|
3 eylül nihayet geldi çattı.
Cumhurbaşkanı Talat'la Rum yönetimi başkanı Hristofyas bugün yeniden bir araya geliyor.
Bu, 5'inci buluşmaları olacak...
Ve daha öncekiler gibi fazla zorlanmayacaklar.
11 eylülde başlaması öngörülen kapsamlı müzakerelerin prosedürünü belirleyecekler sadece....
Haliyle barış ve çözüm mesajları da verecekler...
İki tarafın da karşılıklı anlayış ve iyi niyet göstermesi gerektiğinden falan söz edecekler.
***
Hemen söyleyelim...
Müzakere süreci kolay olmayacak.
Herkes bunun bilincinde zaten...
Liderler de.
Sürecin zor olacağını defalarca dile getirdiler.
Zorluğun nedeni de açık seçik ortada...
İki tarafın da olmazsa olmazları, bir başka deyişle kırmızı çizgileri var.
Liderler, kesinleşmiş ve net olduğunu zaman zaman yineleme gereği duyduğu bu çizgileri aşabilecek mi?
İşte bütün mesele bu...
Bütün zorluk bu noktada.
***
Cumhurbaşkanı Talat'la Rum yönetimi başkanı Hristofyas'ın son günlerdeki açıklamalarının, kritik konularda uzlaşmaları bir yana görüşlerini yakınlaştırmada bile zorlanacaklarının bir göstergesi olarak kabul edilmesi, karamsarlık olmasa gerek.
Örneğin garantiler konusunda, iki liderin söylemlerine bakıp bunun aksi düşünülebilir mi?
Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye'nin garantörlüğünün Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez ve hayati olduğunu vurgularken, Rum başkanlık komiseri Yakovu, "Türkiye'nin ortaya koyduğu çeşitli şartlardan birinin garantör ülke olmaya devam etmesi olduğuna" dikkat çekerek, "bunun kabul edilemez olduğunu" söylüyor.
Rum yönetimi başkanı Hristofyas da, daha önceki gün, müzakerelerde soğukkanlı ve sağduyulu olacaklarını belirterek "Sadece bizim tarafımızdan, tek taraflı değil, her iki taraftan da iyi niyet gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunu da Sayın Talat'a kanıtlayacağım ve gelecekte hem işgal güçlerinin hem de Türkiye'nin, müzakerelere ellerimiz havada gitmediğimizi anlamalarını umut ediyorum" diye konuştu.
Rum liderden görüşmelerin arifesinde dün garantörlük konusunda bir açıklama daha geldi...
"NTV Brüksel"e konuşan Hristofyas, "bu yıl sona ermeden soruna çözüm bulunabileceğini düşündüğünü ancak bunun için iki taraftan da bazı adımlar gelmesi gerektiğini" belirterek, "Türkiye ve Yunanistan garantörlük hakkından feragat etmeli" dedi.
***
11 eylüle çok kalmadı.
Geçenlerde yazmıştım...
Müzakere sürecinde neler olacağını, liderlerin tavırlarını hep birlikte izleyeceğiz...
Zoru başarıp başaramayacaklarını görmek için uzun zaman gerekmeyecek.
Bugün yeniden umuda yelken açıyoruz.
Bundan önceki, 2004'teki yolculuğumuzda hüsrana uğramıştık.
Umalım ve dileyelim ki bu kez, önümüzde yeni ufuklar açılacak bir limana varırız.
Yeni müzakere süreci çözüm için son şans olarak görülüyor.
Bu şans da yitirilirse ne olur?
Bekleyip göreceğiz.
|