|
Tüm dünya G-8 zirvesini konuşuyor. Ama, G-8 zirvesinin Japonya'da yapıldığı günlerde, Malezya'da Gelişen Sekiz Ülke (D-8) zirvesi yapıldı. Dünya basını ön plana çıkarmış olmasa da, D-8 zirvesine göz atmakta yarar var.
D-8, Türkiye, İran, Malezya, Mısır, Pakistan, Endonezya, Bangladeş ve Nijerya'dan oluşuyor. Sekiz ülkenin toplam nüfusu bir milyara yakın. Bu ülkelerin ortak paydası Müslüman olmaları. G-8 grubunun temel kriteri zengin olmak. D-8 grubunun temel kriteri ise din. Bilindiği gibi D-8'in fikir babalığını Necmettin Erbakan yapmıştı. Erbakan, 1996 yılında bu fikri ortaya atmış, D-8, 15 Haziran 1997'de, Refahyol hükümeti döneminde İstanbul'da yapılan bir konferansta kurulmuştu. Erbakan, Batı'nın entegrasyonuna karşı, Müslüman ülkelerin alternatif entegrasyonundan yanaydı. AB'ye karşı Müslüman ülkelerin "ortak pazar" kurmalarını savunuyordu. D-8 girişimi işte bu anlayışın ürünüydü. Yani, G-8'e, AB'ye alternatif olarak düşünülmüştü. Böyle bir alternatifin oluşmadığı ortada. Gruba katılan ülkelerin çoğu, Batı ülkeleri ile de sıkı ilişki içinde olmak istiyor. Türkiye, bu ülkelerden biri.
Yakın geçmişte Türkiye'nin öncülüğünde iki uluslararası grup oluştu. Rahmetli Turgut Özal, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü'nin fikir babasıydı. Bu örgüte büyük umutlar bağlamıştı. Erbakan da, D-8 grubuna büyük umutlar bağlamıştı. Sonuçta her iki örgüt de fikir babalarının düşündüğü noktadan çok uzakta. Etkili örgütler olamadılar. Varlıklarını sürdürüyorlar, belirli faydaları oluyor. Ancak, önemli rol oynamıyorlar.
Altıncı D-8 zirvesi, 8 Temmuz'da Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da yapıldı. Zirveye bazı ülkeler devlet veya hükümet başkanları düzeyinde katılırken, bazı ülkeler dışişleri bakanı düzeyinde katıldı. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuala Lumpur'a gitmedi. Önemli dış politika konularını bizzat yöneten Başbakan Erdoğan, D-8 zirvesine Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ı gönderdi. Bu durum, AKP hükümetinin D-8'e fazla önem vermediği şeklinde yorumlanabilir. Tabii, devamlı Başbakan'ın gölgesinde kalan Ali Babacan için zirve iyi bir fırsattı.
Bu zirvenin Türkiye açısından en önemli sonucu, D-8 sekretaryasının daimi olarak İstanbul'da olacağı kararıydı. Örgüt Türkiye'nin girişimi ile kurulduğu için bu doğal. AKP hükümetinin D-8'e bakışı, elbette Necmettin Erbakan'ın bakışından farklıdır. AKP, Müslüman ülkeler ortak pazarı yaratmak yerine AB'ye üye olmak istiyor. AB'ye alternatif bir örgüt arayışı içinde değil. Dolayısıyla, D-8 Türkiye'nin dış politikasında büyük önceliğe sahip değil. Zaten, sadece din temelinde oluşan bir grubun başarı şansı fazla olamaz. D-8 üyesi ülkelerin dünya ile ticareti bir trilyon dolar. Kendi aralarındaki ticaret hacmi ise, 60.5 milyar dolar. Sadece bu rakam, D-8'in pek başarılı olmadığını ortaya koymaya yeter. Ticaret hacminin geliştirilmesi konusunda yapılacak çok iş var. Türkiye, D-8 ülkeleri ile ticaretinde her zaman AB ile imzaladığı Gümrük Birliği Anlaşması'nı göz önünde bulundurmak zorunda.
D-8 zirvesi sonuç bildirgesinde sekiz ülke arasında bir çok alanda işbirliğinin geliştirilmesinin önemi vurgulandı. Sonuç bildirgesinde, G-8 zirvesinin ele aldığı petrol ve gıda fiyatlarındaki artış gibi küresel sorunlara da yer verildi. D-8 zirvesi, gıda ve petrol üretiminin artırılması, biyoyakıt politikalarının gözden geçirilmesi çağrısı yaptı. D-8 ülkeleri, tarım alanlarının gıda yerine biyoyakıt üretiminde kullanılan bitkileri yetiştirmeye ayrılmasını eleştirdi ve bu politikanın gözden geçirilmesini istedi.
Zirveye katılan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat, İslam ülkelerinin ortak para birimi olarak "İslam dinarı" önerisinde bulundu. Yani bir nevi İslami Euro. Bu önerinin taraftar bulacağını sanmıyorum. Ahmedinejat, büyük olasılıkla bu öneriyi propaganda amacıyla yaptı. Öneri, Necmettin Erbakan'ın alternatif "İslami ortak pazar" fikrine yakın. Ortak para birimi, AB türü bir entegrasyonu gerektirir. AB'ye üye olmak isteyen Türkiye'nin böylesi önerilere sıcak bakması beklenmiyor.
D-8 önemli rol oynayan bir örgüt olmasa da varlığını ve faaliyetlerini sürdürecek. Bir sonraki D-8 zirvesi iki yıl sonra Nijerya'da yapılacak. Türkiye'nin çok boyutlu dış politikası çerçevesinde İslam ülkeleri ile ilişkiler açısından D-8'in belirli yararları olabilir. Uluslararası işbirliği ülkeler için her zaman yararlıdır. Yeter ki, D-8 abartılmasın.
|