|
Beklenen gün geldi çattı nihayet...
Cumhurbaşkanı Talat'la Rum yönetimi başkanı Hristofyas, bugün bir araya gelip, kapsamlı müzakerelere başlamak için tarih belirleyecek.
Büyük bir olasılıkla bu tarih 1Eylül olacak.
Yani Dünya Barış Günü..
Zaten iki lider bu konuda, sonradan açığa çıkan gizli bir mutabakata varmıştı.
Tarihin belirlenmesinin yanında bugün ayrıca, teknik komitelerin çalışmalarını değerlendirecekler, güven yaratıcı önlemleri konuşacaklar.
Cumhurbaşkanı Talat umudunu koruyor...
"Yıl sonuna kadar çözüm olabilir" diyor.
Zor ama inşallah diyelim.
Tesadüfe bakın; zor geçeceğine hiç kuşku bulunmayan müzakerelerin arifesinde (Tabii eğer 1 Eylül'de başlarsa) Cumhurbaşkanı Talat'la eşi Oya Hanım zor ve heyecanlı bir gün yaşayacak.
31 Temmuz'da kızları Ayşenur'u evlendiriyorlar...
Tunuslu Rauf Zrilli ile.
Talat, "müzakereler gibi bu da heyecanlı ve zor bir iş" diyor.
Ama hemen ardından ekliyor:
"Kız evlendirmek kolay değil ama tabii onların mutluluğunu istiyoruz."
Herhalde düğüne Hristofyas da davetlidir.
***
Cumhurbaşkanı Talat dün Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, bir soru üzerine önemli bir noktanın altını çizdi.
"Hristofyas'la varacakları olası bir çözümün Annan planı gibi yine referanduma götürüleceğini, bunun Birleşmiş Milletler'in en temel ilkelerinden biri olduğunu" söyledi.
Bunun üzerine sorunun arkası geldi:
"Annan planını kabul eden Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği'nin bazı vaatlerini yerine getirmemesi nedeniyle yeni bir referandumda çözüme daha az destek vermesini bekliyor musunuz?"
Talat'ın yanıtı gerçekçi oldu:
-Mümkündür. Nasıl bir anlaşma yapacağınıza bağlı. Eğer halkı memnun eden iyi bir anlaşma yaparsanız yüzde 75 oy da alırsınız."
İşte bütün mesele bu...
Ortaya nasıl bir anlaşma çıkacak.
Ve keşke istediğimiz gibi bir anlaşma yapma elimizde olsa.
Aynı şey karşı taraf için de söz konusu.
Hristofyas, Rum halkına bu kez 'evet' dedirtecek bir anlaşma yapabilecek mi?
Bu elinde mi?
***
İstemez misiniz bugün, iki tarafın da yüksek oy oranıyla 'evet' diyebileceği, gerçekten adil ve kalıcı olacak bir anlaşmanın ilk adımının atıldığı tarihe geçecek bir gün olsun...
İstemez misiniz, kapsamlı müzakereler hedeflendiği gibi 1 Eylül'de başlasın ve hiç aksatılmadan sorunsuz bir şekilde hızla sürdürülsün...
İstemez misiniz, takvimler 31 Aralık 2008'i göstermeden bir anlaşmaya imza atılsın...
Ve yer yerinden oynasın!...
Olamaz mı bunlar?..
Çok mu olanaksız?...
Bir mucizeden de mi söz edilemez?
***
Umutlu, iyimser olabilmemiz için iki liderin şimdiye kadar söylediklerinden ve bundan sonra söyleyeceklerinden çok çıkaracakları işe bakmak lazım...
Bazı güven yaratıcı önlemler ve pek önemi bulunmayan başlıkların ötesinde, dikenli konulardan en azından birinde anlaşmaya vardıklarını görmek lazım.
Ondan sonrası zor olmaktan çıkabilir diye düşünüyoruz.
|