Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk"
Trafikte 894 sürücü rapor edildi

YORUMLANANLAR
Avcılar eyleme gidiyor [2]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [4]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [1]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [2]
Hükümet yazı görmez [5]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [2]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]
Geri döndü [9]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [5]
ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR [2]
Çağın vebası AIDS [1]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [2]



SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Kıbrıs sorununun özü, affetmek aslında.

   Ölümü affetmek.

   Öldürmeyi ve öldürülmeyi affetmek.

   Geçtiğimiz gün, Kıbrıs Gazetesi'nden Aral Moral'ın, Lefkoşa Eski Belediye Başkanı Kutlay Erk ile yaptığı röportaj, oldukça düşündürücüydü.

   45 yıl boyunca kayıp olan babasının kemiklerine ulaşan Erk, yaşadığı duyguları paylaştı içtenlikle, bu röportajda.

   45 yıl sonra babasını bulan bir kişi olarak değil, 45 yıl boyunca babasını görememenin acısını yaşayan, 11 yaşında bir çocuk olarak da konuştu biraz.

   Kayıplar, en acı yüzlerinden biri, Kıbrıs sorununun.

   Şimdi yapılan kazılarda bulgulara ulaşılması ve neredeyse yarım asırdır bilinmezlik içinde bekleyen ailelere somut bir ölüm verilmesi, meselenin önemli bir aşaması.

   Çünkü yıllarca özellikle, Güney Kıbrıs'ta kayıplar ölmüş olarak kabullenilmedi.

   Oysa ölümü kendi halinde bile kabullenmek çok zorken, bu kişilerin duyguları, politik malzeme yapıldı.

   Bugün iki toplum arasında kontrollü geçişleri başlayan Lokmacı sınırında, bu duyguların istismarının en çarpıcı şekillerinden biri yaşanıyor.

   Ellerinde kayıp olan yakınlarının fotoğraflarını tutanlar resmediliyor, savaşın en acı yüzleriyle birlikte.

   Ve bu acılar kendi tekeline alınarak, düşmanlaştırılıyor, karşı taraf.

   Tıpkı bizim de çeşitli şekillerde yaptığımız gibi.

   Biliyoruz ki, Kıbrıs küçük olsa da yaşadığı acılar büyük oldu.

   Röportajda Kutlay Erk, babasının nasıl öldüğünü bilmek istediğini, ama kimin öldürdüğünü bilmek istediğinden emin olmadığına vurgu yapıyor.

   Ve mutlaka, Kıbrıs'ta da bir hakikat komisyonu kurulsun, ancak, kişiler hakkındaki bilgi, gelecek nesillere bırakılsın diyor.

   Gerekçesi de yaşanacak olan duygusal patlamanın, barış ortamına zarar verme olasılığı.

   Kıbrıs'ta da mutlaka gerçeklerin açıklıkla ortaya dökülüp geçmişle hesaplaşılacak komisyonlara ihtiyacımız var. Bu komisyonların, nasıl ve ne şekilde çalışacağı ise, konun uzmanları tarafından belirlenebilir.

   Toplumların psikolojileri üzerinde yaptığı araştırmalar ve dünyada sorunlu bölgelerle yaptığı çalışmalarla, iki kez Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen Kıbrıslı Türk Psikanalist, Prof. Dr. Vamık Volkan, toplumların sağlıklı yas sürecini mutlaka yaşaması gerektiğini söylüyor.

   Savaşlar yaşamış olan ülkelerde, yönetim erkini elinde bulunduran, ya da bu erke aday olan kişilerin de bu tamamlanmamış yas süreçlerinden prim yaptıkları tespitinde bulunuyor, Volkan.

   Yani, aslında siyasetçiler, toplumların yaşadıkları travmaları besleyerek, koltuklarını koruyorlar.

   Korkutarak ve diğerini ötekileştirerek besledikleri milliyetçilik duygusu üzerinden prim elde ediyorlar.

   Ve toplumların travmaları da sürekli olarak, yeniden üretilerek gelecek kuşaklara aktarılıyor.

   O yüzden mesela, aşırılıkları ile dikkat çeken milliyetçi gençler yetişiyor.

   İşte biraz da bu beslenen travmaları tamir edebilmek adına tuttuğumuz yas sürecini sağlıklı olarak sona erdirip, sağlıklı bir zemin yaratmak adına da ihtiyacımız var, hakikat komisyonlarına.

   Kutlay Erk, bu travmaları birebir yaşamış bir kişi olarak, endişelerinde haklı olabilir.

   Ama ben hiçbirini yaşamamış, ancak, yaşayanlardan miras aldığım bu travmayı daha fazla taşımak ve çocuklarıma aktarmak istemiyorum.

   Mutlaka bir yerden başlamalı ve geçmişle hesaplaşmalıyız.

   Kıbrıs'ta yaşadığı acılar altında ezilenlerle, miras aldıkları acıların yüküyle ezilenler yapacak çözümü. O yüzden her iki kuşağın da sağlıklı olması gerekiyor.

   Acılarımızı karşılıklı olarak görmeye ve bunları affetmeye ihtiyacımız var, birlikte ortak bir alan yaratmak için.

   Kutlay Erk, Kıbrıs'ta çözüm süreçlerine destek veren kişilerden biri olarak,"benim annem okumuş yazmış bir kadın değildi ve her zaman için annem, "Eşimi EOKA'cılar öldürdü" dedi. Yani "Kıbrıslı Rumlar öldürdü" demedi" sözlerine özellikle vurgu yapıyor, röportajda.

   Yoksa kaybeden sadece biz, öldüren sadece Onlar olursa, bilincimizde öfkelerimiz büyümeye ve mirasımız olmaya devam edecektir.

   Kıbrıs'ta sayısız savaş suçu da işlenmiş ve bütün yaşananlar, "savaşta her şey mubahtır" diyerek, tarihin karanlık sayfalarına aktarılmıştır.

   Biz, kendimizi ve birlikte kaç nesli de yazdığımız resmi tarihle besleyerek, bugünlere geldik.

   Şimdi, mutlaka bir çözümü taçlandıracak olan, karşılıklı affetme konusunda atılacak olan adımlardır.

   423 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Aralık 2008, Salı   AYTUĞ ÖLDÜ!
29 Kasım 2008, Cumartesi   BU KADARINA DA PES ARTIK!!!
28 Kasım 2008, Cuma   EROĞLU'NDAN TALAT'A GERÇEK DEĞİŞİM!
27 Kasım 2008, Perşembe   DEVLETİN FOTOĞRAFI CEZAEVİ
26 Kasım 2008, Çarşamba   AĞBİ SEN GERÇEK KIBRISLI MISIN?
25 Kasım 2008, Salı   ANNE BABALIK
22 Kasım 2008, Cumartesi   SUÇLU KİM?
21 Kasım 2008, Cuma   BABALARINA BENZEYEN NESİLLER
20 Kasım 2008, Perşembe   AMERİKA NE KADAR SESSİZ KALACAK?
19 Kasım 2008, Çarşamba   SEBEPSİZ BİR ÖLÜM KARŞISINDA SİZ NE DERDİNİZ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK

Hasan Hastürer

Partiler gücü oranında zarar da verir...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Dubai'den mesaj var: Oradaki Türklere ...

Ahmet Tolgay

Devlet ve belediye malı, deniz mi?...

Bilbay Eminoğlu

Bu adaletsizlik, daha ne kadar sürecek?...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Gidişat nereye?

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

AYTUĞ ÖLDÜ!

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital