece, bu alandaki sorunlarımız çoğalmaya devam edecektir.

Rezaleti o kadar normalleştirmişiz ki, artık üzerinde bile konuşmuyoruz.

Dünyada acaba nerede, bakanlıklar nöbet usulü çalışır?

Ama bu ülkede, çevre bakanı, göletler kururken, ormanlar yanarken, ağaçlar katledilirken, küresel ısınma ile eş orantılı büyüyen su sorununa, "kana kana su içmeyin" diyerek çözüm yolu önerebiliyor.

İşte yine bir çevre haftası, yine karşımızda dağ gibi sorunlar ve yine haberlerde icraat yerine göstermelik kutlamalar.

   549 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ağustos 2008, Cuma   ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?
14 Ağustos 2008, Perşembe   CTP'NİN KURTULUŞU ÇÖZÜM
13 Ağustos 2008, Çarşamba   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI
12 Ağustos 2008, Salı   HASSASİYETLERİMİZ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI ve TIP FAKÜLTESİ ISRARI
10 Ağustos 2008, Pazar   ÜNİVERSİTE SORUNSALI İÇİNDEKİ TIP FAKÜLTESİ
08 Ağustos 2008, Cuma   ÜNİVERSİTE SORUNSALI
07 Ağustos 2008, Perşembe   TURİZMDEN KARAPARAYA BİR DEVLET HİKAYESİ
06 Ağustos 2008, Çarşamba   KUMAR BU ÜLKEDE BUZU DONDURUYOR
04 Ağustos 2008, Pazartesi   2009'da ÇÖZÜM BEKLEYENLER YENİLİKÇİ DAVRANMAK ZORUNDADIR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital