|
Bir de kalkıp ekonomik krizden, bütçe açıklarından, maaşları ödemekte zorlandıklarından söz ediyorlar ve vergilerle, korkunç zamlarla halkın cebine uzanıyorlar.
Yirmi iki aydır meclise girmeyen üstelik istifa edip keyif süren Demokrat Parti'li altı milletvekiline maaş ve partiye devlet katkısı olarak ödedikleri paraya bakın:
İki trilyon 144 milyar...
Fazlası var, eksiği yok.
Ve her ay oturdukları yerde maaşlarını çatır çatır almaya devam ediyorlar.
Her birinin maaş bordrosu brüt olarak ortalama sekiz milyar!
Asgari ücretin neredeyse sekiz katı!
Peki bu yağma nereye kadar sürecek?
Yöneticilerimizin paşa gönülleri bilir!
Serdar Denktaş ve arkadaşlarının keyfi yerinde...
Bir sıkıntıları yok...
Devlet veriyor, onlar da alıyor!
Ne yapsınlar?...
"Bizi azledin" diye yalvarsınlar mı yani?
***
Vah benim asgari ücretlim vah!
Ay sonu eline geçecek bin YTL'nin hesabını yapıyorsun, değil mi?
Üç dört yüz lirasını elektriğe ödedikten sonra geriye kalanı borçlarına nasıl taksim edeceksin, ne yiyeceksin; hesap bir türlü tutmuyor, elinde kuruş kalmıyor, değil mi?
Ama çok üzme kendini kardeşim...
Bak! Asgari Ücret Komisyonu toplantıya çağrılmış...
Cuma günü toplanacaklar...
Bakan Sonay Adem, umudunun, komisyonun yeni asgari ücreti belirlemesi olduğunu söyledi...
Sen de umut et!...
Dua et!
Ramazan geliyor.
Belki bu mübarek ayın yüzü suyu hürmetine, bir yüz liracık artışla bu kez belirlerler yeni asgari ücreti.
***
Muhalefetin hükümete yönelik, "hesapsızlık, tutarsızlık, iş bilmezlik, aşırı istihdam yapılması ve CTP yandaşlarına trilyonlarca kredi sağlanması" gibi kalıplaşmış suçlamaları, doğru ya da yanlış olsun, acımasız zamlardan büyük tepki ve öfke içinde bulunan halktan oldukça prim topluyor.
Hele işin içine bir de DP milletvekillerine yapılan maaş kıyakları girince vatandaşın beynine kan sıçrıyor.
Artık kimse çıkıp da bu halka, ekonomik sıkıntılardan, bütçe açıklarından, zamların gerekli olduğundan, tasarruftan falan söz etmeye kalkışmasın. Söylediklerine kimseyi inandıramazlar.
Bu kavurucu sıcaklara denk getirdikleri korkunç elektrik zamlarıyla vatandaşı biraz klima çalıştırarak serinlemekten bile mahrum bırakanların söyleyebilecekleri birşey olamaz zaten.
Klimaları sürekli çalıştırılan makam odalarında rahat, yumuşak deri koltuklarda oturanlar, dar ve sabit gelirlilerin çektiği sıkıntıyı anlayabilir mi?
***
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Haber Müdür Yardımcımız Dilek Çetereisi'nin KIBRIS'ta dün çıkan haberi üzerine bir açıklama yaparak, "Anayasa'ya uygun olarak yazılmış istifalarımız ellerindedir. Meclis İç Tüzüğü'ne bağlı olarak bizleri milletvekilliğinden azletme yetkileri yine ellerindedir, azletsinler. Bu konuda karar almayanları, siyasi rüşvet alarak paraşütle memleket idaresine getirilenleri aklamaya çalışan ve tüm bunlara karşı olanları da 'paragöz' gibi göstermeye çalışan mantık elbet yenilmeye mahkum olacaktır" dedi.
DP Gazimağusa Milletvekili Ertuğrul Hasipoğlu da, kendilerini atarlarsa devletin bu işten daha zararlı çıkacağını belirterek."Son 3.5-4 yıllık dönem için devlet bize kıdem tazminatlarını ödeyecek. Üstelik emekli maaşlarımız, şimdiki milletvekili maaşlarından daha yüksek olacak. Sonuçta bizi atarlarsa devlet bu işten daha zararlı çıkacak" diyor.
Hükümetten ise tıs çıkmadı.
Kusura bakmasınlar ama Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü'nü oyuncak ettiler!
Biri malı götürürken öteki seyrediyor!
Ortaya çıkan tablo başka türlü tanımlanamaz.
Bu durumda DP'li milletvekilleri azledilmeyecek ve o tamtakır olduğu söylenen hazineden her ay maaşlarının ödenmesi kesintisiz sürdürülecek.
Nasıl olsa o hazineyi boşaldıkça zamlarla halk dolduruyor.
Ne diyelim?
Afiyetle yiyin efendiler, yiyin!
|