Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk"
Trafikte 894 sürücü rapor edildi

YORUMLANANLAR
Avcılar eyleme gidiyor [2]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [4]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [1]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [2]
Hükümet yazı görmez [5]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [2]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]
Geri döndü [9]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [5]
ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR [2]
Çağın vebası AIDS [1]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [2]



Belçika'nın geleceği

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir Fransız ve bir Belçika gazetesinin ortaklaşa yaptırdığı ankete göre Fransızca konuşan Belçikalıların yarısı, ülkenin bölünmesi durumunda Fransa ile birleşmek istiyor. Belçika'da siyasi kriz derinleşirken, Fransızca konuşan Valonlar arasında Fransa ile birleşme eğilimi güçleniyor. Altı ay önce Fransa ile birleşmek isteyen Valonların oranı yüzde 29'du. Şimdi bu rakam yüzde 49 oldu. Valonlarla birleşmek isteyen Fransızların oranı yüzde 60. Belçika sınırına yakın bölgelerde bu oran çok daha yüksek.

   1965 yılında, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, "Flamanlar hayatlarını imkansız hale getirdiği için Valonlar kucağımıza atlamadan Belçika'ya dokunmamalıyız" demiş. Galiba, Valonlar Fransa'nın kucağına atlama yönünde ilerliyor. Yukarıda aktarılan anket sonuçları bunu gösteriyor. Flamanların durumu ne? Kamuoyu yoklamaları Flamanların yüzde altmışa yakınının Valonlardan ayrılıp bağımsız olmak istediklerini gösteriyor. Ülkenin kuzeyindeki Flamanların bir bölümü ise, bağımsızlık yerine Hollanda ile birleşmek istiyor.

   Belçika iki büyük bölgeden oluşur. Güneyde Fransızca konuşan Valonlar, kuzeyde ise Hollandaca konuşan Flamanlar var. Valonlar nüfusun yüzde 32'sini, Flamanlar yüzde 58'ini oluşturuyor. Valonya'nın doğusunda Almanca konuşan küçük bir azınlık da var. Başkent Brüksel "iki lisanlı bölge" ancak yüzde 90'ı Fransızca konuşuyor. Ülkede "Belçikalı" kavramı fazla bir anlam ifade etmiyor. Anlam ifade eden Flaman veya Valon olmak. Belçika önceleri üniter bir devletti. Valonlar ve Flamanlar arasındaki görüş ayrılıklarının artması ile federal sisteme geçildi. İki bölgeli, iki toplumlu, federasyon oldu. Süreç içinde federal sistemin merkezi yanı zayıflatılarak, bölgeler güçlendirildi. Tüm bu anayasal düzenlemeler, Valonlarla Flamanlar arasındaki sorunların giderilmesi için yeterli olmadı. Flamanlar ve Valonlar, futbol liglerini bile ayırıyorlar. Kısa süre önce istifa eden ancak istifası Kral Albert tarafından kabul edilmeyen Belçika Başbakanı Yves Leterme, federal sistemin limitlerine ulaştığını belirtti. Belçika'da 13 aydan beri siyasal istikrarsızlık ve kriz yaşanıyor. Krizin sonucunun ne olacağı merakla bekleniyor.

   Belçika, Avrupa Birliği (AB) kurucu üyelerinden biri. AB'nin merkezi kurumları Belçika'nın başkenti Brüksel'de. NATO merkezi de Brüksel'de. Ulus devlet ötesi bir model oluşturma yönünde ilerlediği ve etnik anlaşmazlıklara çözüm sunduğu iddia edilen AB'nin merkezinde yaşanan bu gelişmeler gerçekten çok ilginç. AB kurucu üyesi bir ülke bölünmeye çok yakın. Bölünme durumunda en azından Fransızca konuşan Valonların bağımsızlık yerine Fransa ile birleşmeyi tercih etmeleri büyük olasılık. Valonlar Fransa ile birleşirse, Fransa, şimdiki Belçika'nın yarısını topraklarına katarak büyüyecek. Flamanlar Hollanda ile birleşir mi? Bilemeyiz. Ancak, kurulacak bağımsız bir Flaman devletinin Hollanda ile çok sıkı ilişkiler içinde olacağı kesin. Bunlar, geride kaldığı ileri sürülen klasik ulusal süreçler.

   Belçika'da yaşanmakta olanları AB paradigması çerçevesinde anlamak mümkün değil. AB tutkalı Flamanlarla Valonları niçin birarada tutamıyor? AB'nin sık sık bize pazarlanan "fırsatları, olanakları" niçin Belçika'da etkili olmuyor? Ayrılma isteğinin panzehirinin AB üyeliği, ekonomik zenginlik ve gelişmiş demokrasi olduğu söylenir. Bunların tümü Belçika'da var. Ancak fayda etmiyor. Çünkü bu süreçler ulus devlet arayışı ile bağlantılı. Belçika'daki gelişmeleri anlamak için milliyetçilik teorisi ve pratiğini anlamamız, Ernest Gellner'in "Milletler ve Milliyetçilik" kitabını okumamız gerekir.

   Ulus devletin doğum yeri olan Avrupa'da, bir yanda AB projesi ile ulus devletin ötesine geçme çabaları varken, diğer yanda da tamamlanmamış bazı ulusal süreçler devam ediyor. Çekoslovakya'nın bölünmesi, Belçika'daki durum, Bask bölgesi, Korsika ve diğer bazı bölgelerin bağımsızlık talepleri tamamlanmamış bu süreçlerin parçası. Gelişmeler tek boyutlu, tek yönlü değil, çok boyutlu, çok yönlü ve karmaşık. Sosyal süreçler her zaman karmaşıktır. Farklı eğilimler aynı zamanda çalışabilir. Aynı zamanda hem entegrasyon, hem de ayrılma süreçleri yaşanabilir. Bunları görmemek, herşeyi tek renge indirgemek, kaba, propagandif yaklaşımların temelini oluşturur.

   Belçika'nın konfederal bir modele veya Çekoslovakya modeline, yani ikiye bölünmeye doğru ilerlediği değerlendirmeleri yapılıyor. Belçika deneyimini yakından incelemek gerektiğine kuşku yok. Geçmişte Çekoslovakya ve Belçika'daki federal sistemler Kıbrıs'a örnek olarak takdim edilirdi. Bu sistemleri incelemek için Çekoslovakya ve Belçika'ya ziyaretler düzenlenirdi. Çekoslovakya bölündü. Belçika buna çok yakın.

   960 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Kasım 2008, Pazar   Terör, Tac Mahal, Hindistan
27 Kasım 2008, Perşembe   TÜRKPA
23 Kasım 2008, Pazar   Global Eğilimler 2025
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika
30 Ekim 2008, Perşembe   ABD seçimleri ve ekonomik kriz



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK

Hasan Hastürer

Partiler gücü oranında zarar da verir...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Dubai'den mesaj var: Oradaki Türklere ...

Ahmet Tolgay

Devlet ve belediye malı, deniz mi?...

Bilbay Eminoğlu

Bu adaletsizlik, daha ne kadar sürecek?...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Gidişat nereye?

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

AYTUĞ ÖLDÜ!

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital